11 Ağustos 2012 Cumartesi

Anlatsam mı Anlatmasam mı? 6

-tüm vücudumda.ne gülebiliyorum.ne yürüyebiliyorum.ne duyabiliyorum.ne
konuşabiliyorum. tüm fonksiyonlarımı kaybediyorum vücudum daki dedim
-çeneyle ayaklar hiç fonksiyonunu kaybetmişe benzemiyordu ama basbaya eksi yüzü verip
gidiyorsun beyefendi dedi
-senin de heyecan fonksiyonun kaybolmuş hanfendi. dedim
-heyecanlandırsaydın sende o zaman dedi
-bak yine ben suçlu oldum dedim
-seviyorsan olacaksın dedi
-bak kaşınma ama dedim
-nasıl kaşıyacaksın dedi. gülerek
-kendime has taktiklerim var dedim
-ben biliyorum o taktiklerini yemem artık dedi
yine gayri ciddileşti muhabbet
** -hadi bakalım dedim. ellerimi kaldırdım tekrar
-intikam dedi
az önce o kaldırınca ben öpmediğim için
-ödeştik mi dedim elimi indirdim.
-evet dedi
tekrar kaldırdım elimi
hani siklemez gibi kafayı yana çevirirler ya aynısını yaptı
-hani ödeşmiştik dedim
-geriden gelip öne geçemez miyim dedi
yani 1 sıfırdan iki bir öne geçti hanfendi aklı sıra
işin sırrını çözmek ve gerçekten öpmek istemiyor mu diye anlamak için yine bir sigara
çıkardım
yavaşca ağzıma koydum
çok ağır hareketlerle çakmağı çaktım
üfler mi diye bekledim
üflemedi amk
yaktım sigarayı içerken hiç konuşmadık
-yatalım mı dedi
-beraber yatmam dedim
-ya ben beraber mi yatalım dedim dedi
-iyi beraber yatmayalım o zaman dedim
-yatmayalım da demedim kelebek dedi
güldüm.
-çok gıcıksın. utandırıyorsun beni dedi
sarıldı gözlerime bakmamak için
-ter kokuyorum sarılma dedim
-bahane bulup durma ikidebir sarılacam işte dedi
-hayır sarılma dedim
-inat ediyorum dedi
-yeterli puanın yok sarılabilmek için dedim
** -söyle ne yapmam lazım sarılabilmek için dedi
biraz düşündüm
-nazıma katlanacaksın bir süre dedim
-tamam kabul ama şimdi biraz mola istiyorum az doyayım sarılmaya sonra nazına devam
edersin dedi
-bu gece komple mola mı versek acaba dedim. yine pis pis gülerek
-amacını biliyorum kelebek efendi dedi. yine tokat yedim amk
ayağa kalktım
ellerinden tutup ayağa kaldırdım
-gel benimle dedim
sokak lambasının biraz loşlaştığı bir yere kadar yürüdük
durdum onu kendime çevirdim
kırmızı kart görmüş oyuncu ile hakem arasındaki anlamsız bakışma gibi bir süre birbirimize
baktık
ellerimi uzattım ikisini birden
iki elini de ellerimin üzerine koydu
bi kaç santim havaya kaldırdım derin derin gözlerine bakarak
-biraz daha kaldırmak için kaslarımı yorma dedim
elleriyle altta kalan elimi kavradı ve biraz daha havaya kaldırdı
kaldırdıkça yaklaştık birbirimize
ikimizde öpüşmeye teslimdik çünkü 180 derecedeydi ellerimizle vücudumuz
ilk hamleyi o yaptı
öpmek için dudaklarını büzdü ve bana yaklaştı
-çok aceleci davranıyoruz.ben hazır değilim henüz ama dedim. liseli kızlar gibi naz yaparak
elin yukardan inip karnıma yumruk olarak gelişini göremedim bile
-biraz daha aşşağı vursan bebeğimizin olma ihtimalini ortadan kaldıracaktın dedim
-seni büyütemedim ki daha dedi
ellerimi kaldırdım
—kaç gol gerideydim ben dedim
işaret parmağını kendi dudaklarına götürüp sus işareti yaptı
benim dudaklarıma yaklaştı
aradaki parmağı çekince aşk annem ebru dudaklarımda günlerdir biriken acı kalıntılarını sildi
yerine en sevdiğim tadı dudaklarıma sürdü
ibnelikten geri kalmayan ben
biraz geri çekilip
-sarımsak mı yedin sen dedim
ama kendinden emin olan sarımsaksız ebru bu defa ensemden kavrayarak iyice kendine çekti
yine o tat
on ile 15 dakika arasında süren öpüşme sonrası
sarıldık
-sana sarılıp yatabilir miyim bu gece dedi
hiç konuşmadan başı omzumda yavaşça eve yürüdük el ele
sonra ikimiz için de ayrı ayrı hazırlanmış yataktan
ebrununkini seçtim olası bir baskın ve yakalanma durumunda sapık olan ben olayım diye
yatakta yerimizi aldıktan sonra bana sarıldı ve göğsüme göhsüme hangisi doğruysa onu
okuyun amk başını koydu
-sadece sarılacak mıyız dedim
-yetmez mi dedi
-yeter dedim
-gerçekten mi dedi
-one night stand a karşıyım ben dedim
-pis pis konuşma git yatağına dedi
uyuyor numarsı yaptım sessizce
sonra yine başını koydu
ellerimi sık sık sıkıp
yüzümü okşadı
**arasıra yanağımdan ve boynumdan öptü
bazen ellerimi dudaklarına götürüp öptü
nefes alışverişi uyku ritmini yakalayınca
bir süre daha yanında kalıp sessizce yanından kalktım alnını öperek
üstünü dikkatlice örtüp yatağıma geçtim
sabah uykusuzluk halinden anlamayan uykunun iyice tadına varmış kuzenlerin kalk artık
demesi ile uyandırılıp
kahvaltıyı yaptık
kızlar ebruyu esir aldılar bir süre konuştular annem komşuya gitti
bende fırsattan faydalanıp uyudum tekrar
uyandığımda neler olmuş neler amk
(burda bırakırdım da edeceğiniz ağır küfürlerden tırstığım için devam ediyorum)
evin önünde bir araba
araba çok tanıdık
ebrunun babasının
aşşağıda konuşma halinde olanlar
ebru annesi ve babası
karşılaşmayı tribünden izleyenler annem ve kuzenler
beleş tribünde ise ben
konuşma tarzlarına uzaktan bakınca nasılsınız hoşgeldiniz gibi değil
basbaya tartışıyorlar gibi
olay mahaline gitmekle gitmemek arasında kaldım
baktım ipler kopacak kabağın benim başıma patlama riskini de alarak gittim yanlarına
-hoş geldiniz dedim elimi uzatarak annesine
konuşmalarının tam ortasına dalarak
-hoşbulduk dediler
pascal nouma misali oyuna girer girmez kırmızıyı gördüm beyler
-bize biraz müsade eder misin dedi ebru
kenara çekildim annemlerin yanına çıktım
-size ne lere kadar uzandı muhabbet kendi aralarında ki
sessizce birbirlerine bağırıyor gibiydiler
biz onları öylece izlerken
hepsi arabaya bindi
araba hareket etti
**arkalarından baktık kaldık
hani giderken görüşürüz eyvallah demedikleri için az ilerde bir yerde park ederler
sonra dönüp gelirler diye bekledim ama
araba gitti de gitti amk
ebru arkasına dönüp el bile sallamadı
ben geri gelecekler umudu ile oturdum onları bekledim
-gelirler mi dedi annem
-mutlaka gelirler dedim
annem gelirler lafını duyunca horozun birini yakalattı kestiler tüylerini yolmaya bile
başladılar
kuzenlere sordum nasıl geldiler
ben uyurken ne oldu diye
*arabayla gelmişler evin önüne park etmişler
ebrunun babası ve annesi arabadan inmiş
bizimkilere selam vermiş
annem yanlarına gitmiş biraz konuşmuşlar nasılsınız hoşgeldiniz diye
sonra ebru da yanlarına gitmiş
annemin yanında selam dahil hiç birşey konuşmamışlar
annem buyurun demiş eve davet etmiş
-siz buyrun biz geliyoruz demiş. ebrunun annesi
annem de geliyorlar diye çıkmış çardağa biraz da önden evi toparlayayım diye
bi bakmış ki gelen giden yok
10 dakika civarında konuşmuşlar
sonrasını biliyorsunuz zaten
benim duyduğum ebrunun size ne demesi idi.
bunu da resmen bağırarak söylediği için duydum
ama konuşmada tansiyon hayli yüksekti
akşama kadar oturdum
**ne dönen oldu ne de geri gelen
akşam gelen köy dolmuşu
önce umudum oldu
sonra hayal kırıklığım
sofraya horoz kondu
millet afiyetle yedi
ben hani bir gelen olur diye umutla bekledim ama
kimse gelmedi
ertesi sabah alanyaya dönmedim hani gelir diye
akşam ki köy dolmuşuna kadar bekledim gelen olmadı
dolmuşcuya sabah beni almadan gitmemesini tembihledim
annem sabah erkenden beni kaldırdı
maddiyat kötü
ceplerimi bile borçluyum amk
annem bişey sıkıştırdı cebime al lazım olur diye
bindim dolmuşa
telefonun çekmeye başladığı yerlerde
mesajlar dökülmeye başladı ebrudan
ama dünden sonra gönderilmiş mesaj sayısı sıfır amk
biladeri buldum
üç beş muhabbet
o da cebindeki paranın bir kısmını bana verdi
mesajlar geldiği için ebru alanyaya geldiğimi anlamıştır iletim raporlarından
bu yüzden bana mesaj atar veya arar diye bekledim
öğlene a kadar belki uyuyordur diye bekledim ama yine yok
evleri civarına gittim
ebrunun babasının arabası yok
evde kim olup olmadığı da belli değil
sonra yazdım mesajı
-ebru.tek kelime yazdım gönderdim
iletim raporu geldi telefonuma ama ses soluk çıkmadı geriye
30 dakika kadar bekledikten sonra aradım
ama aradığımız aboneye o anda ulaşılamadı
her on dakika da bir aradım
yüzlerce dakika denedim ama hi ulaşılamadı
akşam üstü evlerinin önüne gittim ışıklar yanıyor
biraz sevindim en azından alanyada ebru diye
ama niye benim mesajı aldıktan sonra telefonu kapalıydı ki
neden bana güle güle demeden gittiler
neden ebru alanyaya döndükten sonra bana mesaj atmadı
neden aramadı
kafamda bir milyon soru olduğu için tam olarak ne yapacağıma da karar veremiyordum
bana göre en yüksek ihtimal
ebru habersiz yaylaya gelmiş
ailesi merak etmiş
haber vermeden gittiği için kızmışlar ve alıp götürmüşler
böyleyse neden aramalarıma cevap vermedi ve telefonu kapalı
hadi desek şarjı bitti
telefonumu ezbere biliyor bi yerden arar. haber verir
bekle allah bekle
gece saat 1 e kadar yine kapısında bekledim
açlığa dayanamayıp
püskevit aldım bir de meyve suyu
bir tane ağzıma attım tam meyve suyunu çekecem
bir taksi durdu
içinden ebru indi
** taksinin kapısı ile apartmanın kapısı arası mesafe ile benim ile taksi arasındaki mesafe
aynıydı
ayağa kalktım
-ebru dedim. dönüp bakmadı
sesimi yükselterek tekrar
-ebru dedim. aynı anda yürümeye başladım ona doğru
yine durmadı
dış kapıyı açarken 5 metre civarındaki bir mesafeden
-ebru dedim yine duymadı
duymaması imkansızdı
içeri girdi. arkasından kapıya vurarak ses çıkarmaya çalıştım
asansöre binmeden direk merdivenlerden çıktı gitti
elimdeki püskevit ve meyve suyu olduğu gibi kaldı.ne bir yudum daha çekebildim
ne de bir tane daha atabildim ağzıma
ben yine onun odasını görebileceğim bir yere gittim
kendi kendime sorduğum sorular şöyleydi
-olm kelebek bi bok mu yedin amk
-lan babası kıza benimle konuşmayı mı yasakladı yoksa
-amk yoksa bu içeri giren ebru değil miydi.(bunu sorarken ebrunun odasının ışığı yandığı
için)cevabı almış oldum
kendimi rahatlatmak için iyi ihtimallerden de bahsettim kendime
-olm morali bozuktur duymamıştır beni. aklında başka bişey vardır.
şarjı bitmiştir şimdi odasında şarja sokar mesajımı görüp beni arar diye düşündüm ama
bi bok olmadı sadece osuruk oldu umutlarım
odanın ışığı yandıktan 5 dk sonra söndü
gözlerimi perdeye öyle bir yoğunlaştırdım ki acaba bir hareket olurda bana bakar mı diye
ama rüzgar bile kıpırdatmadı amk ben şaşı olmanın eşiğinden dönmekle kaldım
kendimi olm biraz daha bekle
kız seni seviyor
sevmese yaylalara gelmez. mutlaka bir sorun vardır diye avuttum
** 3 dakika daha bekle 5 dakika daha derken saat 3 oldu
sabaha kadar beklerdim ama sabah dolmuşa binmek için erken kalkmış olmamdan dolayı
eve gittim uyudum
kalktığımda saat 11 i buluyordu
direk(t)(türk dil kurumundan uyardılar böyle yazılıyormuş amk)olarak evlerine gittim
biraz bekledim ekşın çıkmadı
denize gittim ebru orlarda mı diye yok babam denizde
amk bir erkeğin hayatla gerçek anlamda yüzleşmesi için bitirilmesi gereken askerlik bitmiş
ben yüzleşmem gereken hayatı anlamaya çalışıyorum hala
ne oluyor amk. biri bana bir açıklama yapsın amk yerinde
kim neden alıp götürüyor sevdiğimi benden
gözüm denizlerde pencerelerde
yollarda alanyada
telefonum tek numarayı tuşluyor
karar verdim ilk bulduğum yerde tutacam konuşacam
evin önüne gidiyorum giren yok çıkan yok
denize gidiyorum kimse yok sağa sola gidiyorum ebru yok amk

40



telefon kapalı
3 gün kafayı yedim yiyecem nerdeyse
hep de kendimi olm sen bir yere bakarken o başka yere geçmiştir şanssızlığından diye teselli
ediyorum
dedim sikerim böyle işi harap oldum amk
gittim evlerinin önüne bastım zile
ses yok
aynı gece 4 e kadar bekledim
eve giren yok
acaba mezuniyet için ankaraya mı gittiler diye düşündüm
ama artık dayanılmaz hale geldi aklımdaki sorular
ertesi gün kalkıp otele gittim
vay kelebek hoş geldin hoş gittin resepsiyondakilerle konuştuktan sonra
ebrunun babasını sordum
dün burdaydı. bugün gelmedi dediler
**ebru yu sordum. hiç görmedik dediler
denize yine gittim baktım sağa sola yok amk
öğlenden sonra yine otele gittim
ebrunun babası otele gelmiş
kapısını çaldım
-müsait misiniz dedim.
muhabbet aynen şöyle
-kelebek hoşgeldin. geçen gün için kusura bakma.
-önemli değil dedim
muhbabbet orda kaldı.
-ne yapıyorsun nerde çalışıyorsun şimdi dedi
bu sorudan. benim artık otelde çalışmamı istemediğini anladım.
-çalışmıyorum henüz dedim.
aslında nabız ölçmek için sordum. hani burda çalışırsın derse aramızda bir sorun olmadığını
anlamak için
-gez tabi biraz daha askerden yeni geldin sayılır dedi
ben siktir git dediğini bu lafıyla anladım.
-tamam bana müsade dedim
çok isteksiz bir şekilde
-nereye gidiyorsun dedi
-gezmeye. kolay gelsin size dedim. odasından çıkıp kimseye selam vermeden otelden ayrıldım
dedim en iyisinin amk seviyor olsa arar durumu açıklardı
yaylaya döneyim dedim
orda ne bok yiyecem
**hem ebruyla da daha konuşmadın en azından ondan bişeyler duyayım diye inatla bekledim.
ebruyu ne gördüm ne de nerde olduğunu duydum
kapısında sabahlamaktan(sabahlama derken geceleri sık sık evin önünden geçip odasının ışığı
yanıyor mu diye bakmak)
telefonda aynı numarayı çevirip sayısız kez aradığınız numaraya şu anda… duymaktan
denize gidip gelmekten ebemi ihmal ettiğim için bolca sikildi ebem
amk öyle boş beleş işler değil bunlar
evin önünde beklemek karnını acıktırıyor para
denize gitmek canın su çekiyor otobüs para
eve gidiyon bişeyler alıyon para
hayat napolyon olmuş amk alanyasında para para amk yine para
askerde aldığım cezanın kağıtları geldi
temyize vermek için yeterli sürem vardı
gidip yatıp kurtulmak ile temyize verip kışın yatmak arasında çok kaldım
bunu bekletirken
otelden bir arkadaş arayıp
ebrunun geldiğini
akşam da mekanın birisine eğlenmeye gideceğini söyledi arkadaşları ile telefonda görüşürken
duymuş
şimdi duralım
telefonla görüşüyorsa telefonu açık olması lazım
aradım yine ulaşılamıyor
cevap veriyorum yeni telefon nosu almış
mekanın birisinde eğlenmeye gidecekmiş
demek ki keyifler yerinde amk
bi de ben gideyim şu mekana diye hazırlandım
gittim peder beyden tekrar para alıp
yerimi aldım mekanda erkenden
bir yandan da içmeye başladım
en önlerde bir yerde ayrılmış masa var 8 10 kişilik
22.00 civarı içeri girdiler
** kızlı erkekli grup
ebru beni farketmedi önce
keyfi hayet yerinde
konuşuyor gülüyor istek gönderiyor
içiyor amk
o güldükçe ben sinirlendim.
hani diyorum yanındaki erkeklerden birinin eline tutsun
dans etsin de tekme tokat dalayım
vurabildiğim kadar vurayım sonra beni mekandakiler komalık etsin öleyim gideyim amk
lavaboya kalktı yanında bir kız arkadaşı ile
bende lavabo yolunda olduğum için beni de gördü tek başıma otururken
bişey demeden yanımdan geçti
ses çıkarmadım
lavabodan geldi yerine oturdu
eskisi gibi gülemedi
konuşamadı
onu canlandırmaya çalışan arkadaşları da başarılı olamadı
yanında oturanlardan bi kaç tanesi benim onun erkek arkadaşı olduğumu bildiği için durumu
anladı
biraz böyle oturduktan sonra hesabın masaya gittiğini gördüm
bu benim hareketlenip masaya gitmeme sebep oldu
-bi saniye gelir misin dışarı dedim. kulağına eğilerek
masadaki lavuklar tip tip bakmaya başladı
ama ebru kalkınca önden yürüyüp mekan dışına çıktım ki mekandakiler de şüphelenmesin
ebru dışarı geldi
müziğin sesinin azaldığı birbirimizi rahatça duyabileceğimiz bir yerde durduk
-nasılsın dedim.
ses yok
-ebru bişey mi oldu. dedim
ses yok bana bile bakmıyor amk
bende ki sinir iyiden iyiye artıyor
-bişey demeyecek misin dedim
yine konuşmuyor amk.
-ebru dedim defalarca
bu sırada diğerleri de mekandan çıktı erkekler yine dövecek miş gibi bana bakıyor
sanki kızlar da onları zorla tutuyormuşa benziyor ki.
bence dövülecek birisi varsa o da ebru amk
erkeklerden bir tanesi yaklaşıp sorun mu var dedi
**lavukda artislik yapacak bir tip yoktu.
götünü başını sallayarak bir durum mu var bilader sen kimsin deseydi
sikmek ile dövmek arasında kalır belki ikisini birden yapardım ama lavuğun anarşiye
karşı olduğu her halinden belliydi
ben sesimi çıkarmadım hani ebru bişey yok der de gönderir elemanı diye ama tık yok
çocuk soruyu sordu bekliyor amk
elimi cebime attım bir sigara tırnakladım paketin içinden
sigarayı ağzıma koyup
-ateşi var mı dostum dedim
çocuk bana bakarak ateşi çıkardı
çakmağı aldım sigarayı yaktım bir nefes alıp üfledikten sonra
çakmağı geri uzatıp
-şimdi sorun kalmadı sağol yardımların için dedim.
ebruya baktı bir süre
-merak etme sorun yok erkek arkadaşım dedi ebru
erkek arkadaşım??
bunu duyduğuma pek sevindiğim söylenemez çünkü kafam daha da karıştı
-ebru dedim
yine bana bakmadan kafası başka gözü başka yerlerdeydi
-ebru dedim yine
insan bi efendim der.
siktir git der
konuşmak istemiyorum der
seni seviyorum der ama der bişeyler amk
—arkadaşına merak etme bişey yok diyorsun ama erkek arkadaşının merakdan öldüğünün
farkında değilsin dedim
ses çıkarmadı
baktım ki delirme aşamasındayım
ve uğruna delirdiğim kişi beni siklemiyor
ortam da kalabalık caddeden sürekli insanlar geçiyor
sövsem kendini kadın koruması sanan bi kaç tane dangalak çıkıp ben olayın aslını
öğrenmeden adresim değişecek
sakin olup
-ebru olay nedir. neden böyle yapıyorsun. dedim
-bişey yok dedi
-öp o zaman beni dedim ellerimi havaya kaldırdım.
-şimdi olmaz dedi
-burdaki bir kişi sebebi ile mi öpmüyorsun dedim.o lavuklardan herhangi birini kastederek
-hayır dedi
bileklerinden tutarak
-gel benimle dedim ebruya
hiç itiraz etmeden geldi
iyiden iyiye sesin azaldığı pek kalabalık olmayan
bir yere götürdüm
-öp şimdi beni dedim
öpmedi. başı aşşağıda ayağıyla yeri karıştırıyordu
sustu
-demek ki nerde olursak olalım öpülmeyecek birisi olmuşum senin için dedim
yine sustu
-gideyim mi ebru dedim
sesini çıkarmadı
-şu olayı anlat.ne dersen kabulümdür.git dersen gidecem söz dedim
-bişey yok dedi. mırıldanarak
**ben olayı babasına veya ailesine bağlamak ve tepkisini görmek için
-yarın babanın otelinde işe başlıyorum dedim
-babamın otelinde mi dedi. biraz şaşırarak
-evet dedim
-hayırlı olsun dedi
bundan da pek bir bok çıkmadı
-lütfen anlat ebru neden böyle oldu dedim
-bişey yok ki dedi
-tüm bunlardan sonra bişey yok diyorsan demek ki daha bişey görmedin sen dur bakalım neler
yapacam sana mı demek istiyorsun dedim
-ne alakası var dedi
-kaç gündür nasıl peşinde koştuğumu anlatacak değilim ebru yorma beni anlat ne olduğunu
uzatma dedim
-bişey olmadı kelebek dedi.
-öp ulan o zaman beni dedim
baktı sadece suratıma
-ellerimi tut o zaman dedim
bi kaç saniye geçti
o da yok amk
kafayı yedim yiyecem
-bir cevap için 10.a kadar sayacağım. eger cevap vermezsen başka şeyler sayarak da
gideceğim haberin olsun 10*dedim
ben aşşağı doğru saydıkça ne yapacağını bilemez hale geldi
7 dediğimde bana sarıldı
nefes alışlarından bir şey söylemeye yeltendiği fakat söyleyemediğin anlaşılıyordu
ben aşşağı dogru saydıkça daha sıkı sarılmaya başladı
yavaş yavaş 3 e kadar saydım
ellerini yavaşça gevşetti
artık bana sarılmıyor ama dibimde duruyordu
** -2 dediğimde yarım adım geri çekildi
-1 dediğimde yanağıma eğilip bir öpücük kondurdu
-ebru sıfır dedim bir adım daha geri çekildiğinde yanağından peş peşe süzülen bi kaç damla
yaş vardı
gel de işin içinden çık amk
madem ağlıyor bana sarıldı
yanağımdan öptü ki kesin bi boklar dönüyordu
resmen ebru ayrılık otobüsüne binerken beni uğurluyordu
-en azından sebebini anlat da öyle gideyim. yıllarca içimde dert olmasın.bir sevgili neden
kaybedilir bileyim. dedim
o beni dinleyip cevap hazırlamak yerine gözleri başka alemlerde göz yaşlarını silmekle
meşguldü
tuttum ellerinden
-ebrum ne olursun anlat dedim
yine sarıldı
-ölecek miyim amk bana kanserli gibi davranma anlat şunu dedim. sinirlice
-neden böyle olduğunu bilmiyorum dedi
-devam et dedim
-bilmiyorum dedi
-5 yılın hatrına anlat. giderim bilmek hakkıydı diye vicdan azabı çekersin.
vicdanını rahatlatmak istediğinde bile beni bulamayacağın birisi olurum.ne olursun anlat
dedim
-anlatacak bişey yok dedi
-peki dedim. elimi uzattım.
telefonumu çıkardım
içinden sim kartı aldım
ikiye büktüm. yere attım.
zaten ebrunun bana hediye ettiği telefonu eline bırakıp
-sen henüz kendi kendine sevdiğim insan
nerde,ne yapıyor,ne düşünüyor,iyi mi,keyfi yerinde mi,niçin gitti, neden gelmiyor, niye haber
vermiyor, beni hala seviyor mu,beni gerçekten sevdi mi gibi
milyonlarca soruyu hiç sormamışsın..ben iki tanesinin cevabını vereyim. seni çok seviyorum.
gerçekten çok sevdim.. diğer cevaplar umrunda olursa bulursun..
**dedim elveda ve kendine iyi bak bile demeden
yanından ayrıldım
hani koşar mı arkamdan dur kelebeğim der mi diye başlarda yavaş yavaş adımlarla gittim ama
sonra baktım ki sinirden koşmaya başlamışım
kalbim benim de bilmediğim sorulara cevap arıyor
ben cevap veremedikçe
yan etkileri nefesime
ordan göz yaşlarıma etki ediyor
herşeye değer dediğim ebru için
aklım boşunaymış desede kalbim bir teselli arıyor
siz iki gün bekleyemediniz yüzlerce küfür ettiniz arkamdan neden böyle yapmış anlat diye
ama ben 6 sene geçmesine rağmen neden öyle davrandığını hala bilmiyorum
ordan ayrılırken kalbimi burktum
sıcak olduğu için hissedemediğim kalp ağrım
eve gelip yalnızken
sarılıp kalbimi ısıtacak birisinin kalmadığını fark edince daha da ağrımaya başladı
bizim ev
ebrunun defalarca geldiği nerdeyse her köşesine oturduğu
mutfak ebruyla gelen misafirlere bişeyler hazırlamaya çalışırken gülüştüğümüz yer
kanepe ilk benim olduğu kanepe
merdiven ebrunun yürüdüğü
evin girişi ebrunun beni beklediği yer
yürürken planlar kurduğumuz bizim cadde ve alanyanın çoğu caddesi
her köşesinde yürüdüğümüz
kalesi denizi iskelesi alanya
yayla çiçekler kopardığım balıklar yakaladığım sarılıp boynunu öptüğüm
aşkın en temiz oksijenli noktası
nereye gidecektim lan ben
uyusam rüyalarıma girer diye korkuyorum
uyanık kalsam kalp ağrım sesli konuşuyor
bir yandan siktir et olm
her işte bir hayır vardır. demek ki ebru değilmiş kaderimde yazan diyorum
bir yandan kendimi tutamıyorum gidip döve döve anlattırayım ne olduğunu diye
**iki ucu boklu değnek değil benim durum
ben bok çukuruna düşmüşüm uzatılacak bir değnek arıyorum
koridorda oturdum yere
üstümde ne varsa çıkardım
yine de geçmedi içimdeki sıcaklık
halıyı elimle toplayıp
suratım dahil tüm vücudumu fayansa dayadım onun sserinliği de yetmedi
banyoya gittim
banyo kapısını sonuna kadar kilitledim
balkona çıkıp atlamaya karar verirsem bana bir kez daha düşünme şansı olsun diye
suyun en soğunu açtım altına girdim
zaten zor nefes alırken iyice kesildi soğuk suyla nefesim
nereye gidecektim ne bok yiyecektim amk
her adreste ayrılık yazacaktı
her gittiğim yerin nüfusu sadece 1 olacaktı benden ibaret
nereye gidersem gideyim başka nüfusa kayıtlı olacaktı ebru
ben banyoda oturup bunları düşünürken
dış kapının açıldığını duydum
lan ebru mu geldi yoksa diye heyecanlansam da onda anahtar yok ki amk kesin biladerdir diye
ismini seslendim
-abi sen misin dedi.
-evet dedim.
-ha iyi amk korkuttun beni dedi
ses kesildi içeri gitti
30 dakika geçip benim çıkmadığımı görünce yine geldi
-çıkmayacan mı dedi
-paran var mı dedim
-karı mı attın olm eve bu salonun hali ne gideyim mi dedi(benim kıyafetler yerde kaldığı için)
-ne karısı olm dedim
-ebru yenge öldürür zaten ne yapacaksın parayı preservatif lazımsa var bende dedi. makara
yapıyor piçin biladeri.
**he amk preservatif lazım ebru kalbimi sikiyor
-var mı dedim
-ne kadar lazım dedi
-büyük alacak kadar dedim
-var ama lazım para dedi
-tamam yarın ben sana veririm dedim. nerden vereceksem amk
-iki bira alayım işine bak kontur alacam yarın dedi
-sen bi büyük al gel dedim
-yarın vermezsen diye tehdit edip bakkala gitti
ben çıktım banyodan
lavaboda elimi yüzümü yıkadım
içip bayılacam plan bu
yoksa uyunmayacak amk
üstüme şort tişört geçirip biladeri beklerken
soguk su bardak hazırladım
geldi bi baktı
sadece kendime bardak almışım
-sen bu parayı vermezsin amk bana bende içebildiğim kadar içeyim bari dedi
-sen git yat olm dedim
-o zaman vermem dedi
baktım kardeşimin kalbini de kıracam
hem bana saçma sapan sorular sorar biraz kafam dağılır diye
-al gel amk bi bardak dedim
karpuz da kesmiş geldi
bardakları doldurdum
şişeyi elimden bırakmadan
benim kini fondip yapıp yine doldurdum
-abi su şişesi bu elindeki rakı şişesi dedi.su şişesini göstererek
-karıştırmışım işte dedim
sabaha kadar bana salak salak şeyler anlattı.
yok bi kıza aşık olmuş
o kızı mutlaka ayarlamalıymış
bi tane daha kız varmış
onu da seviyormuş aslında
ama türklerden hayır yokmuş
yakaladığı turistle işini görüp
roberto carlos misali gençliğini avrupalı kızlarla ihtiyarlayınca da türk kızlarına vermeyi
düşünüyormuş
ben bi saatten sonra onu dinleyemez olmuşum
sarhoşluktan
sızıp kaldığımı sabah kalkınca öğrendim
biladere hapise gittiğimi söyledim
hala sarhoşken adliyeye gidip
teslim oldum
beni alın içeri diye
biraz beklettiler
sonra başka bir suçlu ile
elime kelepçe takıp sivil arabasına götürdüler
aslında tek olsam kelepçe takmazlarmışda diğeri arabadan atlar da kaçar diye takmışlar
mahmutlar cezaevine gittim
işlemleri tamamlayıp resmi çektiler elime bir tabela verip
17 gün 16 gece kalacağım ceza evine girmiş oldum
sonra bir koluma yatak bir koluma sandalye
aynı anda içeri götürdüğüm kıyafetleri
l tipi ceza evinde sürüye sürüye götürdüm
durduğumuz yerde burası dediler
beni o an geri salsalar çıkışı bulamayacak kadar karışık bir yerdeydim
tecrite yani koğuşu belli olmayan karma suçluların olduğu yere girdim
herkeste bir sakal
herkeste bu kim amk
ne bok yemişte gelmiş bakışı
benim ise sikimde değil ebrudan başkası
**oturdum köy kahvesine girer gibi
suratım asık
hoş geldin dediler kafa salladım sadece
önce benimle gelene sordular geçmiş olsun bilader diye
o anlattı içinde bulunduğu boktan durumu
sonra bana sordular nedir durum diye
duruşuma ve suratımadaki ifadeye bakılırsa sülalemi doğramış içeri girmiş gibiydim ama
gizem yaratıp pısırık görünmemek için
-içki içmekten dedim
tabi herkes merakda amk içki içmekden insan nasıl içeri girer diye
-kavga mı ettiniz bilader dedi birisi
-hayır dedim
adamlar bi kaç gündür orda ve muhtemelen de daha önce nezarette beklediği için hepsi sakallı
tipler sokakda görsen normal gelir ama içerde olunca psikoloji farklı oluyor tabi
-ee nasıl oldu dediler. baktım bir sürü soru soracaklar
-askerde içki içerken yakalandım dedim
hepsi güldü biraz makara yaptılar.bi alkolik eksikti grup tamamlandı diye
sonra bize konuşmak düşmedi pek.
ileri yaşta olanlar ve daha önce içerde yatmış olanlar
ne nasıldır. içerdeki düzen nedir. yemek olayı yatma olayı duş alma gibi durumları anlattılar
biraz sakinleşti ortalık
herkes kendi derdine düştü
**kimi avukatım gelsin çıkarsın beni artık
kimi işlediği suça muhtemelen kaç sene yer onların hesabını yapıyor
bende odaya gidip yatağı ayarlayıp girdim yatağa
biraz uzandım akşam üstü yemek ardından sayım
sonra yine yattım
bir müddet uyuyamadım ebruyu düşünmekten
baktım tek başınalığımın götü yemiyor onsuzluğa
salonda oturan ne idiği belirsiz adamların yanına indim tekrar
adam bi kaç gün önce birini doğramış
yanımda oturuyor amk
öteki içmiş otu boku hala kafası dumanlı halimi hatrımı soruyor
o gerginlik beni biraz ebrudan uzaklaştırdı
ebruyu düşünmek yerine götü kollamanın peşine düştüm
yalnız takılmak pek mantıklı gelmedi bana
bi kaç psikopatla üç beş geyik yapayımda yanımda bulunsun lazım olursa dedim
biraz makara gırgırdan sonra yat saati geldi ışıklar söndürüldü
2 katlı olan koğuşta üsk kata çıktım 3 kişilik odanın birisinde tek başıma kaldım
işin açığını söylemek gerekirse yüz üstü yatmaya götüm yemedi
sırt üstü yatıp götü sağlama aldım
o gece anladım yanlış yaptığımı ne bok yiyecektim amk.
içki de içemeyecektim
birisiyle dertleşmek istesem akıl danışacağım adamlar aklını mantıklı kullanamadığı için
içerde olanlar zaten
yalnız kalsam hepten bok bir durum
gözlerimi kapatsamda aklımda
açsamda aklımda
tek soru var
??neden??
**o amk nedeninin ihtimallerini sabaha kadar düşündüm ama
sabah kalktığımda ne kalbime ne de aklıma tatmin edici bir rapor sunamadım
ertesi gün gerçek koğuşlara dağıtım günü olması sebebi ile
tecritte bulunan iki kişi ile daha aynı koğuşa gönderildik
yine elimizde plastik sandalye yatağın döşşeği eşyalar
koğuşa girdik 3 ümüz
sanki aynı hayata tecavüzden girmiştik içeri
birden panpa olduk amk
birbirimiz koruyalım ayakları yaptık
içeri girdik ki şansa bak
koğuş ağası seçilecek
koğuş ikiye bölünmüş
seçim var amk bizde 3 oylu bir grubuz
vay hoşgeldiniz çay içermisiniz nasılsınız hemen ilgi alaka iki tarafdanda
çayı içtik
kendimizi anlattık
sonra gözüm gazeteye takıldı amk
alanyanın yerel gazetelerinin birinde
ön bilgi haberinde ki başlık
5 senelik firari alanya canavarı yakalandı diyor
resme bakıyorum
amk acayip tanıdık geliyor
ulan bu kim acaba dilimin ucunda diye düşünürken gazeteyi alıp yönlendirilen sayfayı açtım
ben gazeteye bakarken kanımı serinleten sesi duydum
-olm bu adam bana ne kadar benziyor
benimle gelen panpa dediğim adamdan alanya canavarı diye bahsediyorlar
adamın mekana saldırmışlar
o da kendini korumak için bi kaç tanesini haşat etmiş
mahkeme sürmüş de sürmüş
avukata emanet etmişler olayı takip etsin diye
o da pek siklememiş
birden yakalama emri ve paraya çevrilemeyen 18 ay hapis cezası
gazete bokunu çıkarmış anlayacagınız
**seçimler 3 gün sonraydı cezası bitecek eski başkana saygı için son günden bir gün önceyi
beklediler
gençlerden birisi olduğum için makara yapmak için beni sectiler
daha var mı bilmiyorum ama 17 gün boyunca bana yaptıkları şakalar
*-abi sigara burda da aynı para mı dedim
-yok koçum bir paket sigara 25 kuruş burda dediler
-çok ucuzmuş dedim.
-ver 25 kuruşu sana vereyim bir paket dediler.
jeton düştü benim. içeri bir kuruş bile sokamıyorsun ki amk. bütün paranı hesabına
yatırıyorlar isteklerine göre düşüyorlar.
*ilk perşembe günü
-kelebek şu kağıt kalemi al tüm odalara git yarın cumaya gideceklerin isim listesini yap getir
dedi
odaların ilkine gittim
-abi yarın cuma namazına gitcek misin dedim
-burda herkes ateisttir dostum dedi
fazla isyankar gördüm adamı eyvallah çekip diğer odaya geçtim
aynı soruyu sordum
-sende bunu yedin mi dediler. yine göt oldum nere gidiyon amk cumaya hapistesin amk
*dışardan sesler geldi
-kelebek seyyar satıcı geliyor olm git bak ne satıyor dediler
koşarak heyecanla baktım
yemek arabası amk. yine şakanın dalgasına oturttular beni
bunun gibi bir sürüsüne maruz kaldım çoğunu da yedim
bulunduğumuz koğuştaki kişilerin çoğu hafif suçlu insanlar
bu yüzden isteyen herkesi yemekhaneye götürüyorlar
gelmek istemeyenleri de ağır suçluların bulunduğu yerlere gönderebiliyorlar
bende gittim
sabah 6 akşam 19
ilk gün yerleri süpür çek pas. paspas derken
sonra bulaşık için koca kazanlarla mücadele ettim
daha sonra deterjana alerjim var diyerek bulaşıktan yırtıp
soğan soyma, ıspanak temizleme, domates sapı kesme ve sürekli doğrama gibi
1500 kişiye yemek yapılan bir yerde benim gibi mahkum olan insanlarla zaman geçirdim
** aradaki dinlenme ve sigara içme bölümlerinde
kendi hikayesini anlatan insanları hayretle dinleyip
aslında dışarıda kalabilmenin tamamen tesadüf olduğunu gördüm
*iki genç birbirini çok seviyor.
erkek kızı babasından istiyor vermiyorlar
istiyor vermiyorlar
defalarca istiyor ama vermiyorlar
kızda çocugu seviyor
kız beni götür beraber olalım sonra mecburen verir diyor
erkek üzerine düşeni yapıyor
kız durumu ailesine anlatıyor
baba deliriyor şikayet ediyor
kızına da baskı yapıyor tecavüz etti diyeceksin diye
7 sene direk göte giriyor.
*çocuk parkta oturuyor
bi tane alkollü geliyor ateş istiyor
çocuk çakmağı uzatıyor tamam sende kalabilir diyor
sen bana acıyor musun lan diye tokatı basıyor sarhoş
sesini çıkarmıyor
kalkıp gitmeye çalışırken sarhoş
arkadan küfür ediyor ana bacı
olm yapma etme desede sikine takmayan sarhoşu bi güzel dövüyor
sabah sarhoş ceset
adamın da hayatı
*adam alanyadan adamı kaldırıyor
köyün birine götürüyor
sabaha kadar dövüp sonra öldürüyor ormanlık alanda
sabaha karşı o köyden tanıdığı birisinin evine gidiyor
kahvaltı yapıp evden ayrılıyor
adamı öldüren yakalanıyor
ifadesinde o eve gidip kahvaltı yaptığını da söylüyor
ev sahibi yardım ve yataklıktan 5 sene
** *gençler bara gidiyor eğlenmeye
kafalar milyon oluyor
içlerinden piçin birisi olm bende ot var içelim diyor
sarhoş kafanın gazına geliyorlar
bir iki duman derken
eve polis baskını
yasadışı uyuşturucu örgüt mensubu olarak gençlikleri ellerinden 2 sene alınıyor
*adam otelde çalışıyor
abazanın birisi bana bi karı ayarla en rusundan diyor
abi ben bilmem etmem diyor çocuk
olm sor soruştur alanyanın yabancısıyıs seni de görürüz diyorlar
çocuk bi kaç arkadaşını arıyor birisinden numara alıp
telefonu dinlenen pezevengi arıyor
abi bana bi karı lazım diyor
tamam ayarlayalım diyor pezevenk
nasıl olsun diyor
abi bana değil müşteriye diyor.. şuç 1
sonra arkadaşlarını arayıp olm karı istiyorsanız bulayım size diyor
arkadaşları ara olm diyor
aynı pezevengi arayıp tekrar başkası adına karı isteyince aracı pezevenglikten 18 ay
*evliliklerine bir gün var
herşey hazır
davetiye
düğün salonu gelinlik
balayı rezervasyonu
müstakbel eşi ile alışverişe gidiyorlar
yola çıkan çocuk
hakkın rahmetinde
damat cezaevinde
gelin psikolojik bunalımda
buna benzer yüzlerce hikaye tabi bunu sadece onların dilinden dinleyebiliyoruz gerçekde ne
olduğunu bilemem
** yemek saatlerinde yemeği de biz dağıttığımız için bölüm bölüm ayrılmış suçluların da
tiplerini gördüm
siyasi, ağır mahkum, tecavüzcü,otcu ne ararsan var amk içerde
tek kişilik hücrelerde
kafayı gerçekten yemiş
ve kafayı yeme numarası yapan insanları
sürekli bağırarak
yemek koymamız için uzattıkları tabaklarda boklarını görerek
en azından hastane bile olsa dışarı çıkabilmek için günlerce yemek yememiş ve yemeyen
insanları da gördükten sonra
aslında ebrulu acıları bırakıp
farklı kelebeklerin uçuşmaya çalışırken kanatlarının incinmiş hallerini gördüğüm için şükür
etmem gerektiğini farkettim
o an öyle dedim
ulan senin ki de acı mı amk surda bi kaç gün sonra çıkacaksın
dedim kendimi teselli ettim ama
gel gelelim başını yastığa koyunca yine aynı sancı
yine aynı soru
??neden??
son günlerde bir amca
-senin ne derdin var koçum dedi
-sizin kinin yanında benim kisi zengin çocuğun neden bana araba almıyorsunuz kaprisi kalır
dayı dedim
-gönül işi öyle mi dedi
-evet dayı dedim
-bende sevdim dedi
-herkes mutlaka sever tabi dedim
-sen benim gibi sevmemişsindir en az yaşadığın yıl kadar ona aşık kaldım. sevgim hep ama da
kaldı. onun için burdayım.hep bekler mi diye yıllarca avutuyordum kendimi
söz vermişti. keşke dayanamayıp sormasaydım ne yapıyor diye o zaman 3 ay sonra başkası ile
evlendiğini duymaz kalan 12 sene daha onu nefretli aşk yerine
umutlu aşkla sevmeye devam ederdim dedi.
buraya gelmez ki sorayım ona neden bana böyle yaptın diye. dedi
benim aklımda sadece neden sorusunu sorabilecek olmam kaldı
**vay amk ki benim çektiğim acı falan değil o adamı salsan türkiyenin kadın erkek nüfüsu
dengesi kadın sayısında bir azalma olacağı için değişecek
bir kere annemle babam geldi ziyaretime sormadım onlara ebrudan haber var mı diye
4 kere elimi bişeyler doğramaya çalışırken kestim
saçlarım en boktan muameleyi orda gördü
ve sonra eşyalarını topla çıkıyorsun dediler
en içten dileklerimle allah kurtarsın dedim
evrakları alıp dışarı çıktım
yalancıyı ajdar siksin ebru gelir mi acaba beni karşılamaya diye ummadıysam
kimse gelmedi amk
annemlere de gelmeyin demiştim zaten sırf ebru gelir diye umduğum için
içerdeyken kendime söz verdiğim gibi
direk gidip bir market buldum
güpe gündüz 4 bira alıp içtim.
neden 4 diye sormayın param ona yetti.bir sigara bir de otobüs parası kaldı cebimde
cepte telefon yok
telefon olsa tek arayacağım kişinin numarası yok
beni aramış olsa haberim olacak bir sim kartım yok
17 günde ne olmuş ne bitmiş hiç bir haberim yok
eve gittim sadece eşyaları bırakıp aynı şekilde evden çıktım
öğlenden sonra olduğu ve yüzülmeye müsait olduğu için
denize kadar yürüdüm parasızlıktan o güneşin altında
mahkumiyet 17 günden ibaret gibi gözüksede
ebruya olanı müebbete benziyordu
deniz dolu ama bana boş
otele gitmeye götüm yemedi ebrunun babasına atar yaptığım için
dayanamadım amk
gittim ebrunun evine
baktım ses soluk yok
nasıl gaza geldiysem başkasının apartman dış kapısını açmasını fırsat bilerek bende apartmana
girdim
ve ebruların dairesine kadar mehter yürüyüşü şeklinde çıktım
kapıyı çalsam mı çalmasam mı diye defalarca düşünüp
ne olursa olsun amk diye
kapıyı çaldım
kapı açılırken kalbimin atış hızına
bildiğim duaları okuyan dudaklarım bile yetişemedi
**kapı yarım açılıp gel kelebek sesi duyuldu
annesinin sesiydi
resmen normal bir şekilde içeri davet edildim
yemek yapmakla uğraştığı belliydi
beni de muhtemelen kapı deliğinden gördüğü için beni görmeden gel kelebek deyip yine
mutfağa yöneldi
ben girmeyip kapıda bekledim
bir süre sonra soru sormaya başladı
nasılsın diye ama
cevap vermeyince içeri girmediğimi fark etti
kapıya gelip.
-bişey mi oldu girsene dedi
-nasılsınız dedim
-iyiyim de sen iyi görünmüyorsun bir sorun mu var dedi
-evet dedim
-bana anlatmak ister misin dedi
-ebru nerde dedim
-istanbuldaa dedi. sanki benim bildiğimi düşünüyormuş gibi söyledi ama
-ne zaman gitti dedim
-10 gün falan oluyor haberin yok mu senin dedi
-kimsenin kimseden haberi kalmadı ki artık dedim
tuttu kolumdan
-geç bakim şöyle dedi beni evin içine aldı
kapıyı kapattı
-otur dedi
oturdum
** -anlat dedi
-siz anlatın dedim
-neyi anlatayım dedi
-ebruyu dedim
-ne olmuş oğlum ebruya anlatsana dedi
-bende size soruyorum ne oldu ona dedim
-valla kelebek hiç birşey anlamıyorum dediklerinden dedi
-bende anlamıyorum dedim.
-sen ebruyla konuşmuyor musun dedi
-ayrıldık dedim
-nasıl ayrıldınız dedi. çok şaşırmış bir şekilde
-ne olursunuz bana yaylada ne oldu anlatın dedim.
-yayla için kusura bakmayın size güle güle bile diyemedik dedi
-önemli değilde ne olursunuz anlatın dedim
-ne zaman ayrıldınız siz dedi
-sizden sonra bende alanyaya indim. günlerce ebruya ulaşmaya çalıştım ama telefonu
kapalıydı. sonra tesadüfen bir barda gördüm arkadaşlarıyla.
neden böyle yaptığını sordum ama tek kelime etmedi. dedim
-neden böyle yaptı ki acaba dedi
-o nedeni siz bilirsiniz annesisiniz ne olursunuz en azından bana sebebini söyleyin dedim
-valla şimdi senden duyuyorum.ama bence yanlışın var siz daha sonra ayrılmış olmayın dedi
-nasıl yani dedim
-istanbula gönderirken vedalaşıyorduk. beni özleyecek misin diye sordum. kelebekten başka
kimseyi özlemeyeceğim dedi.
bu noktada ben bittim. beyler.
ne varsa saldım gözümde
** -madem özleyecek niye gitti ki dedim.
-dur ben bir kahve yapayım dedi. benim ağladığımı görünce.
-ne olursunuz boşverin kahveyi. bana yaylada ne oldu.ve istanbula neden gitti onu anlatın
dedim
-bize yalan söyledi. kelebek.bugüne kadar hiç yalanını duymamıştık ama yalan söyledi.o
yüzden babasıyla tartışmışlardı.
hala kavgalılar. istanbula tatile gideceğini söyledi.bir arkadaşının yanına. kafa dinleyeceğim
biraz dedi. babası izin vermedi ama yine de gitti
ama merak edilecek birşey yok kızın numarasını bana vermişti. aradım geldi mi diye evet
yanımda dedi
-sen neden aramadın ki hiç dedi.
-yeni telefon numarası yok ki bende dedim.
-nasıl yok dedi.
-telefonu kapalıydı günlerce ulaşmaya çalıştım dedim.
-eskisini kullanıyor yine.siz arkadaş da mı değilsiniz. hiç mi konuşmuyorsunuz dedi
-o benimle konuşmuyor ve konuşmama sebebini de söylemiyor dedim.
-oğlum ben soruyordum ona arasıra kelebek nasıl diye. çok iyi diyordu. gayet normal
görünüyordu herşey dedi
-size hiç bahsetmedi mi ayrıldığımızdan dedim
-bahsetmedi de odasına çekiliyordu genelde geceleri. okuldan arkadaşları gelmiş. mezuniyeye
de gitmedi zaten
onlarla beraber bi kaç tane de burdan arkadaşı ile gezdi başka da bişey yapmadı. sonra onlar
gidince sıkıldım dedi
istanbula gidiyorum dedikten sonra gitti dedi
-hiç mi bişey anlatmadı size dedim.
-valla kelebek bu söylenmez ama ben bişeyin mi var kızım dediğimde. sancım var anne
dedi.(adet)doktora götüreyim mi diye sordum yok geçer merak etme dedi
sonra ara ara sordum nasıl oldu diye geçti dedi. sonra da bi gariplik göremedim ben bildiğin
ebruydu işte dedi.
-ben bilmiyorum ki artık. ankaradan geldi.bi kaç gün herşey normaldi. sonra bişeyler olmaya
başladı. yaylaya geldi herşey yine çok güzeldi.
alanyaya döndü. benimle tek kelime konuşmadı. neden konuşmuyorsun sebebi ne diye
sorduğumda da hiç bir cevap alamadım. dedim
-ben hiçbirşey anlamadım.ama gelince mutlaka konuşurum. bende merak ettim şimdi.
muhtemelen yaptığın birşeye alınmıştır. çok seviyor seni.onu en kolay sen üzersin
en kolay da sen mutlu edersin dedi
iyice sikti beni amk.
** -nasıl çok seviyor dedim
-onlar anlatılmaz kelebek ana kız çok konuştuk senin hakkında bi kere anlattı sonra yakın
bulduğu ve benim bildiğim için sürekli anlatmaya devam etti.
ama ben sizin ayrıldığınıza inanmıyorum. mutlaka barışır ebru seninle. dedi
-neden dedim
-bilmiyorum ama onsuz yapamam derken çok içtendi.
ebrunun odasına bakabilir miyim dedi
-hoş olmaz kelebek dedi
-lütfen dedim
-tamam dedi.
biraz baktım. eskisi gibi herşey bana ait.her bir kenarda bana ait resimler. benim ona hediye
ettiklerim eskisi gibi duruyor
10 gündür istanbuldaysa 20 günden fazla bu odada bu şekilde kalmaya devam ettiyse beni
bitirmemiş kafasında demek ki
ama bu inat neden
bu yaptıklarının sebebi ne bilene göt capssimi verirdim amk o an.
bir an önce onu bulup konuşmam lazımdı ama istanbula gitmem maddiyat yüzünden sıfır
ihtimal
sülalede ve arkadaş çevresinde bayram olsa kimsenin yanına gidemeyecem borçlarım
yüzünden
masasının üstünde bana aldığı telefonda duruyordu.
yine ikimizin gülümserken çekilmiş fotoğrafı ki bu onun en sevdiği resmimiz di
beni silmiş olsa bu odanın bu halde olma ihtimali çok zayıftı
20 günden fazla bir zamanda bu halde nedensiz bir ayrılıkla bu odada bu şekilde
yaşayabilmek için resmen psikopat olmak lazımdı
madem sevmiyorsun
bırakmak ayrılmak istiyorsun
beni beyninde bitirmişsin
veya başkası var
bu oda neden hala böyle?
neden her yerde beni sevdiğinin izleri dururken senin gerçek aşk adımlarını kalbimde
hissettirmiyorsun
madem seviyorsun neden konuşup herşeyi çözmemize yardımcı olmuyorsun.
madem seviyorsun ki bu bana değer verdiğin anlamına gelir
üzüntümün senin de üzüntün olması
sıkıntımın senin de sıkıntın olması gerekir
neden sıkıntılarıma bi tek cevapla yardımcı olmuyorsun
** tutsana ellerimden
gel kelebek seninle konuşmamız lazım desene
bak şimdi canım benim böyle böyle oldu
kusura bakma ama beraber olamayız artık desene
yada bu tuttuğum ellerden beni şu şu şu yaptığın hatalardan dolayı birazcık pişman ettin.bir
daha yapma desene
ne bok yediğimi bilememekten boklar içinde bırakmasana amk beni
ahh ebrum ahh
nasıl bir avcısın sen
eti yenmez
sütü içilmez
ağırlığım uçuşuma engel
ısırdığım yer dişime zarar
bir kelebeğim ben
bi kaç günlük ömür biçilmiş
uçsam mı bi yere mi konsam diye ne yapacağımı bile bilmezken
sen neden nedenleri düşünmekle geçirtiyorsun ömrümün geri kalanını
ya kaldır elini vur başıma yapışayım kendi hayatıma
yada al beni avucuna
parmaklarının ucuna kadar yürüyeyim uçayım tekrar kalbine
..kötü oldum o odanın halini öyle görünce
iyice çıkmaza girdim amk.
kalbimin bir kagıt parçasına sıkıştırılmış adresinde ebru yazıyordu
ama adres sorsam tarif edecek kimsem yok
nerdesin amk bağdat
zaman reyize sığındım mecburen.
** odadan çıkıp müsade istedim gitmek için
-olmaz bir yemek ye öyle git dedi
-hayır kelebek otur dedi
-aç değilim az önce yedim dedim
halbuki ölüyom amk açlıktan
-otur şuraya ben hazırlayayım sen yemezsen yeme dedi
tabakları hazırlayıp koyarken
-zahmet oldu aç değildim dedim
-yalan söyleme yemek yemeyi bile unutmuşa benziyorsun biraz kendine gel. dedi
ben yemek yerken nezaketten midir bilmem
beni yalnız bıraktı
yemeğimi yedim
müsade istedim tekrar.
teşekkür ettim herşey için
görüşmek üzere ayrıldım evden
umut 1-ebru annesini arayacak konuşacaklar sebebini öğrenecek ben de aydınlacağım
umut 2-ebru benim hala onun peşinde olduğumu annesinden duyacak ve alanyaya en kısa
zamanda gelip benimle görüşecek
umut 3-sahip olduğum bilgi ile ebrunun eski numarasını kullanmaya başlaması benim onunla
tekrar görüşmemi onu aramamı istiyor olmasına yorumlayabilmem
umut 4-ebrunun odasının hala beni sevdiğini işaret etmesi ve annesine beni hala sevdiğini ima
etmesiaş
bunların yanında bir sürü umutsuzlukta var
ama ben umutlarıma yöneldim
şimdi yapmam gereken tek şey eğer bu umutlardan biri gerçekleşecek olursa
ebrunun karşısına beş parasız çıkmaktansa en azından şimdilik bir işi olan birisi olarak
çıkmaktı
hadi görüşelim dedi kız. kahve ısmarlıyacak para yok amk
eşin dostum cebinin bereketine dualarla yaşıyorum
** hemen bi kaç yere haber verdim iş lazım diye
haber vermekde kolay değil amk telefon yok
sim kart yok
sonra en kısa zamanda bulmam gerektiği için
kendim bizzat başvurulara başladım
abi eleman lazım mı
abi eleman lazım mı gezdim bi kaç yeri
sezon ortaları olduğu için herkes kadrosunu kurmuş
zor oluyor tabi bulmak
bir restorana gittim hollandalılara hitap eden
-abi eleman lazım mı dedim
-yok sağol bilader dedi
-flemenkçe ve ingilizce biliyorum iyi derecede dedim
hollandaca konuşmaya başladı benimle
hiç hollandada bulundun mu diye sordu(türkçe karşılığı çevirisidir
hayır hiç biz zaman bulunmadım dedi.
biraz daha konuştuk nerelisin ne işler yaptın
askerden geldim. cezam vardı onu yattım hapiste şimdi çalışmam lazım dedim
hapiste niye yattın dedi
anlattım durumu dürüstçe
tamam yarın gel başla dedi
biladeri bulup iş bulduğumu anlattım
biraz para alıp en boktanında sadece yes no ve mesaj yazma özelliği olan sikimsonik bir
telefonla
sim kart aldım
açılmasını bekledim bi kaç saat sonra
ebruya mesaj yazdım
**merhaba dedim sadece mesajda
iyi tatiller desem. nerden biliyor diye şüphe duyacak
kim olduğumu bilmediği için geri dönmeyeceğini biliyordum
benim amacım iletim raporunda iletildi yazısını görmekti
o yazıyı gördüm beyler
annesi yalan söylememiş eski numarasını kullanmaya başlamış tekrar
eski numarasını kullandığına göre
sim kartı kırılıp parçalanıp veya bozulmamıştı ki
bu da ebrunun telefonunu bilerek kapadığının kanıtıydı benim için
ikinci mesajı yazmadan önce planlar yaptım
bir kağıtla kalem alıp şema oluşturdum
tüm ihtimalleri düşünerek hesaplar yapmam gerekiyordu
başlık yaptım en üste
ebruya kelebek olduğum söylenecek
sonra ikiye böldüm
cevap verirse ve vermezse diye
her iki durumun altına da yapacağım şeyleri kabaca yazdım
mesela cevap veririrse 1 ne şekilde verebilir
normal konuşursa ne yaparım
konuşmazsa ne yaparım diye
yazdığım ihtimal ve karşılaşacağım durumlara vereceğim tepkiler o kadar çoğaldı ki
ihtimallerden sayfa zinci saçına döndü amk
baktım iyice beynim sulanacak yazdım mesajı
-bu arada ben kelebek. hapisten çıktım haberin olsun diye
yine cevap gelmedi
bir saat kadar bekledim.
ses çıkmadı
** inanın telefonu açsa ne diyeceğimi hiç bilmediğim halde onu aradım
ikinci kez çalmadan meşgule aldı
bu durumda
-pardon sevgilinin yanında seni rahatsız ettim galiba
tarzında dokundurucu mesajlar yazabilirdim ona ama yapmadım
sakin olmak planınım bir numaralı kuralıydı çünkü
ne yapıp ne edip aklımı siken o nedeni bulmam lazımdı
sinirlenip tekrar tekrar arayarak telefonu tekrar kapatmasından
ve telefonu açıp ne var demesinden tırstığım için tekrar aramadım
bir şekilde onunla tekrar arkadaş olma ve görüşme olasılığım vardı
bunu düşünmeme ebrunun odasının hali ve annesinin söyledikleri etkili oldu
bekledim
ben ortaya buğday tanelerini serptim
kuşum gelip onları yiyecek
bende kafasına sapanla sıkacaktım zamanı gelince
beklemeye çekildim ki yapacak başka bişeyim de yoktu zaten
bir mesaj atar mı diye gece nerdeyse uyuyamadım ama yok amk
ertesi gün kalktım işe gittim öğlen civarı
bi kaç tanışma
kim kimdir nedir ne değildir anlattılar bana
bara girdim aynı gün başladım
hiç çekingen davranmadım beyler
bi elim sürekli cebimde telefonu yarım çıkarıyorum ekran görünecek kadar
bakıyom bi bok yok yine sokuyorum yerine
sonra yine çalışmaya devam
yalandan wc ye gidiyorum telefon bişeyler sıçsın artık kabız oldum diye ama yine yok yine
yok amk
gece erken gönderdiler beni ilk günüm diye
eve geldim
oteli aradım ebrunun babasın
resepsiyonda ki elemana barı bağlamasını rica ettim
barmen panpaya
olm ben işe başladım. ebru istanbuldaymış. orlara gelirse haber ver. dedim
niye burda çalışmadın babası başka eleman almadı sen geleceksin
diye biraz kızdıktan sonra tamam dedi
** iyice bunalmaya başladığım döneme girdim
sanki sikimi kestiler de sikimin derdinden başka bişey düşünemiyordum amk
ne bok yersem yiyeyim ebru aklımdan çıkmıyordu
ertesi gün de işe gittim
herşey normal amk
çalış maaşını al
bi karı bu evlen koy gitsin ebrunun nedenlerine
ikinci seçenek
gez toz eğlen
tuttuğun karıyı sik
biraz durumu olan bi kız bul siktir git başka bir ülkeye
ulan bütün başka karılar bacı gibi gelir mi insana
götlerini başlarını oynatıyorlar sikimi siktir et taşşaklar bile sallanmıyor amk
ben bu haldeyken ebrunun bu kadar kailesiz oluşu
beni yavaş yavaş çıldırtmaktaydı ama sakin olmayı başardım çünkü
sike sike bana döneceğini biliyordum.en azından beni görmek isteyecekti bir gün
şeytan kulağıma ezberletti amk
git bul şunu
döverek konuştur sonra bas tokadı şimdi siktir git de diye ama
dayanamadım amk. yine mesaj yazdım
-en azından iyi misin onu söyle dedim.
-alanya da değilim. gelince haber veririm.
bu amk sadece bu yazıyor
-nerdesin ne zaman gelirsin. diye gönderdim.
-istanbuldayım.ben sana haber veririm dedi.
-tamam iyi tatiller sana. dedim.
biraz yumuşama geldi.ne zaman gelecek.ne zaman görüşeceğiz muammaydı ama duyduk işte
amk bişeyler sevinmek lazım
ben yazmadım ona. ondan haber bekliyor moduna geçtim.
gece saat iki gibi mesaj geldi
-uyudun mu diye.
** evdeydim
-hayır düşünüyorum dedim.
-ne düşünüyorsun dedi
-senin ne düşünüyor olabileceğini dedim.
bi süre yine mesaj gelmedi bu durumda kuşu ürküttüğümüzü anladım
beynimi sikeyim uyumadım de geç topu ona bırak ne edebiyat yapıyon
-sen ne yapıyorsun dedim. ondan cevap gelmeyince.
dayanamıyor ki amk insan atıyor amk mesajını işte.
-antalyaya geldim.bi kaç gün burda kalıcam. dedi
tamam demedim.
başka hiç birşey yazmadım
amacım benden cevap bekleyip beklemediğini görmekti
1 saat kadar bişey yazmadım.
-uyudun herhalde diye mesaj attı onu da siklemedim. sonra gerçekten uyumuşum amk.
ertesi gün kalktım
-uyuya kalmışım kusura bakma işte yorulmuşum biraz dedim
geç mesaj atarak önemli değil dedi
böylece çalıştığımı öğrenmiş oldu. babasının yanında mı başka yerde mi onu mutlaka bana
soracaktı yada annesine
çünkü babası ile görüşmüyordu. kardeşine de sorabilirdi ama aklına o gelmedi
-hayırlı olsun nerde çalışıyorsun dedi
bundan sonra geyik devam etti beyler.


41


ben hiç birşey yokmuş gibi hapise girdim
çıktım
sonra bir işe girdim. annem iyi babam iyi kardeşim iyi
gibi hiç ona laf sokmadan
hiç neden sormadan
normal bir şekilde konuştum
bu planımdı
o da bana yavaş yavaş canım sıkıldı alanyada
istanbula gittim kız arkadaşımın yanına (kız arkadaşı olduğunu söyledi ki bu iyiye işaret.
istanbula bir erkek için gitmedim. demek istiyor)
beni eğlendirmeye çalıştı sağolsun ama orda da sıkıldım
alanyaya gelmeye karar verdim ama bilmiyorum işte bi kaç günde antalyada kalıcam gibi
mesajlar attı
ben o böyle söyledikten sonra
** -inşallah geçer can sıkıntın dedim. neden sıkılıyor ne oldu diye hiç derinleştirmedim
konuyu çünkü onu yüz yüze yakalamam lazımdı
mesajlaşmalar
nasılsın
işler yoğun mu
hava antalyada sıcak mı derken benim istediğim kıvama gelmeye başladı
kendiliğinden antalyada nerde kaldığını söyledi otel ismi olarak
iki gün böyle mesajlaştıktan sonra
bir gece saat 11 gibi seni arayayım mı diye mesaj attım. restoranda işler azaldığı için
-sen bilirsin dedi
arasam mı aramasam mı diye düşünürken. annem yayladan gelmiş. alanyaya inen bir araba ile
beni aradı
ne oldu ne yaptınız falan filan derken annemle 45 dakika kadar konuşmuşuz
telefonu kapattım
gelen mesajı aktarıyorum
-mesajı yanlış kişiye gönderdin galiba dedi
-yok sana gönderdim. seni aramak istedim de annem aradı onunla konuştuk k.bakma dedim
-tabi kesin öyledir.iyi geceler dedi.
vay amk başka karıyı aramak istediğimi sandı
-valla ebru annem aradı dedim
-neyse tamam. benim uykum geldi dedi
-bana inanmıyor musun dedim
-anneni bari karıştırmasaydın yalanına dedi
delirdim amk.
restoranın şefine dedim
abi bana izin ver
ne oldu olm dedi
abi bi yere gitmem lazım idare edin lütfen yarın sabah 8 de gelirim dedim.12 de gelmem
gerekirken
tamam dedi.
biraz da para verir misin abi dedim.
cebinden şimdinin parası ile 50 tl verdi
** otogara gittim antalya arabası bekledim o saatte
ebruya tek mesaj bile atmadım
yarım saat sonra antalya ya uğrayacak otobüsün birine bindim
otel yakınlarında indim taksiyle pazarlık yaptım
cebimde sadece geri dönüş parası kalacak şekilde ayarladım ama taksici olmaz dedi
yarım saat yürüdüm başka taksi durağında pazarlık yaptım
anlaştık otelin önüne geldim.
-otelin önünde bekliyorum gel. diye mesaj gönderdim ebruya
-hangi otelin antalyadayım dedi
-otelin ismi* nin önündeyim bekliyorum dedim
-şimdi gelemem dedi
-o zaman sen yalancısın demek ki bu otelde değilsin. antalyada bile değilsin belki
ben ispatlamaya geldim yalan söylemediğimi ta alanyadan sende bi kaç adım atarak ispatla
dedim
5 dakika filan mesaj yazmadı
sonra
-hani nerdesin yoksun yazdı
blöf yapıyor amk beni gelmedi sanıyor
-aşşağı inmeden nasıl göreceksin dedim
-gerçekten geldin mi dedi
-tamam inandım. konuşmak istemiyorum. kapatalım konuyu dedi
-istersen gel istersen gelme aşşağıda bekliyorum dedim
-aşşağı gel ebru dedim
10 dakika sonra
günlerdir görmediğim
her geçen saniye daha da güzelleştiğini anladığım
hayatım son günlerinde sürekli gönlüme fauller yaparak
kırmızı kartı çoktan hakeden ama hep aşkın avantajına bıraktığım ebru(mu) gördüm
parmağında iki yüzükde duruyordu.
** yanıma geldi
o bişey demeden
telefonu çıkardım
bak dedim arama kaydını açtım.
annem yazıyor
detayları ve konuşma süresini de gösterdim
-hadi şimdi iyi geceler dedim.
döndüm gittim. arkamdan iyi geceler dedi
siklemedim
çünkü otobüslerin geçtiği yola çıkabilmek için 1 buçuk saat yürünmesi gerekiyordu
tahminlerime göre
sike sike arkamdan da mesaj atacaktı
attı da
-k.bakma dedi
-ben sana hiç yalan söylemedim dedim
bir yandan da yürüyorum amk
-biliyorum dedi
-bilmiyorsun dedim
-biliyorum kelebek dedi
-bilmiyorsun ebru dedim
-inandım dedi
-hadi yalan söylemediğimi ispatladım da seni gerçekten sevdiğimi nasıl ispatlayacağım dedim
-onun ispatına gerek yok dedi
baktım konu yine derinleşiyor konturda hızla tükeniyor
telefonun şarjı da boktan bi tel olduğu için nerdeyse tükenecek.
-şarjım bitiyor. inanmıyorsan sana yakınken onu da ispatlayayım.iyi geceler dedim
telefonu kapattım
gerekli yürüyüşü yaptıktan sonra
2 saat kadar bekleyip
bir otobüse bindim alanyaya geldim
güneş doğmuş alanya.ya
otobüsten indiğim yerden bi de eve yürüdüm 30 dakika
dünyanın en sert bacak kasları bende değilse bile ilk bini zorlarım amk ebru sağolsun
duş aldım
üstümü değiştirdim derken
restorana geldim
patronda orda
olm manyak mısın git yat dedi
abi böyle böyle antalyaya gitmem gerekti gece uyumadım gider yatarsam kalkamam dedim
böyle bana faydan olmaz git yat akşam servisine burda ol dedi
sağol deyip eve gittim yattım
kalktığımda ebrudan tek mesaj gelmiş
** -alanyadayım. haberin olsun.
bu mesaja bana yazdığı için veya alanyaya geldiği için sevinmedim
bu mesajda yatan mesaj benim için önemli olan
düşüyorum kollarına kelebek
-hoş geldin yazdım
üstümü değiştirdim. işe gitmek için hazırlanıyorum
patron bana kıyak yapmış izin vermiş akşama kadar
karşılığını vermek için tamamen çalışma modu on
işe gittim çalışıyıyorum
gözüm telefonda ebru bişey yazar mı diye ama siklemiyor yine
müşteriler de kalkınca restoranın barını kapatıp dışarı çıkarken mesaj geldi
-pek sevinmedin galiba geldiğime diye.
şeytan diyor sok lafları götüne.ben alanyaya geldim yayladan sonra senin sikinde oldu mu da
şimdi benim sikimde olsun..
plan gereklerine devam ettim
-hoşbulduk demediğin için ben seni pek memnun göremedim o yüzden yazmadım dedim.
-kafam çok karışık kelebek nerdesin dedi
buluşalım sinyali mi yandı lan
-işten yeni çıktım yürüyorum şimdi dedim
o bana teklif etsin diye
** -bende oturuyorum yorgun musun dedi
-hayır yorulmadım gündüz uyudum çünkü dedim
-biraz konuşabilir miyiz dedi
ara mı diyor yoksa buluşalım mı diyor anlamadığım için
-nasıl istersen dedim
-evden iniyorum şimdi kaç dakika ya gelebilirsin dedi
-önemliyse koşarım 10 dakika falan sürer dedim
-koşma bekliyorum dedi
gittim apartmanın önünde beni bekliyor
bir tokalaşma ile hakem atışı gerçekleşti
ben susmayı tercih ettim ilk konuşmayı da ona bıraktım
-biraz yürüyelim mi dedi
-sen bilirsin dedim
plaja doğru yürüdük
işin nasıl. yoruluyor musun gibi iş geyiği yaptı bana
bende sallama ve tek cevaplarla geçiştirdim
konu uzamasın da ana konuya dönelim diye
plaja indik dalgaların son vurduğu yere oturduk.
aramızda mesafe kaldı 30 cm civarında
bir müddet sustuktan sonra
-ee nasılsın dedim
** -bilmiyorum dedi.bu cevap en nefret ettiğim cevap olmaya başladı. anan zaaa dese bu
kadar sinirlenmezdim amk
sustum yine
-kafam çok karışık kelebek dedi
-benim kafam çok sade hiç karışmıyor dedim
-nasıl beceriyorsun dedi
-umur listemde tek kişi var. gerisi umrumda olmuyor böylece karışacak bişey de olmuyor
dedim
ayağa kalktı
kıyıya vuran küçük dalgalara ayaklarını şortuna kadar soktu
biraz dolandı denizin içinde
sonra bana dönüp
-ben başka bir eve taşınacağım dedi
-kafanı bu mu karıştırdı dedim
-hayır dedi
-hayırlı olsun dedim. konuyu biraz daha açsın kendiliğinden kiminle ve ne zaman taşınacağını
söylesin diye. çünkü ben sorunca sapıtıyor amk
cevap vermiyor
-sağol dedi.
biraz daha sessiz kaldı
-nasıl olur sence dedi
-ne nasıl olur dedim
-başka bir eve taşınmam dedi
-ona yaşayıp kendin karar verirsin dedim
-hadi gidelim dedi
-nereye dedim
-sen konuşmak istemiyorsun anlaşılan dedi
-konuşuyoruz ya dedim
-soğuk cevaplar veriyorsun dedi
** baktım biraz kızmış gidecek amk
-ne zaman taşınmayı düşünüyorsun dedim
-bilmiyorum dedi
-yalnız mı kalacaksın dedim
-herhalde yalnız olur bilmiyorum ki dedi
-buldun mu ev yoksa araştıracak mısın dedim
-bakmadım daha dedi
-ailenin haberi var mı taşınacağından dedim
-henüz söylemedim. dedi
-nasıl tepki verirler ki dedim
-annem kabul etmez ama babamı bilmiyorum dedi
-benim de çıkmam lazım aslında başka bir eve dedim
-neden dedi
-kaç yaşıma geldim. askerlikte bitti.iş de buldum. artık annemlerle kalmam doğru olmaz
sanırım dedim
-ne zaman taşınacaksın dedi
-biraz zaman var daha. borçlarım var onları ödeyeyim. kışın da çalışacak iş bulursam tutarım
bir ev dedim
-sen kiminle kalacaksın dedi
-bilmiyorum ama çarşıya yakın bir ev olması lazım dedim
-benim ki de dedi
birimiz beraber kalalım mı dese diğeri tamam demeye hazır hale geldi muhabbet
-içecek bişeyler alalım mı dedim
-sen bilirsin dedi
-daha oturacaksak alalım dedim
-bilmem benim uykum yok ama dedi
-tamam o zaman hadi gidelim dedim
markete kadar gittik.
—ne içelim dedim
-barmen sensin ama bira olmasın dedi
-vokta mı likör mü olsun dedim
-votka olsun dedi
vokta ile limon aldım
bi kaç çerez cips de aldık
parasını ebru verdi.
plaja indik tekrar
bardakları doldurdum onun kini de biraz sert yaptım kendiminkine göre
ben hızlı içtim
o da hızlı içsin diye
ne istanbul muhabbeti açtım
ne neden böyle yaptın konusuna girdim
ürkmesinden korktuğum için
yan yana oturuyorduk ama
deli gibi sevdiğim
daha önce binlerce kez öpüp kokladığım kıza dokunamıyordum bile
oruç tutuyordum aşka karşı
çeşitli bahanelerle
denizin şerefine
yıldızların şerefine
alanyanın şerefine
mezun oluşunun şerefine
askerliğin bitişi şerefine diye kadeh kaldırdım hep
o bunların şerefine içerken ben onun son yaptığı şerefsizliğe içiyordum
hafiften kafasının çakırlaşmaya başlamasını
-denize mi girsem demesi ile anladım
-giderken girersin şimdi havlu yok üşütürsün dedim
-sen ne yapacaksın dedi bana
-bekliyorum dedim
-neyi dedi
** -gelecek görebileceğim birisini dedim
bozuldu biraz.
-ne var senin geleceğinde dedi
damara girip geçmişimizin verdiği kuvvetle onun dilini çözmeye çalıştım
-hayatımda bir kez yıldız kaymasına şahit oldum.tek bir dilek diledim. çok içten diledim.
başka birşey de gözüm olmadığını dileğime bile inandıracak kadar içtendi
dilekler söylenmez ama seni diledim.
gerçekleşti de
yıllarca dilek hakkımı ne kadar doğru kullandığımı düşündüm
dileğimden hiç pişman olmadım
başımı kaldırıp yıldızlara bakar göründüm çoğu zaman ama
aç gözlülük olmasın
benim zaten dileğim gerçekleşti ve gerçekleşmeye devam ediyor başka dileğe hiç ihtiyacım
yok diye
yıldız kaymasını hiç istemedim başka
ama şimdilerde farkediyorum da
ya eksik yada yanlış dilemişim dedim
-çok mu yanlış yaptım sana dedi
-senden tek bir şey rica etmiştim ilişkiye başlarken.bir şarkı vardı..
bana sonlarını dinletme o şarkının dedim ama
”seni görebildiğim yer rüyalar oldu.
deli diyorlar bana
ahh ayrılık”..dedim. şarkı melodisi ile ahh ı baya bi uzatarak
** ben gözlerine bakıp tepkisini gözlerinde görmek istedim
ama o bana bakmadı bakmak istemedi
belki utancından
belki de anlatmak istediklerin korktuğu için
hala dönüp bişey demedi. bunlara rağmen
konuşmuyordu amk
bu bu bu sebebten dolayı böyle oldu demiyordu
sarhoş olmasına rağmen konuşmuyordu
yüklenmeye devam ettim
-neyse sağlık olsun. elbet bunda da bir hayır vardır.
bir yıldız daha kaymasını beklerim.bu defa içten iki tane dileğim olur. biri kendim biri senin
mutluluğun için..
ama yıldız kaymasını beklemeden bir duam var senin için
inşallah bende eksik yaşadıklarını tamamlayacak birini bulursun. dedim
yine konuşmadı.
amk insan demez mi bişey bunların üstüne. konuşmadı amk
dramaya devam mı etsem yoksa konuyu kapatsam mı bilemedim. çünkü tepki vermiyor
sadece dinliyordu
ben de sinirden daha fazla içmeye başladım ki
dertli olan da benim zaten amk
biraz kafam dönmeye ve dilimden kelimeler daha rahat çıkmaya başladı
-sana bir hata yaptım da intikamını mı alıyorsun bu şekilde dedim
sustu
-artık beni istemiyorsun ama bensizliğin acısından korktuğundan mı böyle yapıyorsun dedim
sustu
-kurduğun hayallerdeki kişinin ben olmadığımı mı farkettin dedim
sustu
öyle bir susuyordu ki hiç konuşmayacak gibiydi
-beni başkası ile aldattın da onu mu söyleyemiyorsun dedim
aynı anda bana dönüp öyle bir tokat vurdu ki
zaten sinirliydim iyice kan beynime sıçradı
tuttum kolundan
** -senin gözünde bir gram değerim varsa.ne olursun anlat. neden böyle yapıyorsun dedim
-kolumu bırak kelebek dedi
bıraktım kolunu
-ne olursun anlat. yalan da olsa bişey söyle bana. dedim
-hala anlamıyorsun yok bişey. kafam karışık sadece dedi
-bak ebru benim de bir sabrım var. bana 1 hafta bekle sonra söyliyecem.ve şu kadar bekle
henüz hazır değilim sana açıklamaya de bekleyeyim
ama susma. bana geçiştirme cevaplar verme dedim
kelimeleri yutmaya başladım bile sarhoş olduğum için
kafamda tek bir düşünce var
kelebek şu sebeten dolayı yaptım desin
geçerli olsun veya olmasın mazereti ya da gerekçesi
ebru siktir git diyecem bir daha suratına bakmayacam
-kafam karışık kelebek dedi yine
-hadi bitir de gidelim. senin uyuman lazım. belki bir daha ki konuşmamıza kadar geçen zaman
seni biraz büyütür de markete gidip hangi çikolatayı
alacağına karar veremeyen çocuklar gibi davranmaktan vazgeçersin dedim
-sen git istersen ben oturcam daha dedi
nere gidiyon amk kızı orda bırakıp. düşman bile olsa kız bırakılmaz orda
sex on the beach fantazileri kuran onlarca abaza var plajda dolanan
5 dakika civarı uzandım
-yüzün acıdı mı dedi
-hayır dedim.
-ben seni hiç aldatmadım dedi. yüzü denize dönük benim ki ise yıldızlara
-böyle düşünmen bile üzücü dedi
doğruldum olduğum yere
dizlerimle önüne yürüdüm
** -öptüm kokladım seni. seni seviyorum dedim. ellerini tuttum kalbimi sana verdiğime adın
kadar inandırdım seni.
gözlerimde aşkı gösterdim sana.bir sevgili ne yapması gerekiyorsa harfiyen uyguladım..
uçuyorsun mutluluktan. aşk a kurban olayım dedirtiyorum sana hep
tamam diyorsun. kelebek beni deli gibi seviyor
beni hiç bırakmaz bensiz yapamaza inandırıyorum seni
sonra gidiyorum. nereye gittiğimi neden gittiğimi söylemeden
senin bana ulaşmanı engelliyorum
bir süre sonra herşey normalmiş gibi karşına çıkıyorum
sen bana neden böyle yaptın kelebek ne oldu diyorsun
susuyorum hiç birşey demiyorum
kafanda ki neden sorusu git gide büyüyor
ama cevabı bilemiyorsun çünkü tek cevap bende gizli ve ben sürekli susmayı tercih ediyorum
nereye gitsen bu soru ile yaşıyorsun ama uğruna yaşadığın kişi ısrarla inatla susuyor
lütfen ebru
koy kendini benim yerime
kaldır şu elinin birisini ya el salla güle güle de sebebinle uğurla beni
ya da tut şu elimden otur konuşacaklarımız var de anlat herşeyi ne olursun dedim
biraz bana baktı
söyleyecek gibi oldu lan
tam heveslendim amk
sarıldı bana
-bilmiyorum kelebek dedi
-telefonu neden kapattın onu söyle dedim
-kimseyle görüşmek istemedim. dedi
-arkadaşların da mı kimse dedim
** -onlar alanyaya gelmişler. benden rica ettiler bizi dışarı çıkar diye. diğer alanyadan
arkadaşlar da ne zamandır çıkalım diyorlardı
ikisini de aradan çıkarmak için gittim.bi nevi mecbur olduğum için mezuniyet nasıl geçti onu
anlattılar neden gelmedin dediler. dedi
-hiç de mecbure benzemiyordun.bas baya eğleniyordun dedim
-orda somurtsam daha çok soru soracaklar.ne oldu neyin var diye.ben kimseyle konuşmak
istemiyordum. sana bile anlatmadım
anlatacak bişey de yok aslında. biraz kafam karışık o kadar. dedi
-ne yapacağımı da bilmiyorum.ne diyeceğimi de.dedim
-yakınlarım da ol bırakma beni kelebek dedi
-ben gidiyorum dedim
-nereye dedi
-sana bir şey göstermeye dedim
-ne gösterceksin dedi
-bir sevgilinin en ihtiyacı olduğu anda yanında olmamak ne demek onu göstereceğim güle
güle dedim
-gidemez sin ki dedi
-neden gidemem gaz mı veriyorsun bana dedim
-ben çok denedim.ama gidilmiyor. gidilse bile geri mutlaka geliniyor. dedi
-sen oyun peşindesin ebru. benim ne kadar sensiz kalabileceğimi denemeye kalkarsan
eski sevgililerinden bir kere gidip bir daha dönmeyen birisi olarak kalırım senin için dedim
-gidemezsin kelebek dedi
-gazına gelip gitmeyecem ebru. bitirmek istiyorsan başka yollarla açık açık söyle bunu dedi
-ben neden geri döndüm dedi
** -sen geri dönmedin ben buldum seni.ben yazdım mesajı. hapise girdim çıktım sen
istanbullarda gezerken dedim
-neden eski numaramı açtım acaba dedi
-kafamda yeterince neden sorusu varken yenilerini ekleme ebru dedim
ona dönük kaldım bunu söylerken
o da bana dönüktü
bir süre baktık birbirimize
sonra saçma sapan bir yumuşama oldu bende
gözlerimi gözlerinden alamadım bir türlü
çok denedim kırpayım diye ama
yapamadım
o da bana baktı öylece
nere gitti amk beni sinir eden ebru
neden gönlüm birden yavşadı ona
niye kan yerine titreme yayıldı tüm vücuduma
niye yaklaştım ki ona biraz daha
o neden durdurmadı başını
neden yaz günü yağmur başlamadı neden dağılmadı hiç dikkatim gözlerinden
neden nefesi içimi ılıtıyordu
aynı anda nefes alıp aynı anda nefesi tutup aynı anda dudaklarımız neden birleşti
ellerim neden durmadı ki yerinde niye tuttum sıkıca ensesinden onu öperken
o niye saçlarımı yolarcasına kendine çekti beni
neden unutuldu birden
gitmeler
konuşmamalar
boşuna beklemeler
sonuçsuz düşünceler
susmalar
fazla sürmedi ayıldık
geri çekildik
benim unuttuklarım aklıma geldi
onun da kafasının karışık olduğu
** az gittik çok geldik
sevdik sevildik
sevdiğimizden emin sevildiğimizi umduk
görünce mutlu gidince ne oldu olduk
deli gibi severken ayrıntılarda kaldık
onun ayrıntıları bana dert
benim aşkım yine bana
koşmayı bırakmadım peşinden
ne zaman koşmaktan vazgeçecek olsam arkasına dönüp hep baktı acaba geliyor mu diye
bırakamadım onu yalnız
yalnızdım çünkü
anam babam kardeşim ve onda ibaret bir hayata soyutladım kendimi
inat ettim ne olursa olsun bırakmamaya
gönüllü kölesi oldum onun
ne derse onu yapıp nasıl davranırsa ayak uydurmaya karar verdim
sıvadım kolları emret sultanım dedim resmen
-ne yapalım dedim.
-gidelim mi artık dedi
-hay hay sen nasıl istersen dedim
kalktık yürüdük onun evine doğru pek de önemli şey konuşmadan
evin altına gelince
-herşey için teşekkür ederim dedi
-iyi geceler ebru hanım. dedim
yaklaştı sarıldı yanağımdan öptü
-iyi geceler dedi
gittim yattım yarın sabah yine iş
yine çalışma yine turist
artık ebru da olağan mesajları göndermeye başladı
** yoğun mu restoran. yoruldun mu
ne zaman çıkarsın. gibi
bende hepsine sade cevaplar verdim
iki gün sonra buluşalım mı teklifini yaptı kabul ettim
kısa ve ayak üstü bir konuşma oldu
-benim evden bir an önce ayrılmam lazım. kulağında olsun.ev bulursan haber ver dedim
-tamam ama neden bir an önce diye sordum.
ama tahmin ettiğiniz gibi cevap alamadım
hani o bana kulağında olsun dedi ya.ben bunu kendime görev olarak edindim.
neden biliyor musunuz. onun gözüne girebilmek ve onun için bişey yapabilmek adına
diyeceksiniz ki olm bu karı hak etmiyor ki amk mal mısın sen
evet amk malım. onun malıyım. gözüm başka bir şey görmüyor amk
ebru nokta bitti the end
başkası yok amk
bildiğim bilmediğim tüm emlakçılara sorarak 5 6 tane seçenekle ebruya ulaştım
-beraber bakalım mı işin var mı dedi
evet vardı amk. işe gitmem lazım dı ama yok dedim
bir tanesine baktık beğenmedi.
başkasına bakmaya geçerken ben geç kalmaya başlamıştım
uzadıkça uzadı muhabbet bende sıkıldım hemde işe geç kalma korkusu başladı
-bu güzel ebru dedim
tam beğenmemiş gözükmesine rağmen
-tamam bunu tutuyoruz dedi.
400 lira kira. evde eşya sıfır.
bomboş ev
o aslında dayalı döşeli istiyordu
ben işe gittim.
ben çalışırken mesaj gönderdi
-yarın evi temizlemeye gideceğiz annemle. diye
evi temizlediler.
**bi kaç eşya aldılar
elektrik su bağlantısı
bi kaç musluk arızası hepsini giderirken bana mesaj yoluyla bilgi verdi
1 hafta da 3 kere buluştuk hep ev nasıl oldu diye konuştuk
eksikler konusunda ben elimden geldiği kadar yardım ettim
orda bulursunuz burda iyidir diye ama maddi yönden sıfır yardım edebildim
1 hafta sonunda ebru eve taşınacak hale getirdi evi.
ben çalışırken mesaj attı
-ilk misafirim annem bugün diye
-ben ne zaman hayırlı olsuna geleyim dedim
-ne zaman istersen dedi
çalışmaya devam ettim
gece mesaj geldi
-.misafirimi gönderdim diye
açık bir davet vardı
-yeni misafire hazır mısın dedim
-yorgunum dedi
-peki iyi geceler o zaman dedim
-tamam şaka yaptım gel dedi
müşterinin birisinin masada unuttuğu gülü alıp evine gittim kapıyı çaldım
önce evden bahsedeyim.
2 oda bir salon
oldukça şık iç mimari
evdeki eşyalar yeni alınmış
koltuk takımı ve yatak odası takımı alınmış
mutfakta ufak tefek eşyalar
ve salonda tv var.
geçtim içeri hayırlı olsun sağol muhabbetinden sonra
-gel sana evimi gezdireyim dedi
her yeri gezdirdi. mutfakta da
-henüz dolap almadım. lazım olur mu onu da bilmiyorum ki dedi
-boş ver ne yapacaksın dolabı dedim
-neyse sonra bakarız ona bişey içer misin dedi
nedendir bilmem ama ben kendime dolap almayı görev edindim.
götümde don yok amk. kıza dolap alacam hangi parayla
big question mark amk
biraz oturduk
** ben gideyim artık dedim
sadece tokalaşmadan ibaret bir veda ile eve gittim
iyi geceler kelebek sağol yardımların için mesajına
ne yaptım ki mesajı ile karşılık verdim
ertesi gün kalkıp işe gitmeden önce ilk olarak
bir beyaz eşya mağazasına uğradım
taksit koşullarını öğrendikten sonra beni adam yerine koyup güvenecekler taksit yapmak için
diye düşünürken
patrona gittim
yalan söyledim amk
dedim bizim evde dolap bozulmuş taksitle bir dolap almam lazım bana yardım et dedim
gel benimle dedi
tanıdığı birine götürüp kefil oldu benim adıma
ilk taksidi de kendisi verdi
ebruya mesaj atıp ne yaptığını sordum
dışardayım dedi
akşam 5 de evde olur musun dedim
muhtemelen dedi
eve servisden faydalanıp dolabı ebrunun kapısın önüne kadar çıkardık elemanlarla
abi fişi sok çalışır mı bu kuruluma gerek var mı dedim
yok abi biraz bekletin sarsıldı sonra sokun fişi çalışır dedi
onları gönderip kapıyı çaldım
kapının önüne dayadığım dolaptan ben gözükmüyorum amk
açtı kapıyı kafayı yana uzatıp beni gördü
-bu ne derken anladı ona getirdiğimi
-deli misin sen dedi
-arasıra evine geldiğimde soğuk bişey ikram edersin artık dedim
gülüşmeler sonrası ebem sikilerek dolabı biraz da sürüyerek ve ebrudan yardım alarak
mutfağa taşıdım
sik var amk adamları gönderiyon
yaz günü kan ter içinde kaldım
sarıldı bana sağol kelebek dedi
o sarılma ile
ne ödeyeceğim paraya yandım
ne de kan ter içinde kalışıma
yine oturmamı ve biraz kalmamı teklif etti ama işe gitmem gerekçesi ile durmadım
burda duş al istersen dedi ama
temiz kıyafetler olmadığı için onu da reddettim ve eve gelip üstümü değiştirdim
üstümü giyinip tekrar işe gittim
gece ben çalışırken mesaj geldi
-kelebek dolap soğutuyor. soğuk bişey içmek istersen gel dedi
-tamam çıkmaya yakın haber veririm dedim
rest. dan çıkıp dağıtılmış olan bahşiş paramdan bir miktar içecekle içki aldıktan sonra
ebrunun evine dayandım
hoş geldin dedi
içecekleri dolaba yerleştirdi
film hazırladım dedi
ama tek film değil masa da hazırdı. çerezler yaz meyveleri ve votka masada duruyordu
biraz aralıklı oturduk
film başladı
içtik
pek konuşmadık
ikinci cd yi takmak için kalktığında
daha yakın oturdu
on dakika sonra da elimi tutup omzuna attı bana yaslanarak izlemeye devam etti
film devam ediyordu dvd deki ama
ben kendi hayat filmimde başrol oyuncusu olan kendime
bir replik veremeyecek kadar suskundum
o ise ses sanatı değil görüntü sanatı yapıyordu filmimizde
başını omzuma koymalar
yerini elimi tutmalara dönüştü
film devam ederken
biz artı 18 filme başladık kendi aramızda
normalmiş gibi
sevgiliymişiz gibi
karı kocaymışız gibi gerçekleşti herşey
ebru nedenlerden bahsetmeyince mutlu gözüküyordu
ben gideyim demek
ona orospu muamelisi yapmak olacağı için
ondan komut bekledim
o duşa girdi. bunu fırsat bilip
üstümü giyindim
dışarı çıktığında giyinmiş haldeydim ki
-gidecek misin dedi
-gitmeyeyim mi dedim
-sen bilirsin dedi
ama kafasının karışık olduğuna gerçekten inanmıştım
çünkü saçma sapan bir ilişkiydi bizimkisi
fakir birisi değil ki amk ona dolap aldığıma teşekkür için benimle yatsın
eve gittim
ebruya çaktırmadığım bütün sorular kafamda artarak devam etti
neden üstüne neden biniyordu sürekli
neden böyle yaptı. şimdi neden böyle yapıyor diye
her gece evine gitmedim ama mesajlaştık
mesajlarıma tek kelime ile cevap vermeye başladı ki
bu ebrunun beni siklemediği anlamına gelir tanıyorum amk karıyı
bişey sorunca tek cevap verir
ya canı bişeye sıkkındır yada konuşmak istemiyordur
bende pek üstelemediğim için
böyle devam etti bir süre
beni evine davet etmedi tekrar
akşam iş çıkışı saatini sormadı
çıktın mı diye sormadı
bu durumda eve gelmemi istemiyor gibi gözüküyordu
bazen bende tek cevaplardan ve onun umursamamazlığından sıkıldığım için
ona mesaj yazmıyordum
mesaj yazmama sürem uzayınca nasılsın gibi ses vermemi gerektiren mesajlarla kendinde
tutmayı başardı beni
ilk maaşı alıp
amcamlara ve arkadaşlara olan borçları kapattıktan sonra
babam ve kardeşime olanları tecil ettim
ikiside paran olunca verirsin önemli değil diyerek almayacaklarını söylediler.
maaş dediğin ne ki amk osurmayla parçalanacak don
çalışmaya devam ederken
ebru yine saçmalamaya başlayıp mesajları sıklaştırdı
evine çağırdı oturduk konuştuk havadan sudan ama nedensiz
sonra yine evime gittim yatmak için
yine birgün giderken
kış yaklaşmı şimşek vakti gelmişti
yağmur bana burda kal bu gece dedi
o gece orda kalışım
sadece kalmaktan ibaret olup el tutmasına bile gidemedi
3 gün sonra yine gel dedi yine bırakmadı yine kaldım
böyle bir süre devam ettikten sonra
kıyafetler orda kalmaya başladı
kıyafetler orda yıkanmaya başladı
duşlar orda alınmaya başladı
yemekler yapmaya başladım derken oraya yerleştim gibi birşey oldu
ben tüm kazandıklarımı eve gelirken birşeyler almaya harcadım
yine sevgili moduna girdik
ebru bir büroda işe başladı
-eve gideyim ben bu gece dediğim bir gün
-bundan sonra burda kal kelebek gitme dedi
-tüm masraflara ortak olursak kabul dedim
-peki dedi
** ama sezon bitti. işsiz kaldım
cepteki para 1000 lira civarındaydı
yani yattığım kış uykusundan ayı olmama yeterli yağ yoktu cebimde
her ne kadar siktir boktan bir şekilde olsada hayallerim gerçek oluyordu amk
ebru ben ve aynı çatı
cebimdeki 1000 lira beni baya götürür sanmıştım ama
ev kirasına ortaklık
ebruya hediye almalar
onu mutlu etmek için yaptığım yemek harcamaları
tüp gaz ot bok derken
15 gün bile sürmedi paranın ömrü
evet ben yine ben fakir piçi kelebek
messinin kazandığını kazansam da yine bitecek gibiydi zaten bende bu ebruya olan gönül eli
açıklığından dolayı
iş bulmam lazımdı kışlık hemde
bomboş alanyada
işsiz o kadar genç varken
benim iş bulma ihtimalim
fenerin iki ikiyi
beşiktaşın 8 0 ı
cimbomun 6 0 ı unutması kadar zordu
ebru dert etmeden bana da belli etmiyor numarası yaparak bir süre durumu idare etti
ebrunun babasının oteline gidip çalışabilirdim aslında ama
ebru ile babasının arası bozuk gibi duruyordu
çünkü ebru annesi ile sürekli konuşmasına rağmen
babam nasıl diye sormuyordu bile
ben sorduğumda da boşver diye geçiştirdi hep
ebru da maddi desteği annesinden alıyordu
kendiside kazanıyordu zaten
bunların hepsini yazdım bir deftere
yapılan tüm masrafları yazdım
işim gücüm yoktu amk nasıl olsa
artık kafamdaki yanıtsız neden sorusu ile yaşamaya alışmış gibi gözüksemde ebru yokken
nedir ne değildir neden böyledir diye kendi kendime düşünüyordum
yazılı olarak çalışmaya başladım dersime
en baştan yazdım
konuşmaları hatırlamaya çalıştım
askerlikte ki tel konuşmalardan başlayıp
onun istanbula gelişlerini
benim ankaraya gidişimi
alanyaya gelişimizi
oynamak istediği oyunu
yaylaya gidişimi onun gelişini
yaylada olanları
ve sonrasını hatırladığım kadar yazdım
sonra tekrar tekrar okuyup aklıma gelenleri ilave ettim ki
yazdığım deftere not ilavelerinden götümün kıllarına döndü yazılar
ben bi bok bulamadım tüm bu yaptıklarına
günlerce sürdü yazmam ebrudan habersiz
tek cevabı verecek olan kişi ne o konunun açılmasını istedi
ne de aslında verilecek bir cevabın olduğunu söyledi
tüm ihtimalleri fırsat buldukça sordum
evin her tarafını aradım acaba bir ilaç mı kullanıyor hasta da ölecek mi diye ama yok
kendim gittim ben ölecem de haberim mi yok diye
şükür bende de birşey çıkmadı
ebrunun annesi ile konuştum sık sık
nedir ne değildir bişey öğrendin mi diye
onun tek bağladığı sebeb babası ile olan tartışması
eğer başka bir konu olsa şu an seninle aynı evde oturmazdı diye de destekledi kendi tezini
bende buna inandırdım kendimi
tamam dedim. bunlar babası ile bir nedenden dolayı tartıştılar bundan böyle yapıyor
tamam da amk benimle ne alakası var diye kendime sorduğum da
ulan yoksa benim yüzümden mi araları bozuldu diye düşünmedim de değil
ne olursa olsun. ebrunun babası ile bir kere daha konuşmaya karar verdim
ve oteline gittim.
ilk gidişimde bulamadım ve telefon açtım
nasılsınız iyi misiniz diye muhabbete girdim
-ooo kelebek nerdesin sen ya gel de bir tavla atalım dedi.
bi kaç soruya cevap bulurum umudu ile
ebruya haber vermeden babasının yanına gittim.
tavla oynamadık çünkü oteldeydik. zaten şakasına demişti eskileri yaad etmek için
ama konuştuk…
**beni karşılaması son derece samimi ve içtendi
bu adamın benim hakkımda kötü düşünüyor olma ihtimali bence hiç yoktu
peki ben neden gelmiştim adamın yanına sorulara yanıt bulmak için
adamın bundan haberi var mıydı yoktu
o halde adam ulan düştü kucağıma benden iş istiyor diye düşünebilir miydi evet
o zaman ne yaptım
-nasılsın kelebek dediği zaman
-iyiyim … bey ne yapayım çalışıyoruz işte dedim.
aklındaki soru işaretini kaldırdıktan sonra
otelin işleri hakkında biraz konuştuk
söylenen çayları da içtik
ebrunun kardeşinden konuştuk okulundan konuştuk
benim ailemin nasıl olduğundan konuştuk ama
bana ebru nasıl diye sormadı
ebrunun annesi herşeyi biliyor
aylardır da beraber kalıyoruz ebruyla aynı evde hiç mi duyma şansı yoktu beraber
olduğumuzu elbet biliyordu
ama bana ebruyu sormaması aralarının bozuk olduğuna işaretti
bir şekilde neler olduğunu öğrenmek için
konuya girmem gerekiyordu en azından şansımı deneyecektim
-ebru da mimar oldu sonunda dedim
-evet çok istiyordu dedi
-nasıl bir duygu ki mimar babası olmak dedim
-iyi bir duygu kelebek o mutlu olsunda benim ne hissettiğim önemli değil dedi
-mutlu galiba dedim
** -inş. dedi ve konu kapanmaya yüz tuttu hemen küllenen muhabbete odun attım
-yaylada da size ikram yapamadan gittiniz kusura bakmayın dedim
-asıl siz kusura bakmayın. ayıp ettik size. hadi sen yabancı sayılmazsın da annenlere ayıp oldu
dedi
-önemli değil de neden öyle gittiniz ki dedim
-ebru anlatmadı mı dedi
-hayır dedim
-o zaman benim anlatmam yakışık almaz dedi
off amk yaa harbiden off artık amk
baba kız aynı bunlar amk
damara girdim
-annemler çok üzüldü. oğlum acaba yanlış bişey mi yaptık diye dedim
-onlarla hiç alakası yok kelebek dedi
-o zaman ben özür dilerim dedim
-orda dur kelebek seninle hiç alakası yok olayın. sakın üstüne alınma bu konuyu dedi
-çok özel değilse sorabilir miyim sebebini dedim
-ailevi bir mesele kelebek ama inan seninle bir alakası yok dedi
-demek ben hiç öğrenemeyeceğim bunun sebebini dedim
-öyle büyütülecek bişey değil zaten boşver unut gitsin.biz hallettik kendi aramızda dedi
-iyi peki dedim daha nasıl gideyim amk adamın üstüne yakasından tutup anlat mı diyeyim
sözlünü konuşturamıyorsun benden ne istiyorsun demez mi amk içinden
kayda değmez üç beş daha geyik yaptıktan sonra iyi bir şekilde uğurladı beni
yine uğra tavlada rakip kalmadı senden başka diye takıldıktan sonra
yine cevapsız eve döndüm
ebruya yemek yaptım
** geldi beraber yedik gezdik tozduk 3 gün daha herşey çok güzel geçmekteydi ki keşke
cuma pazarına gittim
pazardan bi kaç meyve sebze alıp yemek yapmak üzere eve gittim
kapıyı açmaya yeltendim ama kilitliydi içerde bırakılmıştı yani anahtar
kapıyı çaldım biraz bekledim
açılmadı
mesaj geldi telefonuma
-git kelebek yazıyordu
aklıma ilk gelen eve erkek mi attı amk benden başka diye sinirlendim
bu gerginleştirdi beni
telefon açtım ona
meşgule aldı
tekrar aradım
yine meşgule aldı
daha da sinirlenerek yine aradım ama yine aynı sonuç
-kapıyı aç neden gitmem gerektiğini açıkla ondan sonra gideyim dedim
-babamın yanına neden gittin dedi
-konuşmak için dedim
-tamam git o zaman gelme bir daha dedi
-kapıyı aç dedim
bekledim açmadı
kapıyı hızlı hızlı vurdum aç kapıyı diye
yine açmadı
-kim var içerde ebru dedim
çok geçmeden kapıyı açtı
-gir kendin bak tatmin ol kimse olmadığına sonra git kelebek dedi
** bi kaç adım attım içeri elimde sebze meyve pazar malları
daha fazla girsem kendimi rezil etcem belli amk içerde kimse olmadığı
ona döndüm
-şimdi söyle dedim
-git dedi
-neden dedim
-sorma dedi
bana aşırı sinirli olduğu belliydi
babasının yanına gitmeme bu kadar kızması garip geldi bana
-babanın yanına gittim diye mi kızdın dedim
sessiz kaldı
sinir bastı beni zor tutuyorum dövecem ama anasının babasının hatırı var amk
-anlat ebru yoksa bir yere gitmem dedim
-ben giderim o zaman dedi
-tuttum kolundan bir yere gidemezsin. anlat ondan sonra gitmezsem şerefsizim dedim
sustu
-anlat ebru dedim
-ben sana kaç kez daha diyeceğim anlatacak birşey yok diye. kafam karışıktı uzaklaşmam
gerekti herşeyden biraz.ama sen anlamıyorsun
annemin yanına gittin hadi tamam ama babamı neden karıştırıyorsun. bana güvenmiyorsan git
kelebek dedi
-dünyadaki tüm sevdiklerim üzerine yemin ederim ki hata bende ebru. sana çok inandırdım
sensiz yaşayamayacağımı. dedim sebzeleri bıraktım
daha kapı eşiğine gelmeden damlalar yerlere dökülmeye başladı bile
kapıyı da açık bırakıp gittim
5 günü ne siz sorun ne ben söyleyeyim
uyuyamamalar
sinirden duvarları yumruklamalar
** bir türlü gelmeyen mesaja isyan olarak telefonu fırlatmalar ama peşinden
olm ya yazarsa umudu ile sike sike parçalanmaması için dua etmeler
gidip telefonu birleştirmeler
anneme durumu çaktırmamaya çalışmanın masterı
yemekten iştah kapanması
sudan mide bulantısı
marketin veresiyesine yazdırılan onlarca bira sigara
kimseyi siklememeler
herkesin amk mantığının hayat felsefesi olarak hemencecik benimsenmesi
aşkın hiç dokunulmayı akıl edilmemiş en ücra köşerine içten küfürler
ne yarrak yiyecem lan şimdi ben sorusunun, neden sorusundan daha ağır basmaya başlaması
oturup hareketsiz düşünmekten boyun bel göt tutulmaları karıncalanmalar
kalb sebeb göhüs ağrısı üçgeni
yürümek istemeyen bacaklar
konuşmak istemeyen dudaklara sağdan soldan ne oldu lan sana tepkileri
bişeyim yok yalanları
ölmeye yakın olup değer mi sorusuna verilmiş iki şıktan elin evetle hayır arasında sürekli
gidip gelmesine
gelen bir telefon son verdi
ebrunun annesi
-kelebek nasılsın. müsait misin dedi
merak ne oldu acaba düşüncesinin telefona cevabı.lan ebruya bişey mi oldu acaba korkusu ile
verilen cevap
-iyi..yim siz nasılsınız
-nerdesin seninle konuşmam lazım
içe düşen kurdun konuşmamız lafını dolunay olarak algılayıp iyice büyüyüp vahşileşmesi
-ne oldu kötü bişey mi var dedim
** -yok yok gel eve ebrunun babası da var konuşalım bi dedi
ebrunun babası da var demesi. daha da korkuttu beni
ama tamam deyip hemen onların evine gittim
içerde ebru da mı var acaba diye tedirgin iken
onun olmadığını görüp
beni hoş karşılamarı hoşl geldin ile içeri buyur etmelerinden sonra derin bir nefes alıp onları
dinleyemeye başladım
sadece annesi konuştu
-şimdi kelebek iyi dinle
ben ebrunun annesiyim. onunla her konuda konuştuğumuzu sana daha önce söylemiştim.
bi kaç kez aradım ve sesinden birşeyler olduğunu anladım. yanına gittim. ayrıldığınızı
anlattı.ve ayrılık sebebi olarak da
senin babasının yanına gitmene kızmış olduğunu söyledi. burda tüm hata bana ait. çünkü
ebrunun babası yanına geldiğini bana söyledi
bende bunu bi kaç gün sonra yani sizin ayrıldığınız gün ebruya söyledim. bana birşey demedi
tepki göstermedi o yüzden sana kızdığını da anlayamadım
yoksa seni arar haber verirdim zaten. babası ile konuşmuyorlar. babsına kızgın babası da ona
kızgın.ben ne yaptıysam barıştıramadım ama
babasını en sonunda kandırdım.bi şekilde onun yüzünden ayrıldığınızı düşündüğü için bana
yardım etmeye söz verdi dedi
-ne sözü dedim
-bizim oğlanın doğum günü var 5 gün sonra oğlanla konuştum. ebruyu arayacak abla kız
arkadaşımla kutlamak istiyorum başbaşa bana yardım et diyecek
yardım konusu olarak da ebrudan yemek yapmasını sonra da yalnız bırakmalarını isteyecek
ama ebru evdeyken
hep beraber gideceğiz. ebrunun babası seni kendisinin çağırdığını ve sadece konuştuğunuzu
söyleyecek. dedi.
-ebru neden kızdı ki benim babasının yanına gitmeme dedim
-senin otelde çalışmanı istemiyor daha fazla sorma anla işte dedi
-ama ben iş istemek için gitmedim ki dedim
-çalışmadığını ben biliyordum.ben bilince babası da öğrendi tabi ki.yani çalışmadığın halde
çalışıyorum dediğinde iş için gelmediğini anlamış zaten dedi
-ben bu planda yokum dedim
-neden dediler
-bana daha çok kızar. babasıyla konuştuğuma kızdı sizinle konuştuğuma bile kızdı.
sebebini bilmediğim bir sürü şey oldu. bunları bilmeden hareket etmek istemiyorum. kusura
bakmayın dedim
sonra bana bir sebeb söylediler panpalar ama bana hiç inandırıcı gelmedi..
*ebrunun babası ebruya yurtdışı ek eğitimi ne sikimse artık ona gitmesi için baskı yapmış
ebru da kabul etmiş ama kayıt olmamış. başvuru yapmamış. ebrunun babası işleri hallettin mi
diye her soruşunda evet baba halletim demiş
babası bunu yapmadığını öğrenince sinirlenmiş karısını da yanına alıp basmışlar gelmişler
yaylaya.
inandırıcı gelmemesinin sebebi bu benden saklanacak bir durum değil.
ama bu bana uygun bir dille anlatılabilecek bişey ki ben ebrunun okuluna herzaman benden
daha fazla değer vermesi gerektiğini
bir gün benimle ilişkisinin bitme ihtimali olduğunu ama okulunun onun hayatında sürekli bir
dönüm noktası kalacağını defalarca söyledim.
kayıt tarihleri ne zamandı??
babası neden bunu yayla başında tartıştı ki ebruyla??
konu bu olsa bile ebru neden bana öyle davrandı?? neden benden uzaklaşmak istedi
telefonu neden kapattı
neden istanbula gitti.
benim aklıma gelen tek şey
ailesi iyi bir plan yapmıştı. ebrunun kardeşinin doğum günü
babasını kullanarak beni onunla barıştırma girişimi
bir aile kızlarının mutluluğu için herşeyi yapmaz mı yapar elbet
herşey yapılabileceği için anlattıkları sebebte kurgu gibi geldi bana
bir de şu var ben onlara ben bu planda yokum deyince son koz olarak bu yalanı da düşünüp
bana sunmuş da olabilirlerdi.
yoksa ebru benimle artık daha fazla ayrı kalmak istemediği için babasına karşı gelip okulun
yüksek lisansı için yurtdışına gitmeyip benimle mi
kalmayı tercih etmişti.
eh amk öyleyse niye benimle kalmadı neden gitti
hep aynı sorular
ebru konuşmadan bi sikim öğrenemeyeceğimiz kesinleşti
bu olay olsa bile başka bir nedeni daha olmalıydı ebrunun bana yaptıklarının
**birden bu teklif karşısında ne yapacağımı bilemedim. iyice paranoyaklaştım
neden ailesi kızıyla beni bu kadar barıştırmak istesin
neden babası kızına o kadar kızgın iken sırf benim için bunları yapsın ki
ulan piyango vurduda haberim yok desen
piyango bileti alacak para yok amk
sesim güzelde bir yerde şarkı söylerken birisi duydu ilerde beni sanatçı yapacak desen
popstar ilk turunda dalga geçilerek elenen sanatçı bile tarkan kalır amk yanımda
tedirginlik oluştuğu için
-ben size haber veririm. dedim
biraz daha ikna etmeye çalıştılar
baktım ısrarcılar
-tamam bakarız dedim.
zorla götürecek değiller ya amk
kafamdaki sorular arkadan müdahale ile yerde bıraktı beni
ebrunun annesi ve babası sağlık ekibi olarak sedyeyle beni ebruya götürmek istedi
aslında tedavimi yapabilecek tek kişi de ebruydu gitmem lazımdı
en azından aşk ın sahasına geri dönebilecek miydim buna ebru karar verecekti
saha kenarına gelmeden beni değiştirin de diyebilirdim.
sakatım ama devam edebilirim de diyebilirdim
ki ne bok yiyeceğimi bilememekteydim
evet gittim
ayrılık acısının yerini bu düşünceler aldı
ihtimaller üzerinde duruyordum
** hep evde durmak sıkıcı gelip düşünmemi engellediği için biraz çıkıp dolaşarak
rahatlamaya çalıştım
bir kızla buluşmaya gitmeden önce kafanızda cümleler kurarsınız ona söylemek üzere
ayna karşısına geçer tekrar edersiniz kırmızı suratsız söyleme pratiğidir aslında
ben nasıl bir suratla ebrunun karşısına çıkacağımı bile bilmiyordum
yalvaran gözlerle mi
sikimde bile olmaz ister affet istersen etme triplerinde mi
ne olursa olsun ebruya söyleyecek laflarım bitmemişti
her ne kadar kapıdan siktir edildiğim için
amk ben niye kapısına gidiyorum o bana gelsin kovulan yere gidilir mi diye düşünsemde
o amk soruları ve aradığım sebebler yüzünden gitmeye karar verdim
ne olur amk en fazla bir kere daha siktir eder
siktir ederse
onu deli gibi seven kalbimi karşıma oturtur
*bak olm yıllardır deniyorum olmuyor. kaç kere kovdu beni senin hatrına tekrar tekrar gittim.
ama olmuyor amk gel sende vazgeç şu ebrudan diye kandırabilirdim en azından
gönül ne kadar laf dinler bilinmez di ama en azında umutlarını azaltırdım
ama ön çalışma yapmam lazımdı
bunun için ona denecek laflar hazırlamam lazımdı
ilkokulda kürsüde şiir okuyacak öğrenci gibi hazırlandım ağzımdan çıkacak her mısraya
ve 5i gün geldi
ebrunun biladerinin doğum günü
ebrunun annesinden telefon geldi ve bana durumu anlattı



42



** *ebru kabul etmiş
kardeşine kız arkadaşına sürpriz için yemek yapıp daha sonra onları yalnız bırakmayı
biz de yemek yapmaya başladıktan sonra eve gidicez hep beraber
durumlar anlatılacak ve ben sessiz kalacam
sonra kaldır elleri dua et affetsin diye
aynen öyle oldu
gittik eve hazır kıta bekledik
ben tırnaklarımı yiyerek izleyen taraftar onlar çekirdek çıtlayanlardan
ne rahatlar amk
kapı açıldı
ilk karşılaştığı annesi
bana pek de şaşırmış görünmeyen bir surat göründü bana ve babasına bakınca
daha da gerildim
annesi ile biraz konuştular duyulmaz bir şekilde
sonra ebru içeri girdi annesi ile birlikte
biz wc önünde karı bekleyen saplar gibi kaldık kapıda
annesi çıktı kapıya
gelin dedi
besmele içerdeyiz
baba lafa girdi
-kızım kelebeği ben çağırdım konuşmak için o gelmedi dedi.
sessiz kaldı bir an bana baktı yüzündeki ciddiyet olumsuzlaşmaya başladı naciddi bir şekilde
-doğru mu kelebek dedi
** -sen neye inanırsan takdir senin dedim
ortada kurmaca bişeyler kokusu aldım beyler
kapıdan siktir eden bir kız o kadar çabuk yumuşamazdı amk
aklıma ilk gelen ihtimal
bu ebrunun kafasının karışıklığı geçmedi
bi sebeb arıyordu beni siktir etmek için
benim babasına gitmemi mazaret gösterek siktir etti
sonra baktı ki canı yanıyor ayrılığa
bir süre sonra yine siktir etmek üzere barışma oyunu düzenliyorlar
annesi ve babasından yardım aldı
belki sadece annesi ile kurdu bunları
vay amk ne paranoya ne paranoya ebru ne hala getirdi beni amk
-neyse kardeşimin hatırına dedi ebru gerisini getirmedi
amk affediyor da bakalım ben affedecek miyim
ortadaki gariplikler devam etti
zaten ebrunun kardeşinin doğum günüydü amk. neden doğum günü olan birisi sürpriz yapsın
ki kız arkadaşına sürprizi kızın yapması lazım
iyice tırsmaya başladım
-bana müsade bi lavaboya gideyim dedim
amacım sakin kafayla biraz düşünmek
kalktım odadan lavaboya giderken mutfağa göz attım ama hiç bir hazırlık yapılmamıştı
yemek hazırlığı yapması gerekmiyor muydu ebrunun
neyse daha başlamamıştır diye siklemedim geçtim wc ye
bi de sigara yaktım oturdum amk
ne düşüneceğimi bile bilmediğim için
amk sigarası seni de bırakacam diye kendime kızıyordum ki
ses geldi dışardan
** -kelebek orda mısın diye
kulaklarımın analizine göre ebruda geliyordu
-evet dedim
-tamam bekliyorum dışarda dedi
ben nerden bileyim amk o lavaboya girecek sandım
sifonu numaradan çektim
çıktım dışarı
-konuşabilir miyiz dedi
-buyur dedim
-dışarı çıkalım burda olmaz dedi
-tamam babanlarla biraz oturalım gideriz dedim
-babanlara ayıp olur biraz oturalım en azından izin alalım dedim
-peki dedi
içeri geçtik bizde oturduk.biz içeri geçince ebrunun annesi ile babası konuşuyordu
sessizce oturduk
-ee nasılsınız dedi annesi
-hadi yemeğe çıkalım hep beraber dedi kimse ses çıkarmayınca
hadi hazırlan ebru dendi.
-nereye gitcez dedim ben
-gider hep beraber biyere gider yeriz dedi annesi
-biz kelebekle gidecez anne konuşmamız lazım biraz dedi
-tamam biz gidelim o zaman dedi kaldırdı kocasını hadi herif dedi gittiler amk
ebru ile kaldık
bizim o evde kalmamız lazımdı.o evde ebrunun kardeşine doğum günü yapılıyor olması
lazımdı ama ortada hiç bir belirti yok doğum gününe dair.
belki piçonun bile durumdan haberi yok amk
ben bunları düşündüğüm için pek de ebrunun beni affetmesine aldırmıyordum
zaten kovduğu ve sebebini söylemediği için kızgındım ona
** -nasılsın dedi
-sus ebru dedim
-ne oldu dedi
-ağzında ilk çıkacak cümle çünkü ile başlasın neden sorularıma dedim.(hazırlandık amk o
kadar)
-pek sevinmedin herhalde burda olmaya dedi
ayağa kalktım
-cümleyi anlamamış olmana veriyorum ve tekrar ediyorum ilk kelimen çünkü olsun sonra
gerisini getir dedim
-kelebek dedi
-değişen bişey olmayacak kendine iyi bak ebru dedim
kapının eşiğine kadar geldim.se çıkarmadı amk çıkıp gitsem gittim yani
oturdum kapı eşiğine
yanıma kadar geldi dikildi başıma
iki elimi de havaya kaldırdım yanlara doğru biraz açık bir şekilde
-ebru beni burda iki şey kaldırır.
birisi senin kelebek çünkü ile başlayıp sebebleri anlatarak beni inadırman
diğeri de yalnızlığın hadi kelebek gidelim diye beni kandırması
-demek 10 günde gitmek bu kadar kolaylaştı sana dedi
sinirlendim haliyle ama çaktırmadım
madem gitmek farz oldu az içimi dökeyim dedim
o kadar çalıştım amk dersime.
** -başımın en rahat yastığıydın
ellerimin en sıcak cebi
gözlerimin en güzel manzarası
ayaklarımın gidilmesi en kolay eniş yolu
gönlümün en huzurlu ağaç gölgesi
hatun kişiler arasından anamdan sonra tek güvenilesi
dost çevremi uğruna salladığım
hayal defterime resmini tek yağıştırdığım
senin deli demenle delilikten zevk aldıran
sırf seni güldürebilmek için tüm palyaço kıyafetlerini bedenime utanmadan giyebildiğimdin
eksik vitaminmişsin seninle doydu ruhum gıdalarına
yaptığım herşeye değer.
uğruna yapamadıklarıma pişmanlığıma
bazı duyguları öğreten en dikkatli dinlediğim hocama
yani sana yalvarıyorum
şimdi ne gidebildiğim ne de kalabildiğim oldun
gidecek olsam adresimi kaybettirdin gönlümün
kalacak olsam elimden tutmuyorsun.
hadi elim soğuk kalsın ışıkları bile açmıyorsun umudumun
ne kalabileceğime güvenim kaldı
ne de hiç gitme diyeceğine
kal dersen serinliyor kalbim seviniyorum ama
ne kadar sürer ki bu diye sorunca yine dardayım
ne yapıyorum ne ediyorum
seni sevmekten vazgeçemiyorum
ama her gidenin sevgisi bitti de mi gitti sanki
hadi gidelim yalnızlık sen haklıymışsın.. dedim(dışa doğru ayağa kalkarak)
kapının dışında kaldım oda içerden öylece bana bakıyordu
-bir son söz bekliyorsan seni seviyorum. hadi eyvallah dedim
** döndüm bi kaç adım attım
merdiven basamaklarına geldim
-dur konuşalım biraz dedi
geri dönüp ona baktım
-cümlenin başında ”çünkü”olmayan hiç bir sözün beni durduramaz dedim
-çünkü seni seviyorum gerizekalı dedi
hakaten gerizekalımıydım amk anlamdığım yada beni gerizekalı yapan şey neydi ki.yine
neden yine neden yine neden hep aynı soru
-gerizekalıdan sonra ki nokta değil virgüldü devam et cümlene dedim
-bişey yok kelebek dedi
delirme aşamasına geldim
yanına çıktım yine
-hiç vicdan yok mu sende. nasıl bir değerdir senin sevdiklerine verdiğin. hiç mi acımıyorsun
bana. kafayı yiyorum umrunda değil
ya susuyorsun yada bişey yok diyorsun. keyfinden mi kapattın telefonunu yayladan dönünce
neden günlerce umrunda olmadım
görmedin mi peşinden koştuğumu
neyin oyunundasın hala amacın ne
şu kuralları anlat bende bileyim ona göre oynayayım. kafana esiyor git diyorsun.
kafana esiyor bana kendin geliyorsun.
şu nedeni anlat artık dedim
-neden filan yok kelebek kafam karışıktı dedi
sinirimden dolayı işi piçliğe vurdum
-ahh dur bi dakika kafamda bir ağrı var karışıyor mu ne?neyse şimdi gideyim senden de
kafama eserse geri gelirim. dedim
-ya dur gitme dedi. çocuk nazı ile
-son kez soruyorum ebru dedim
-git o zaman gitmek için bahane arıyorsun zaten dedi
-ulan siktir ettin yine kapına dilenci oldum hala bahaneden bahsediyorsun.ne halin varsa gör
dedim
gittim o da ses çıkaramadı arkamdan
** iyi mi yaptım kötü yaptım bir türlü bilemedim amk
gole giden rakip oyuncuyu kırmızı kart göreceğini bile bile yere indirmekti benim ki
dedim ne olursa olsun amk
aşk bundan sonra 10 kişi devam etsin mücadeleye
ben yalnızlığın yedek kulubesinde otururum
eve gidemedim
denize gidemedim
bi yere gidemedim ki
kafaya iyice taktım tüm bunlar kurguydu amk ebru tarafından yapılan
paso bunu nasıl anlayabilirim diye düşündüm
ilk denemeyi anneme yaptım
soru şu
-anne ebru yaylada iken pazartesi günü sabah kaçta kalktı dedim
-erkenden kalktı oğlum dedi
burdan bir sonuca vardım. otobüsçü ile ailesine haber gönderip onları çağırtmış olabilirdi
indim çarşıya köy dolmuşlarının beklediği yere gittim
bizim köyün kini bulup
-ebru sana bişey dedi mi.birine iletmek üzere not verdi mi yada telefon açmanı söyledi mi
dedim
-ne diyon kelebek görmedim ben onu yaylaya çıktıktan sonra dedi
birinci tez yanlış çıktı
yılmadım
oteldeki elemanı aradım
-ebru hiç otele geldi mi kışın dedim
-2 3 defa geldi dedi
burda bişeylerin dönüyor olduğunu farkettim
babası ile arası açık değilmiydi amk neden otele gitsin ki
-ne zaman geldi dedim
-nerden bileyim olm geldi işte dedi
-babası ile görüştü mü dedim
-tam bilmiyorum ama görüştü galiba dedi
-olm kesin bişey söyle dedim
-kelebek hasta mısın olm sen nerden bileyim kızla babasını mı takip ediyorum. otele geldiğini
gördüm. bara gelmedi. restoranda yemek de yemedi demek ki babasının yanına gelmiştir
hem neden gelmesin ki dedi
evet lan evet amk kafayı yiyordum.ruh hastası oldum iyice bunları düşünmekten.
keşke bana kelebek seni başkası ile aldattım
seni sevmiyorum artık
senden kurtulmayı deniyordum
ne bilim işte amk bilindik bir ayrılık sebebi söyleseydi de
bi kaç zaman sadece üzülüp hata bendeyse kendime sövüp
hata ondaysa vay amk orospusu diye onu bir süre andıktan sonra
başkalarında acımı dindirmeye çalışsaydım
sevebilir miydim ki başkasını
ulan birine aşkı doğru düzgün yaşatamadım
diğer kızları da mundar eder miydim ki acaba
**gerçek yalnızlığın ilk günlerinde ki beyin amcıklaması
şiddetli ağrılara sebeb oldu
ayrılığı tek başıma yaşamam gerekiyordu
çünkü birisine anlatsam
olm siktir et amk başkasını bulursun
kaderinde bu farmış takma kafana
boş ver amk seni haketmemiş gibi teselli lafları edeceklerdi
amk bunları bende biliyorum zaten ayrıca bunlar bana teselli değil daha çok acı verirdi
bir yakın arkadaşıma veya aile bireyine
böyle böyle oldu diye durumu anlatsam
ne zaman dalgın düşünüyor şekilde görsem o konuyu açacaklar ve daha çok acı çekecektim
madem bu ayrılık acısı beni sikecek
en azından perdeyi örteyim de başkası görmesin bu sikişi diye
elim kolum bağlı çekildim eve
ne yemekde gözüm oldu ne içecekte
her ne kadar saklamaya çalışsam da 24 senedir beni tanıyan anneme durumu çaktırmamam
imkansızdı
kardeşim de en büyük panpam olduğu için evden çıkmayan ben kelebeğe pencereleri açmaya
çalıştılar belki kendiliğimden uçarım diye
kardeşim belki de bana ömrünün en büyük kıyağını ben ne bok yiyeceğimi bilemediğim
zamanda yaptı
bana ps2 getirdi içinde de bilindik futbol oyunu
evde olduğu zamanlar karşılıklı oynadık
olmadığı zamanlar 2040 yılına kadar getirdim ligi hemde en uzun maç süresini seçerek
zaten beş parasız olduğum için içkiye verecek para yoktu
bilader de arasıra sigara getirirdi kendisi içmediği halde
** pakette kalan sigarayı zaman dilimine bölüp iyice azaldığı zamanlarda yarısına kadar içip
tekrar yakarak içtiğim çok oldu
ebruya kızgın olduğum için ayrılık acısı farklı boyutlarda sikiyordu beni
kendimi kontrol etmekte en zorlandığım şey ebruya gitmekti
aslında gitmekle gitmemek arasındaydım
gitmekten korkmama sebeb onu başkası ile görmek ve
ulan bu muydu bende sakladığın deyip
ebruyu türkiyedeki kadın erkek eşitliğini 100 yıl geriye götürecek şekilde dövmekten
korkmamdı
gitmesem de ne bok yiyor bu ebru şimdi
acaba o da üzülüyor mu yoksa ayrılık sikinde bile değil mi?
ne kadar düşünürsem kafamdaki soru işaretleri kadar çoğaldığı için bunalıma kadar gitti iş
kendimi çok durdurdum
defalarca kendimi odaya kilitleyip anahtarı pencereden aşşağı attım gitmeyeyim ebrunun
yanına diye
kapıları tekmeledim
mesaj geldi.. heyecanla baktım.. türkcell
telefon çaldı.. ekrana baktım.. bizimkilerden biri.. evde o var mı bu var mı
kapı çalındı gözlerimi kapatarak açtım kapıyı ama her açışımda buruk bir şekilde odama
döndüm
ne yaptım ne ettim aklımdan çıkaramadım onu
iyice insanlıktan çıkmaya başladım
asosyalin en önde gideni oldum
utanmasam sıçmaya bile çıkmayacaktım
2 ay civarı geçti böyle
babam bir gün kapıyı çaldı
-naber paşam dedi
-iyi baba dedim
-traş ol üstünü değiştir bekliyorum dedi
-nereye baba dedim
-çabuk ol dedi. kızgın değildi zaten sakin bir insandı
babam yan odaya geçti annem geldi
** belli ki işbirliği yapmışlar
-ne oldu anne nereye gidicez dedim
-iş bulmuş sana baban dedi
-ne işi anne dedim
-oğlum söz vermiş.git bi kaç gün çalış sonra bırakırsın üzme babanı dedi
biraz burun kıvırsamda tamam dedim
pederle bir markete gittik
babamın bir arkadaşının marketi
oğlu askere gitmeden önce beraber çalışıyorlarmış
gittikten sonra uzun süre tek kalmış adam
bi kaç eleman bulmuş ama parasını çalmışlar kasadan hep
babamında ağzından benim oğlan çalışır demiş
marketçi ile tanıştık
adam on numara adam o iyilikle holdingler hakediyor
adam bana ilk günden şunları anlattı
-sigaranı bana sormadan al.canının istediğini al ye.eve gidince de şunu yerim diye aklında
kalanları da poşete doldur götür evde ye
para kazanmayayım sorun değil ama bu dükkan benim oğlan askerden gelinceye kadar
kapanmasın.ben her zaman burda duramam.
geceleri geç yatıyormuşsun zaten ben sabah açarım uyandığın zaman da sen gelirsin gece de
sen kapatırsın. anlaştık mı dedi
-tamam dedim
-iyi hadi sana kolay gelsin dedi.
bıraktı gitti adam.tek başıma kaldım
fiyatlarda sorun yoktu çünkü herşeyin fiyatını yazmış önüne
biraz baktım sağa sola derken müşteriler gelmeye başladı alıştım gittim işe
cep para görmeye başladı
** -anneme ben yapamıyorum bırakayım işi dedim
-en yakınında ki asıl bırakması gereken kişinin mücadelesine yakışır mı senin bu kadar kolay
pes etmen dedi((kendisi)
sırf onun için devam ettim çalışmaya
boş boş dururken ebruyu düşüneceğimi bildiğimden
orayı sil burayı paspasla dolap doldur
derken hep kendime bir meşgale buldum
inatla çarşıya gitmedim ebruyu görebileceğim yerlere
param olmasına rağmen telefona hiç kontur almadım dayanamam mesaj atarım diye
yaz sezonu geldi
çok daha iyi maaşla başka bir yerde iş bulabilirdim ama
huzurumdan dolayı aramadım bile başka iş
yavaş yavaş acım azalıyordu
arasıra dalıp gözümdeki yaşları silerken ayılıyordum
derin derin nefes alıp
sessiz sessiz offfffff offfff çekerek
ama o kadarına bile razıydım ilk zamanlardaki halime nazaran
markette de ufak tefek arkadaşlar edinmeye başladım
mahalle sakinleri ile yavaş yavaş makara yapmaya başlarken
1 tane kız da tüm alışveriş sorumluluğunu üstlenip alışverişe aileden başka hiç bir bireyi
göndermiyor gibiydi
utanarak teşekkür etmeler
gözüme bakamadan iyi geceler dilemeler
ihtiyacı olmayan şeyleri almaya geliyor süsü verip beni görmeye gelmeler
başka bir müsteri varken o gidinceye kadar kasaya gelmemeler
şimdi düşünüyorum da keşke ona adını sorsaydım
şimdi belki de evimde beni bekleyen eşim olacaktı
onun bu mahsum halleri beni bile utandırıyordu
** ondan etkilendiğimden değil de onun doğallığına ayak uyduramadığım için kendimden
utancımdandı belki de
ebru bana hiç öyle bakmadı amk
ama o kıza da ayak diredim. sonra götleri başları oynuyor çilenin en kralını çektiriyorlar diye
sadece müşteri kaldı gözümde
1 mayıs da doğum günümde bir mesaj bekledim sadece
gelmedi
o gelmeyen mesaj inadımdan serbest bıraktı beni
insan herşey iyi olsun istiyor doğum gününde
olmayınca bir eksiklik oluyor
içesi geliyor dağıtası geliyor
çarşıya gittim 12 den sonra 2 mayısa girince
biraları aldım doldurdum poşete
ebruyla iskeledeki yerimize gittim
hep bir umudum oldu içimde
hani belki gelir diye
gittiğimde görmediğimde anladım boşa olduğunu umutlarımın
içtikçe içtim
bokunu çıkaracağımı bildiğim için diskolar tarafına ve eğlence mekanlarına gitmedim
ebruyu görsem dövecek kadar sinirliydim çünkü
ama bokunu çıkaran gençler yan tarafıma geldi
oturdular sağa sola
küfürler gırla kendi aralarında
benim daha gözümdeki yaşları kurumamış ağlamaktan
çatacak birisini arıyorum zaten
resmen kaşınıyorum amk
bana bişey demelerini bekledim sadece
baktım demediler
-sessiz olun lan biraz dedim
5 kişiler
** dinlenerek dövseler 5 gün ben onlara bi kere vuramadan döverler
sessiz kaldılar ne oluyor lan diye birbirlerine baktılar
hadi dövelim şu amk yavşağını dese birisi diğerler neden olmasın diyecek kadar hazır
uymadılar bana ama konuşmaya da devam ettiler
gerginlikten dolayı kahkahaları azaldı ama benim kaşıntı azalmadı
-ha şöyle adam olun dedim
ve hayatımın panpası ile tanıştım
-lan olm siktir edin telefonla konuşuyor herhalde dedi
-yok dedim size söylüyorum dedim
-bi yanlışlık var sizli bizli konuşuyor bu kibar beyefendi dedi
-kaşınmayın sessizçe yeyin ne bok yiyecekseniz dedim
-tek olsam sessizce kaçardım götüm yemez sana sataşmaya ama ben sende ki götü merak
ediyorum 5 kişiye açtın bilmiyorum farkında mısın dedi
diğerleri de muhabbeti dinliyor
-benim ki ne kadar açıksa sizin ki de açık dedim
bunları diyorum ama ne kadar dayak yerim çok acıtır mı diye de tırsmaya hafiften başladım
-gelin lan bi dövelim adet yerini bulsun kaşınıyor bu amcık dedi
başka bir arkadaşı
-hadi olm siktir et gidelim. uyuşturucu almış herhalde bu dedi
-korkmayın amk makara yapalım biraz dedi
ayağa kalktım
-sen kimle makara yapıyon lan dedim
uzun zamandır ayağa kalkmadığım için ayakta kalmakta da zorluk çekiyordum
iki eliyle ittirdi yaklaşmayayım diye diğerleri de iyice yaklaştı
ben onu ittirmeye çalışırken o daha güçlü ittirdi
yere düşerken başımın arkası bankın köşesine çarptı ve açıldı
kanamaya başladı
onlar ayağa kalkmamı beklerken
ben olduğum yere kendi yatağımmış gibi uzandım
** başım dönüyor
kanın saçlarımın arasından süzüldüğünü farkediyorum
ama esas süzülme gözümden yanaklarıma doğru gözyaşlarımla
beni ittirene değil ebruya kızgınım
kendime kızgınım sinirden ağlıyorum
onlarda kendi aralarında konuşuyor hadi gidelim diye
beni ittiren
-olm sarhoş bu kanı hızlı akar hastaneye götürelim dikiş atsınlar bişey olur başımız belaya
girer amk gibi şeyler söylüyor
ben ayılmaya başladığımda iğnenin iğrenç bir ses çıkararak kafa derimden geçtiğini hissettim
3 dikiş atıldı
doktor işini bitirdiğinde yanımda beni ittiren şimdi ki panpam vardı
-nasılsın dedi
-seni sikicem olm dedim
-ayıl ondan sonra sik sabaha kadar kafana dikiş mi attırayım dedi
herif piç amk laf yetiştirilmiyor
-bi siktir git dedim
t shirtü verdi benim kan içinde kendinin ki de kanlanmış
beni eve bıraktı taksiyle
sonra eve gelmiş çalıştığım marketi bulmuş
bana bir t shirt getirmiş hediye olarak
arasıra geceleri geldi
oturduk
ben de ona tshit aldım bi tane
-amk biz sana bu kadar adi mi aldık. giymem ben bunu diye makara yaptı.
ben ebrudan bahsetmeden konuştum onunla
o da ne kadar yaptığı piçlik varsa anlattı
ne yaptı ne ettiyse beni dışarı çıkaramadı içmek için
bilmiyordu ki ebruyu görmekten korktuğumu
ağustos sonuna kadar markette çalışırken oğlu askerden geldi marketçinin
bana çalışmaya devam et dediler
**bir gece panpa geldi
-hadi gidiyoruz dedi
-nereye dedim
-gel amk içecez dedi
olm etme eyleme ben sevmem bar filan desemde zorla götürdü
iki erkek masaya oturduk
içkileri söyledik türkü barda
biz içerken iki tane kız geldi
benim panpanın arkadaşları
bi tanesi çıktığı diğeri de onun arkadaşı
ben zaten ebru bir yerden çıkar diye gergindim
kızlar da yanımıza oturunca iyice gerildim
kızların tanışmak için sordukları sorulara çekingen cevaplar vermem onlar tarafından
heyecanlanmış olarak algılandı
kulağına eğilip hadi olm gidelim burda dedim panpaya
kızları da aldı(k)alanyanın kalesine doğru gitmeye başladı panpa
kale yolunda bir markete uğrayıp bira da aldı
ben çaktırmadan beni eve bırak desem de dinlemedi
-olm konuş kızla amk yemez seni dedi
kızda utangaç amk. sanki izdivaç programındayız
çıktık kaleye 4 ümüz oturuyoruz
onlar bizim bişey konuşmamız lazım geliyoruz diyerek kalktılar yanımızdan
çok sikindirik bir pozisyon ne konuşcam amk ben şimdi kızla
görücü usulüyle evlenmiş karı kocanın gerdek gecesi misali kaldık ne bok yiyeceğimizi
bilmez halde
zaten kafamda ebru var
aylarrrr geçmiş hala unutamamışım
bu kızla konuşsam onu aldatmış hissediyorum
kız dayanamadı
-ee nasılsın dedi
-iyilik sen nasılsın dedim
ot bok tanışma faslı nere şura bura
o gün farkettim ki bi kızı ayarlamak çok kolay
sadece dilin dönecek,ne dediğini bileceksin
zamanlama hatası yapmayacaksın
ama altın kural fidana çivi çakmaya çalışmayacaksın
sulayıp ağaç yapacaksın önce
ağaçlaşınca sokacaksın
** benim hiç kız ayarlama düşüncesinde olmamam kızla ekşici piçler gibi sikimsonik bir bir
geyik içine girmeme neden oldu
ne hikmetse kızda ekşici çıktı hiç yadırgamadı muhabbeti konuştukça konuştu
ben kızı bırakıp alanyaya bakarak
ebru burdasın amk senin diye bağırmak isterken
bir ekşiciye tebessümlerle
evet haklısın
bencede
aa öyle mi ne kadar hoş demek zorunda kaldım
sonra sıkıldım aradım panpayı
kız da yanımdayken
-nerdesin hadi gidelim dedim
-tamam geliyorum dedi
o gelinceye kadar beklerken
-sıkıldın mı dedi
-evet dedim

43


-bende sıkıldım fazla ciddi konuştum kusura bakma dedi
-önemli değil en azından konuşabiliyorsun dedim
-sağol dedi
-durma konuş sen bana aldırma. susarsan neden sustu şimdi bu diye dert olur bana dedim.
yine ebruyu ister istemez düşündüğüm için
-peki konuşayım saçma olursa idare et dedi
-saçma da olsa bişeyler söyle ama kafan hiç karışmasın dedim
-anlamadım dedi
-bende anlamıyorum zaten dedim
-neyi anlamıyorsun dedi
-sizi dedim
-biz kim dedi
-kadınları dedim
-oo derdin anlaşıldı senin dedi
-bu kadar anlayışlı mısınız gerçekten dedim
-acıdım şimdi sana dedi
güldüm
-bir daha dünyaya gelsem onu olmak isterim bunu olmak isterim diyenler varya dedim
-evet dedi
-ben kadın olmak isterdim dedim
** -neden dedi
-bana neden deme dedim. gülerek ve devam ettim
-nasıl düşündüğünüzü anlayabilmek için dedim
o bişeyler saçmalarken bizimkiler geldi
dudaklar kıpkırmızı amk belli ki şiddetli öpüşmeler yaşanmış
eve bıraktık kızları sonra da beni bıraktı panpa
ertesi gün işteyken dükkana geldi
-olm kız senin numaranı istedi verdim dedi
-lan olm neden veriyon dedim
-teşekkür etcem dün gece için dedi ama ayak yapıyor amk hoşlanmış senden herhalde dedi
-olm başımı belaya sokacan benim dedim
-siktir etmesini bilmiyon mu amk. işine gelmeyen yerde siktir edersin dedi
kız bana bi kaç kere mesaj attı
o gece için muhabbet için teşekkür etti
daha sonra yine benim panpanın kız arkadaşına yine buluşacak mıyız diye sorarken benden
etkilendiği gibi bişey söylemiş
kız bunu panpaya söylemiş
panpada bana söyledi
kız mesaj atmaya devam etti ben geçiştirme cevaplar verdim
sonra tuzağa düşüp sadece panpa ile olacağımızı sandığım bir yere onların da geldiğini
gördüm
yine yalnız bırakıldık
konuyu kökten bitirmeye karar verdim
-erkek arkadaşın var mı dedim biraz konuştuktan sonra
-hayır senin dedi
-evet panpa var dedim
-pardon kız arkadaşın dedi gülümseyerek
-evet var dedim
-hmm sevindim ne zamandır berabersiniz dedi
-nerdeyse 6 yıl olacak dedim
-çok sevindim dedi
-sağol dedim
-nerde şimdi okuyor mu dedi
-onun hakkında soru sorma dedim
-peki nasıl istersen dedi
-sende kendine bir erkek arkadaşı bulunca konuşuruz onların hakkında dedim
-erkek arkadaş istemiyorum ki ben dedi(yalanlarını siksinler)
kızla konuşmaya devam ettik
bana ebru hakkında tek kelime bişey söylemedi
sormadı da
** ebruyu görme korkumu yenip çarşıya çıkmaya başladım
3 oldu 5 oldu dayanamayıp
yavaş yavaş onun olabileceği yerlerde gezmeye başladım
durduramadım kendimi
çalıştığı yerin önünde
evinin önünde dolanmaya başladım
ama ebru yok amk
kız gitmiş beyler
aylardır alanyada yokmuş
başka şehire gitmiş çalışmaya
telefonu da yine değiştirmiş başka numaradan aradım kapalı
başka bir dikkat çekici konu ise ebrunun ailesinin
biz ayrılalı beri bir kere beni arayıp sormaması
kime gitsem kime sorsam diye düşünüp dururken
oteli aradım elemana sordum işten çıkmış
annesi babasına sorulmaz hemen ebruya anlatırlar durumu
belki de rahatsız olurlar kızımız tam unutmuşken tekrar hayatına girmesin diye tedirgin
olurlar diye onlara da sormadım
2008 facebook bokuna kadar hiç haber almadım pek de araştırmamıştım
bu sırada şimdiki çalıştığım otele girdim.
kızla acayip arkadaş olduk
mutlaka bu kelebeğin madem kız arkadaşı var neden hiç gelmiyor diye sormuştur kendi
kendine
ve anlamıştır beraber olmadığımızı ama yine de sormadı bana
hiç de kız olarak yavşamadı
facebook da ismini yaıp aradığımda karşıma gülümseyen yüzüyle profil resmi çıktı
4 tane profil resmi gözüküyordu sadece
birinde yakın çekim yüzü gülümsemesi ile
diğerinde bir masada otururken elinde bir bardak içki ama parmağında iki yüzük benden
kalan(söz yüzükleri)
diğerinde bizim iskeledeki yerimizin hemen arkasında çekilmiş deniz manzarası
sonuncusunda da benim resmim
diğer resimlere saçma sapan bir sürü yorum..
çok güzelsin falan filan
benim resmin altında tek yorum ona ait
sadece (:(
kaç sene geçmiş
parmağında hala benim yüzük
ve benim resim
oysa ne güzel adapte oluyordum hayata
ne güzel unutuyordum onu
**tekrar tekrar resimlere baktım
bu kadar anlamlı 4 resmin olması
benim kafamı karıştırdı
madem o resimler var bu beni hala sevdiğine işaret
neden bu kadar acı çektirdin ki bana
yine neden sorusu yine kahramanı ebru
mutlaka yine bir amacı vardı
biliyordu ki o resimleri başkası görsün diye değil ben göreyim diye göndermişti
nedenini bilmiyorum ama kendimde bir suçluluk duygusu hissettim
olm kelebek bu kız seni unutmamış ama sen sikine takmadın iki buçuk senedir ne aradın ne
sordun diye kendi kendime söylendim
kim haklı kim bilir.
ama ebrunun bu yaptığı bir taktik de olabilir diye temkinli yaklaşmaya karar verdim
neden sadece o 4 ve direk benimle alakalı resmi koysun ki sadece
belki bana bir gün dönüp o kadar suçlu olmasına rağmen
kelebek sen beni unuttun ama ben seni unutmadım bak resimlere de diyebilirdi.
mantık devreye girdi
bu defa ebrunun tuzağına düşmemeye karar verdiğim için
sazan gibi atlamadım konuya
arkadaşlık teklifi falan yapmadım
kendi profilime ebru ile ilgili resim eklemedim
googledan bir yalnızlık resmi bulup bende ekleyebilir ve ona mesaj verebilirdim yalnızım
diye
ama ben yeterince peşinden koştum
siktir edilen de bendim
boş yere o kadar acı çeken de
doğru düzgün ayrılamadık bile
dur olm kelebek madem hala seni seviyor mutlaka seninle iletişime geçecektir
nasıl olsa telefonunu kapatan yine o oldu
habersiz başka şehre taşınan da
ister istemez kafamda kaldı o resimler
ne yalan söyliyim çoğu zaman internet kafeye gidip baktım o resimler duruyor mu diye
hep durdu orda
kızla tanıştıktan ve ona kız arkadaşım olduğunu söyledikten sonra
hep saygı duydu bana
daha önce de dediğim gibi hiç yavşamadı
ama ne mesajı eksik etti ne de beni bir yere davet etmeyi
çalıştığı yerde maaş alınca beni mutlaka ilk hafta sonunda yemeğe götürürdü
bana çok değer verdi
güldü güldürdü
sıfır menfaatle yaklaştı bana
bende onun hiç kalbini kırmadım
her davet ettiğinde gitmeye çalıştım
arkadaşlarla bir yere gideceğimizde
olm kelebek ben kız arkadaşımla gelecem sende kızı getir derlerdi
dışardan bakınca sevgili gibiydik ama aslında hiç alakası bile yoktu
çünkü bende kıza karşı sadece saygı vardı
bana olan aşktan konuşmama sabrı bir gece bütün arkadaşlarla bir canlı müzik barına gidince
bozuldu
tüm arkadaşlar sevgilileri ile gelmişti
tek sevgilisi olmayan ben ve kızdı
ben sevgili olanlara imrenerek bakarken
ebru ile olan günlerimizi hatırlıyor
baktığım kişiler gibi aşkımlı canımlı günleri düşünüyor
onların birbirlerinin ellerini tuttuğunu görünce kendi ellerimin soğukluğunu kendi ellerimi
sıkarak gidermeye çalışıyordum
çalan dans parçası ile sevgililer bir bir kalktı
masada kızla ben kaldım
kıza da üzülüyordum bir yandan
benim yüzümden midir bilmem ama kimse ile çıkmadı benimle tanıştıktan sonra
2 buçuk seneden bahsediyoruz
en yakın arkadaşın kim deseler o kızı derdim
birbirimize bu konuda hep şaka yapardık
-bi sevgili bulamadın seni dansa kaldıracak dedim
-sen buldun sanki dedi
-var benim sevgilim dedim
-yalanlarını yesinler dedi
gülümsedim
-terbiyesizlik yapma bi dansa kaldırır insan dedi
-öküzüm işte kusura bakma dedim
-güzel teklif edemezsen kalkmam dansa ona göre dedi
-hadi dans edelim dedim
-off hakaten öküzsün ama kabul ediyorum dedi
kalktık dans ediyoruz beraber
diğer çiftler bize bakıyor
benle göz göze gelen erkekler göz kırpıyor
millet beni baş göz etme derdinde ama benim başımdaki tüm organlar ebruda
gözümde acaba ebru içeri girerde beni bu halde görür
birleşme ihtimali varsa bile tüm ihtimallerin içine ederim tedirginliğinde
normal bir şekilde yandan el tutarak dans etmemiz
kızın boynuma sarılması ile seyir değiştirdi
bende mecburen beline attım elimi
ben gözlerimi kaçırmaya çalışırken o bana bakıyordu
o bişeyler demeden çıvık bir espriyle soğutayım ortamı diye
** onun ayağıma basması için adım kaydırdım bilerek
tam basamadı ama offf çekerek
-ayağıma bastın dedim
-dans pratiği yaptıracak bir sevgilim olmadığı içindir dedi
-bulalım sana bir tane dedim
-anlamadın dimi hala dedi
yarrağı yedik amk
aslında onun ki aşk değil de bana bağlanmak sayılırdı
alışmışlık
yakınlık
birlikte geçirilen güzel zamana saygı
ne bilim aşk dediğini ben ebruda yaşadım
o bana baktığı zaman benim göremediğim bir sürü anlam ve meal vardı gözlerinde
kız çirkin miydi
hayır 100 erkeğe sorsan 90 ı gideri var denecek tipte bir kız
zaten güzel olmasa panpam niye bana ayarlamaya çalışsın en başta
anlamadım dimi hala dedikten sonra
neyi anlamadım desem yapıştıracak seni seviyorum diye
diyalog seyri değiştirme taktiği ile
-hadi oturalım dedim
masaya geçtik
müzisyenler ara verinceye kadar bekledi
-kim bu sevgilin.. neden ben hiç görmüyorum dedi
-başka şehirde şimdi dedim
-hafta iki 3 kez buluşuyoruz. bazen 7 8 saat beraber olduğumuz oluyor
iki buçuk senedir bir kere mesajlaştığını görmedim biriyle dedi
-konturu yok gariban biraz mektup yazıyor dedim
-dalga geçme benimle kelebek ciddiyim dedi
-mesajlaşıyoruz da sana denk gelmemiştir dedim
-neden hiç yanına gitmiyorsun neden o buraya gelmiyor. nasıl bir sevgili bu dedi
-bu konuda konuşmayacaktık. kapatalım konuyu lütfen dedim
-bana resmini göster en azından bir göreyim şunu dedi
-tamam gösteririm dedim
-cüzdanında yok mu resmi dedi
-tamam uzatma dedim. biraz kızgın bir suratla
bana kızdığı içmesinden belli oldu
kafasına dikip büyük yudumlar alması
bardağı masaya koyması değişmeye başladı
herkesin içinde sevgilimmiş gibi trip atmaya başladı
ben zaten ebruya kızgındım
-gel benimle bir saniye dışarı dedim
anladı kızdığımı
-tamam özür dilerim dedi
ayağa kalktım ben bir nefes alayım diye de müsade istedim bizimkilerden
dışarı çıkıp mesaj yazdım kıza
-dışarı gel diye
çıktı geldi
-bir daha ebru hakkında konuşma dedim
-ismi ebru mu dedi. bilerek sormadı bunu aslında benden ilk defa ismini duyduğu için çıktı
ağzından
-sana sorma demedim mi dedim
-tamam özür dilerim.iyi geceler dedi küstü gidiyor yine amk
hepsi aynı amk çocuk gibi gitmek çok kolay geliyor
gittim peşinden
-kaç senedir hiç ondan konuştuk mu dedim
-hayır dedi
-hiç huzurumuz bozuldu mu dedim
-hayır dedi
-o zaman sus huzurumuz devam etsin. dön şimdi geriye millet meraklanmasın dedim
üzüldü. ağladı ağlayacak
döndük geriye
oturduk bar çıkışı arabalarla kaleye çıktık
erkeklerle kızlar biraz geyik yaptık ayrı ayrı
sonra evlere gittik hepimiz
ertesi gün panpam beni aradı
-kelebek kız sana aşık olmuş olm dedi
-nerden biliyon lan dedim
-benim kine söylemiş.ne yapayım bana akıl verin demiş dedi
** şimdi diyeceksiniz ki amk ne sikim adamsın
her kız sana aşık oluyor
çok mu yakışıklısın diye
yok amk alakası yok.
bir mekana gidince kızların bakışlarını üzerime çekecek bir tip yok
-tamam bakarız dedim
-neyine bakıcan olm bi şans ver işte kıza bundan iyisini mi bulacan dedi
-olm olacak olsa kaç senedir bişey hissederdim. benim aklım başkasında biliyorsun dedim
-olm ne inatçı adamsın varlığından emin bile olmadığım birini bekliyorsun dedi
-çok sevdim piç açma amk konuyu dedim
-sen bilirsin bi düşün bence dedi
dediği gibi düşündüm
kız ortalama bir maaşla çalışan
eli yüzü düzgün
bana değer veren
başkalarının yanında saygılı
benim yanımda ben piçsem benden piç
ben durgunsam benden üzgün
ben gülüyorsam benden mutlu
kalbi temiz kötülük düşünmeyen aslında çoğu erkeğin hayalindeki sevgili
ama hak ettiği kişi ben değilim
ben onu sadece üzerim
ebruyu tam silemeden onunla olsam
ebru bir gün çıkıp gelse hadi kelebek dese
eminim hala onu bırakıp ebruya gideceğime
ona mı gitsem buna mı derken
sike sike ebrunun tuzağına düşüp bir yerlerimi daha acıtmaya karar verdim
o resimleri gördükten 3 ay kadar sonra
ona arkadaşlık teklifi ettim face den
o gün kabul etmedi
bilgisayar başında değildir diye gittim ertesi gün geldim yine yok
çalışıyordur diye yine gittim geldim net cafeye yine yok amk
4 gün sonra gittim. arkadaşlık kabul edilmiş
ama resimlerden 3 tanesi yok
benim manzaranın ve yüzüklerin olduğu resim
sadece kendi resmi kalmış
-nasılsın diye yazdım ilk mesajı
numarasını yazdı
mesaj yazdım telefonuna
-nasılsın diye
aradı beni.
sakin normal bir şekilde konuştuk
neden kelimesini barındıran hiç bir şey sormadım
hangi şehirde olduğunu söyledi
bende bir otelde çalıştığımı söyledim
annenler nasıl dedi
bende onun kileri sordum
sevgili muhabbetine ben girmedim.var mı diye sormaya korktum
ki geçen zamanda evlenme ihtimali bile vardı
o da sormadı
-3 gün sonra gelecem alanyaya dedi
-tamam dedim
-var mı burdan bir isteğin dedi
-yok sağol dedim
-tamam görüşürüz dedi kapattı
ne ben görüşürüz diyebildim. geri.ne de buluşacak mıyız diye sorabildim.
onun yaptığı sadece vücuduma eroini enjekte etmekti
önce resimleri koydu tuzağına çekti beni
hala seni seviyorum imajı verdi
sonra 3 gün sonra alanyadayım dedi. görüşüp görüşmeyeceğimiz bile belli değil
alanyada 3 gün sonra koşmaya başla peşimden der gibi kapattı telefonu
aklım fikrim karıştığı için kızı da unuttum tabi bana aşık olan
bana mesaj atıyordu ama sallamıyordum fazla çünkü ben ebruya mesaj yazsam mı
yazacaksam ne yazsam
** bu kadar acı çektirdi bana tekrar peşinden koşsam mı
koşmazsam onsuz başka biriyle yapabilir miyim diye sevişip duruyordum sorularla
ben bana aşık olan kızı sallamayınca ona çok kızdığımı sandı o geceden dolayı
-tamam istemiyorsan bundan sonra görüşmeyiz gibi mesajlar atmaya başladı
üzülmesin diye.
-işlerim vardı kusura bakma tarzında gönül almaya yönelik mesajlar yazdım
3 gün geçti
akşam üzeri oldu
ebru hanımdan tek kelime haber yok
dayanamadım ben yazdım
-hoşgeldin diye
hani alanyaya geldiysen haber ver.bi görüşelim anlamında
-sağol yazdı sadece
demek ki alanyada.her ne kadar tek kelime cevaptan nefret ettiğimi bilse de gecen zamanın
çekingeliğine verip kızmadım
yine yazdım
-nerdesin dedim
-işim var biraz dedi
-tamam kolay gelsin. bitince haber verirsin dedim
-tamam dedi
son yazdığım mesajdan sonra mesaj yazmak olmazdı
3 gün bekledim yine bişey gelmedi.tek kelime yazmadı
-nasıl gidiyor işlerin. yapabileceğim birşeyler var mı dedim
-geri döndüm dün gece dedi
vay amk alanyaya geliyor.bir görmeden gidiyor. nasıl inanayım şimdi ben o sevgiye
evlenmiş desem o resimleri oraya hangi koca koydurtur ki amk
yine sikimsonik acılar çekmeye ve aklımdaki neden sorularına yeniler eklenmeye başladığı
için
amk ebrusunun deyip siklememeye çalıştım
bana aşık olan kız
-maaşımı aldım dedi
yani yemeğe davet ediyor
-ben ısmarlarsam kabul dedim
-olmaz sen başka sefer ısmarlarsın geleneği bozma dedi
-tamam dedim.
kıza yüz vermeye karar verdim
en azından denemeye karar verdim
-yarın akşam müsait mi dedi
-tamam dedim
aynı gece ebru mesaj yazmaya başladı
-kusura bakma acil dönmem gerekti. arayacaktım bi daha geldiğimde söz görüşeceğiz dedi
-önemli değil. dedim
-2 hafta sonra yine gelirim. dedi
-tamam dedim
iyi geceler. günaydın.nasılsın. işler yoğun mu gibi tek mesajlar yazdı biz kızla buluşmaya
gidinceye kadar hepsine tek cevaplar verdim
kızla yemeğe çıktık
iki mesaj daha geldi ebrudan
ikinciden sonra sessize aldım telefonu alırken de gördü kız
-sonunda gördüm sevgilinin mesaj attığını dedi
-ondan olduğunu nerden biliyorsun dedim
-yüzünün kızarıklığından dedi
ben kızın duygularına karşılık vermeye çalışırken(hiç sevmediğim halde) bu iki mesaj işi bok
etti
-ayrıldık dedim
gülümsedi
-çok mu sevindin dedim
-o senden ayrılmış ama sen ondan ayrılmamışsın dedi
-onu nerden anladın. mesajı yazan o baksana dedim
-kelebek eğer sen ondan ayrılmış olsaydın. beni farkederdin dedi
-seni görüyorum zaten de sen onun benden ayrıldığını nerden anladın dedim
-hiç bir kız sevgilisini bu kadar yalnız bırakamaz.en azından gelir ne yapıyor ne ediyor diye
bakar.her kızda aladatılma korkusu vardır çünkü dedi
-benim aldatmayacağımı bilir o dedim
-bilmiyorsa gelsin beni görsün anlar zaten aldatmayacağını dedi
-neyse yemeğimizi yiyelim dedim
yedik içtik
ebru arasıra mesaj gönderdi
iki hafta geçti gelemiyorum dedi
iki defa ebruya atacağım diye kıza gönderim mesajı
geldi gitti
biz kızla devam ettik sadece arkadaş olmaya
ebru bir türlü gelemedi.
yılbaşına kadar
-şurdayım gel dedi
yanına gittim
o beni ilkokul arkadaşını görmüş gibi karşıladı
ben onu deli gibi atan kalbimle
-nasılsın dedim
-iş güç işte. çok yoruluyorum sen ne yapıyorsun dedi
-bende bildiğin gibi işte dedim
-bilmediğim çok şey olmuştur o kadar yıl geçti dedi
-bildiğin herşey aynı değişen bişey olmadı dedim. sevgilim yok manası ve seni hala
seviyorumu kastederek ama anlayana amk
-yılbaşında ne yapacaksın dedi
ben çoktan arkadaşlarla ve kızla plan yapmıştım bile
salak gibi gideceğimiz mekanın ismini söyleyerek oraya gitcez dedim
-arkadaşlar mı dedi
-evet sen ne yapacaksın dedim
-henüz bilmiyorum bakarım bi dedi
yine sevgili muhabbetine girmeden
ottan boktan konuşup
gitmesi gerektiğini söyledi ve gitti
ben hastalanıp dışarı çıkmamayı planlıyordum yılbaşında
ama kız beni aradı
-kelebek beni evden alır mısın gitmeden önce dedi
-ben gelmesem mi acaba dedim
-neden dedi.
-bilmiyorum ki dedim. sesim de hasta değildi amk. baştan hasta ses tonuyla konuşsam
kıvırabilirdim ama geç kaldım
-tamam kelebek. benim yüzümden gitmeyeceksin ben evde otururum sen git arkadaşlarınla
lütfen deyince
sike sike yanlış anlamayı düzeltmek için geleceğimi ve onu da evden alacağımı söyledim
kızı aldım mekana gittik
reserve masaya oturduk
o gece misafirim olacağına yüzde yüz emindim.
çünkü ebrunun eline kız arkadaşım olup olmadığını görebileceği bir koz vermiştim
herşey tamamken
ben içmenin bokunu ilk dakikalardan çıkarmaya başladım
kardeşimle sevgilisi de geldiler
masa büyüdü
her içeri girenin ebru olup olmadığına bakmaktan kimseyle doğru düzgün konuşmadım bile
kızda anladı
-birini mi bekliyorsun dedi
-hayır dedim
** ama geldi
içeri girdi
bir masaya oturup bana baş selamı verdi
o mekanda yıl başında masa bulmuş olması çok ilginçti ki muhtemelen reserve yaptırmış
olması gerekiyordu
oturup o da içmeye başladı
bende içerken yanımda oturan kızdan uzak durmaya çalışıyordum ama
herkesi çiftlesen kız bana kalıyordu amk
arasıra da bana bişey demek için müzikten dolayı kulağıma eğilmesi ebrunun gözünü benden
ayırmadan içmeye devam etmesine sebeb oldu
kız daha fazla bişey demesin diye biraz tersledim. ebru da görsün de sevgilim olmadığını
anlasın diye
yanımda oturan bana aşık olan kız bana mesaj attı.
beni dürterek telefonumu gösterdi. mesaj gönderdim anlamında
onun mesajını direk es geçtim. çünkü ebrudan gelen bir mesajın sesini duymamışım
aynen şöyle
-sana tüm yaptıklarımdan sonra beni beklemeni beklemek sadece bir umuttu bende.. dedi
savunma mekanizması hemen harekete geçti bende ki
-arkadaşım o benim dedim
-güzel bir arkadaşın var dedi.
ben mesajlaşmaya başlayıp yanımdaki kızda bunu farkedince ebruyu da farketti
yüzü düştü
wc ye kalktı
-sadece arkadaşım ebru dedim
-bişey demedim kelebek.iyi yıllar sana ben rahatsız etmeyeyim dedi
kalktı masadan ben mesajı okurken
fırsat bu fırsat çıktım peşinden
tuttum kolundan
-yine mi gidiyorsun dedim
-evet dedi.
-alıştım artık biliyor musun dedim
-bende gitmeye alıştım ama galiba bu son gidişim dedi
-ben gitmelerine değil. çocukluğuna alıştım ebru dedim
-ne çocukluğu dedi
-sen aklı ermeyen bir çocuk gibi oldun hep. birbirimizi çok sevdik ama zarar vereceğini
düşünemeden bilemeden
sana aldığım oyuncakla hep kafama vurdun. çok canımı yaktın ama sana olan sevgi
kabullenişimden
ne yaparsam yap sevdiğim olarak kalacağından
kızamadım hiç. elinden o oyuncağı alıp senin kafana vurmaya bile deneyemedim..
belki zamanında vursam sende bilirdin o acıyı ama kıyamadım sana
hep neden böyle yapıyor bu çocuk zamanla düzelir elbet dedim bekledim ama
ne senin çocukluğun geçti.ne de çocukluğuna aldırmayacak sevgim..
bunları konuşurken kız da kapı çıkışına gelmiş bize bakıyordu
-ben çok beklettim.sen de bekletme hadi git dedi
-geri döneceğin umudunu ver. senden sonra buharı kaçmasın diye kapağını açmadığım
kalbime girer orda sen kapıyı çalıncaya kadar yine beklerim söz dedim
-ben artık bekletmek istemiyorum dedi
-başkası mı var dedim
-senden sonra kimse olmadı kelebek dedi
-o zaman sorun ne neden gelmiyorsun bana dedim
-bak kelebek dedi…
**eliyle kapıdan bize bakan kızı gösterdi
ben hemen atladım
-valla sevgilim değil bir gram hissim bile yok ona karşı yemin ederim ebru istersen çağırayım
kendin sor dedim
-hayır kelebek o kız hep sen oldun. senin yaşadıklarının aynısı o yaşıyor. kendi çektiğin
acıları ona da çektirme. dedi
-be zalim insan madem biliyorsun çektiğim acıyı neden anlatmıyorsun bana sebeblerini
iki buçuk sene geçti bir yalan düşünemedin mi beni teselli edecek. dedim
-olmadı ne yapalım kader böyleymiş dedi
-şimde kaderden bir girerim çıkışı olmayan hapise kadar giderim elimde kalırsın adamı
dinden imandan çıkarma
madem oldu bişeyler anlat böyle böyle oldu.
kusura bakma de seni dövecek değilim ama susarsan yemin ediyorum elimde kalacaksın
dedim
-ne diyim ki dedi.
-offff ebru bana sabır dile dedim
-sebebi olsada sana anlatsam dedi
-ne yani durup dururken yayladan döndün. ulan şu telefonumu kapatayım nasıl olsa kimsenin
umrunda olmaz dedi
.bir seveyim bir sevmeyeyim en iyisi böyle dedin. beni seven de ne bok yerse yesin dedin.bu
mu olay şimdi dedim
-tamam hadi git arkadaşlarını bekletme dedi
-sen git ebru siktir git. harbiden siktir git.bir daha gelme. dedim
gitmekle gitmemek arasında kaldı
bende birden pişman oldum. içimden tekme tokat döverek siktir çekmek geliyordu ama
yine de geçerli bir sebebi vardır diye düşündüğüm için ayrıca hala beni sevdiğini bildiğim için
-kusura bakma özür dilerim dedim
üzgün üzgün gülümsedi
-özür dilemesi gereken benim kelebek dedi
-yok senin bir suçun dedim
-tüm suç bende kelebek dedi
** -seni bu kadar sevmesem böyle olmazdı sen rahat ol suçun yok senin dedim
-bende seni çok sevdiğim için böyle oldu dedi
-galiba sussak daha iyi olacak sürekli yeni nedenler ekliyorsun bana dedim
-tamam ben gideyim dedi
-nereye gidiyorsun dedim
-bilmiyorum ki var mı tavsiyen dedi
kapıya baktım kız içeri girmiş. ebru yine gidecek
bir daha ne zaman göreceğimi bile bilmiyorum
-yürüyelim mi biraz dedim
-olmaz arkadaşların bekliyor ayıp olur dedi
-onları her zaman görürüm biraz yürüyelim dedim
-peki dedi
saat 12 ye geliyordu beyler
yılbaşı yaklaşmış tüm arkadaşlar beni beklerken ben hepsini satmıştım hemde hayatımın en
büyük satışını yapan kişi ile
yürüdük havai fişekler ateşlenmeye başladı
biraz onlara baktık
-mutlu yıllar kelebek dedi
-dileğin gönülden mi dedim
-evet dedi
-peki benim mutluluğum için elinde bişey gelse yapar mıydın dedim
-elimden gelirse seve seve dedi
-bana bundan sonra ne yapmam gerektiğini anlatır mısın dedim
-bu konuda en büyük yardıma ihtiyacı olan benim kelebek dedi
-bira içemiyorum biliyor musun dedim
-neden dedi
-birayı içtikten sonra mayasını dudaklarında hissedecek bir sevgilim olmadığı için dedim
-kız varya işte dedi
** -gelen her mesajda çalan her telefonda zindandayken gelen birisini duyunca beni serbest
bırakacaklar sevinci yaşıyorum ama her mesaj her telefon
bir kuru ekmek oluyor senden gelmeyince dedim
-deme böyle ne olursun dedi
-ellerim hiç gökyüzünü görmedi sen gittikten sonra dedim
üzgün pişman baktı bana
-ceyhundan ayrılırken o kadar acı çektin unutamadım dedin ya bana sonra unutturduğum için
teşekkür ettin hani.bu iyiliğime karşılık olarak
aldatsaydın beni sende çağırsaydın gel kelebek bak başkasıylayım deseydin ya bana.en
azından umudum olurdu tüm bunları unutturacak bir kız bulurdum
en azından kalbim unutmaya motive olmuş şekilde yaşardı ayrılık acısını dedim
-kelebek lütfen dedi
-tüm nedenleri düşünmeye verdiğim zamanımı bir bilime verseydim. kariyer sahibiydim
şimdi. ayrılık bilimini bir adım ileri götüremedim. dedim
-hadi bira içelim dedi
-hayır dedim
-neden dedi
-öpüşecek bir sevgili buluncaya kadar içmeyeceğim dedim
-tamam başka birşey içeriz gel dedi
disconun birisine girdik bara yaklaştık
ne içersiniz sorusuna ebrunun yanıtı iki bira oldu
ben şaşkın şaşkın bakarken
-hadii deyip tokuşturduk biraları
ilk yudumu aldıktan sonra ben ona bakarken o da bana baktı
kırmızı ışık yanıyordu araba 1 de ayağım frendeydi
o kadar acelem vardı ki onu öpmek için
sarının yanması dudaklarına geçmeme yeterli değişim olacaktı
o da bana baktı henüz sarı bile yanmadan ben kırmızıda geçtim beyler
öpüşme sonrası onun evine gittik el ele
hemde acele olsun diye taksiyle
salonda ikimizin resmi vardı asılı
yattık öğlenden sonra kalktığımda yanı başımda kalkmış benim uyanmamı bekliyordu
-gitme ebru artık dedim
** -gitmem lazım kelebek dedi
-beni de götür o zaman dedim
-geri gelicem merak etme dedi
-söz mü dedim
parmağındaki yüzükleri öptü.
-söz dedi
sarıldık yedik içtik derken akşam oldu
evi uzun süredir kullanmadığı için pek bişey yoktu evinde
-dışarı çıkalım mı dedim yemeğe
-hayır askerdeyken sana sözüm vardı ben pişircem dedi
-bu evde beraber kalırken pişirdin ya dedim
-iyi yapmayayım o zaman dedi
-seni tekrar bulmuşken zehirlenip gitmek istemiyorum dedim
-sen böyle konuşmaya devam edersen zehirlenmene gerek kalmayacak ama dedi
-tamam sustum dedim
-susmak zor geldiği anlarda haber ver ben sustururum dedi
-nasıl susturacaksın dedim
-öperek dedi.
ellerimi havaya kaldırıp anlamsızca bir sürü kelime söyledim.
yaklaştı öptü
-hadi şunları getir dedi
dışarı çıktım
farkettim ki telefon yanımda değil. yılbaşı gecesi masada kalmış yoksa çoktan ararlardı zaten
beni
vay amk hesab verilmesi gereken bir arkadaş grubu ve değerli bir kız beni bekliyor
telefon da muhtemelen kızda kaldı
çok büyük ihtimalle mesajları da okudu
kız hakkında sadece arkadaşım yazdığımı da gördü
kendi mutluluğuma mı yanayım??
kızın üzülmesine mi??
bunları siktir edin amk. esas yanmam gereken konu
ebru ile devam edecek mi?
aldım geldim eksik malzemeleri
ebru yaptı yemeği
** o geceyi de beraber evde geçirdik
gelecek ve ciddi hiç bir konuda konuşmadık
kızı sordu sadece
arkadaşım dedim.
biraz bozuldu.ama belli etmemeye çalıştı
gece 11 gibi telefon geldi ebruya
arayan benim panpaydı
-kelebek telefon sana dedi
aldım telefonu
-müsait bir yere çık küfür edecem duyulmasın dedi
mutfaga geçtim
-kusura bakmayın dedim
-kelebek beni siktir et ben küfür eder rahatlarım ama senin bu kıza yaptığın ayıp dedi
-olm telefon orda kalmış haber veremedim kusura bakmayın dedim
-lan piç adam geri döner. pardon gitmem lazım der. hadi diyemedin. başka bir telefondan arar
durumu anlatır.
bunu da geç işin bitince mekana gelir kusura bakmayın der. hadi bunu bile geç ertesi gün bir
arar sorar ben iyiyim merak etmeyin diye dedi
-haklısın arayacaktım ama telefon kızdadır diye aramadım dedim
-saat altıya kadar mekanda bekledi kız. mecburen bende yanında kaldım kız arkadaşımla.ben
kaç kere dedim hadi gidelim diye ama o
mekan kapanıncaya kadar bekledi kapandıktan sonra bile bekledi kelebek bana haber verir
bilir merak edeceğimi dedi
sen sikinin keyfine geziyorsun.tam bir götsün olm herkesin yılbaşının anasını siktin şimdi
siktir git.
ayrıca telefonda kızda kendin al hesabını kendin ver amk
sikimde bile değil. değerimizi görmüş olduk dedi telefonu suratıma kapattı
ben üzgün üzgün oturken mutfakta
3 4 dakika sonra yine telefon çaldı
** -kelebek dedi
-efendim dedim
-sen bunun gibi kızı sik bulursun bir daha hala iyimiymiş diye soruyor. bunu da vicdanını
sikmek için söyledim. göt dedi
yine suratıma kapandı telefon
içeri geçtim
-bir sorun mu var dedi ebru
-yok merak etmişler bişey yok dedim
hakaten vicdanımı sikeyim hiç birşey yokmuş gibi o geceyi de ebruyla geçirdim
sabah kahvaltı derken
-bugün ne yapacağız dedim
-ben bugün gidiyorum kelebek dedi
-bi kaç gün daha kalamaz mısın dedim
-gitmem gerek dedi
kalan vakti beraber geçirdikten sonra
veda sırasında
-ben sana mesaj atarım telefonunu alınca haber ver dedi
sakin bir veda sonrası arabaya binip havaalanına gitti
telefonu bir şekilde geri almam lazımdı
panpayı buldum
sıçtı sıvadı yine bana
olm çok seviyorum idare et falan dedimse de hiç bir küfürü eksik koymadı
yalvardım sen alıver telefonu diye ama kabul etmedi
o kızın gönlünü almazsan benimle de görüşme çünkü sana ben kefil olmuştum ilk onu seninle
tanıştırırken
kız arkadaşıma da rezil ettin beni dedi
-tamam alırım ondan ama kız arkadaşını bir arada çaktırmadan öğren nerdeymiş dedim
bi kaç telefon sonrası şu saatte şurda buluşacaklar mış ben benim kıza söyledim o gitmeyecek
sen git hallet işini dedi
kızın olduğu yere gittim
oturup bekliyordu
-merhaba dedim
ayağa kalktı
** -hoş geldin kelebek. kusura bakma burda olacağını bilemediğim için telefonu getiremedim.
dedi
-önemli değil dedim
-bu arada mutlu yıllar dedi
-sağol sanada dedim.ama ben utancımdan delik arıyorum amk balıklama atlayacam bir yerde
yerin dibine gider levhası görsem
-eğlendin mi dedi
-özür dilerim senden dedi
-önemli değil kız arkadaşın sonuçta. yıllarca bekledin gelince gitmemek olmazdı. dedi
-sizi beklettim dedim
-neyse oldu artık telefonu ne zaman almak istersen gidebiliriz dedi
-şimdi gidelim dedim
-arkadaşım gelcek dedi
-yok gelmeyecek o dedim
-hmm anladım galiba tamam hadi gidelim dedi
evin altına kadar gittim telefonu getirdi
-sağol dedim
-rica ederim dedi
-bi isteğin var mı dedim
-yok sağol dedi
gitmeye yeltendim
-kelebek dedi
-efendim dedim
-mutlu musun dedi
-evet sanırım dedim
-peki tekrar mutlu yıllar dedi. içeri girdi
içeri girdikten sonra bana attığı ilk mesaj
-yolunu beklerken mutluydum ama başka yollara gittiğini görmek benim de artık yavaş yavaş
ayağa kalkıp başka yollara yürüme zamanımın geldiğini gösterdi.
yolun açık olsun kelebeğim. içimde kalmasın diye söylüyorum affet ne olur ”seni çok
seviyorum’
**üzülmedim değil kız sevmiş beni
ama zeki bir kız olduğunu bildiğim için ve benim başkasını seviyor olmama saygı duyacağını
bildiğim için aldırış etmedim
çünkü benim amacım bir an önce ebruya mesaj gönderip ondan gelecek mesajlarlarla aşkı
yeniden hissetmeye başlamaktı
-yolculuk nasıl geçti deyip gönderdim mesajı
-iyi dedi bir saat kadar sonra sadece iyi dedi
-çok özledim seni dedim
yarım saat kadar beklettikten sonra
-tamam dedi
-mesgulsün galiba müsait olunca haber verirsin dedim
cevap gelmedi
bekledikçe bekledim.
uyuya kalmıştır. çalışıyordur.bir işi vardır diye kendimi teselli ettim
gece 12 oldu
-iyi misin yazdım
cevap gelmedi
30 dakika kadar yine bekledim.
aradım ebruyu uzun uzun çaldıktan sonra
uykulu bir sesle
-ne var kelebek dedi..
daha dün iyiydik. gidince sözler verdi amk. bana sarıldığında bu defa bırakma beni dediğim
de tamam dedi
ne alaka şimdi bu siklemez tripler amk
-pardon rahatsız ettim. uykudan kaldırdım galiba tatlı rüyalar dedim
-sağol dedi kapattı telefonu
artık değişmiştir dediğim ebru yine aynı ebruya dönüştü
vurdumduymaz. sevdimdurmaz.ayartutmaz
artık benim de bişeyler yapma zamanım geldi beyler(!!)
bıkmadım usammadım sabah kalktım ilk iş olarak
mesaj yazdım
** -günaydım aşkım
-günaydın diye karşılık verdi
-nasılsın dedim.
-dün uyuya kalmışım kusura bakma dedi
-önemli değil çalışıyorsun yoruluyorsun normal uyuya kalman dedim
-sağol dedi
-çok özledim seni dedim
-ne çabuk dedi
-daha doğrusu doyamadım sana iki buçuk seneden sonra dedim
-bende dedi
-bilet alayım mı geleyim mi yanına dedim
-hayır dedi(!)
-sen ne zaman gelirsin dedim
-en kısa zamanda gelicem dedi
-tamam dedim
günde nasıl olduğuna dair. havadan sudan dahil ortalama 50 mesaj attım
hiç ne yapıyorsun?
diye sormadım. şüpheleniyor sanmasın diye
beni seviyor musun diye hiç sormadım kalbine baskı yapmayayım o istediği, hissettiği zaman
söylesin diye
kelebek ben şuraya gidiyorum dediği zamanlar iyi eğlenceler dedim ve hiç sormadım kiminle
gideceksin diye
hep onun anlattıklarıyla yetindim
yazacak mesaj kalmayınca hep kendi tarzımda sevgi mesajları yazdım
işte eve evden işe gittim.
geceleri onu aradım
sigarayı bıraktım
ota boka para harcamadım
** kendi aramızda anlamı ”hep onu düşündüğümü” belirten gülümseme smiley’sini binlerce
kez ona gönderdim
elif beni bulup arkadaşlık teklifi yaptı reddettim faceden
sürpriz şekilde gelirde beni arkadaşlarla görür özellikle o beni seven kızla diye onlarla
buluşmayı bıraktım
yanıma gelince telefonumu inceler bu kız kim diye sorar ve verdiğim doğru cevaplara
şüpheyle yaklaşır diye tüm gereksiz numaraları silip
ayşe fatma diye yazan kayıtları
halam ayşe
kuzenim fatma
diye değiştirdim
o yokken onun evine gitmedim amacı benim evimde kalmak diye düşünmesin diye
babası ve annesi ile hiç konuşmadın neden konuştun diye kızmasın diye
facebookta hiç online olmadım kiminle konuşuyorsun diyemesin diye
msni konuşmak istersen msn e girebilirim diye sorduktan sonra açtım
bazen çevrimdışıyken onu online gördüğüm zamanlarda birden girip onu ürkütmemek için
online olmadım bişey de yazmadım
aramadan önce her seferinde müsaitsen arayabilir miyim diye mesaj attım
kabul etmeden de hiç aramadım
mevsiminde yetişen meyvelerden sevdiklerini kargo ile ona gönderdim içine güller koyarak
hiç aşırı sarhoş olacak kadar içmedim telefon açar yanlış bişey söylerim
veya mesajı yazarken bir kaç harf hatası yaparım da nerdesin sen kelebek içtin mi diye
sormasın diye
iş yerinde beni çileden çıkaran işinizin de amk dedirtme seviyesine getiren tüm
olumsuzluklara eyvallah çektim
yine işsiz kaldın kelebek demesin diye
sagda solda artislik yapan piçlere tek kelime diklenmedim haklısın kusura bakma dedim.
kavga ederim nezarete atarlar ebruya mesaj yazamam diye
sonra ben geliyorum kelebek dedi
saçımı başımı yapıp her seferinde yeni kıyafetler aldım. resmen alışverişlerimi onun gelme
arifesine göre ayarladım
o gelince ne yapmak istersin diye hep ona sordum hiç kendi fikrimi söylemedim
her gelişinde onun evinde beraber kaldık
hiç üşenmeden ona kahvaltılar hazırladım
onun parasına hiç ihtiyaç duymadan evin eksiklerini yiyecek içecek vs aldım
beraber yedik beraber içtik
** ben on kere seni seviyorum dediysem
o iki üç kez bende seni dedi
bir iki kez de ben söylemeden seni seviyorum kelebek dedi
ben böyle davrandıkça bana olan sevgisi arttı
ama bazen anlamsız bir şekilde siklemiyordu
herşey çok düzgün giderken sessizleşiyor resmen mallaşıyordu
sonra o kendisi yavaş yavaş ben burdayım
şuraya şu arkadaşlarla gidecem demeye başladı
kendiliğinden seni özledim kelebek demeye başladı
ama tüm bunları demesi bir kaç ayı buldu
doğum günümde gelebilecek misin dedim
gelemem dedi(!)
vereceği hediye de gözüm varsa siksinler amk hiç bir şey de göndermedi
o gelmeyecek diye bende arkadaşların davetlerini
ne yapacağız kelebek demelerine ebru ile başbaşa kutlayacağız kusura bakmayın deyip
salladım
doğum günümde bir bok yapmadım
oteldeki arkadaşlar pasta aldılar onu yedik sadece kutlama da olmadı dışarı çıkmadık yani
yaz başladı 2009 yazı
benim işler yoğunlaştı
ama yine de patrona türlü yalanlar söyleyerek her gelişinde onunla beraber oldum
hafta sonları geldiği zamanlar
diskoya gidelim dedi yorgunluk uykusuzluk sikime takmadım tamam dedim
sabahın ilk ışıkları ile denize girelim kelebek dedi
uykularımı bölüp ertesi gün işe gidecek olmama rağmen kabul ettim.
bu gece plajda sabahlayalım dedi ona da kabul çektim
o başka şehirdeyken ben onunla mesajlaşırken uyuya kaldığım bir gün ben uyanıncaya kadar
aradı.
yanında kim var senin nerdesin diye bir sürü fırça attı
evde olduğumu ispatlamak için annemi yatağından kaldırıp
ebru’ya bir selam ver anne dedim.
** ben geleyim dedim gelme ben gelirim dedi herseferinde
o gelme dediği için gitmedim.
gizli gidip ne yapıyor ne ediyor diye meraktan gebersemde gitmedim belki beni görür de sen
beni mi takip ediyorsun
ben sana gelme demedim mi diye kızar diye
hayatımı ona göre düzenledim
paramı ona göre harcadım
sevdiği herşeyi alıp ya pişirdim ya hediye ettim yada verdim
o alanyada iken kimseyi kaile almadım annem babam dahil kimseyi
o başka şehirde iken
msn e gel dediği zaman gelemem demedim internet kafeye koştum
2009 sezon sonu ekim ayına kadar 7 defa geldi
hiç kavga etmedik hiç tartışmadık çünkü ben tüm yaptıklarına
günümüz sevgili koşulları için kavga konusu olabilecek herşeye eyvallah çekip sesimi
çıkarmadım
ekim ayında alanyaya gelmiş
3 gün geçmiş alanyaya geleli ama benim haberim yok
bir arkadaşın ebruyu gördüm sanki demesi ile ilk ezanın okunmasını bekledim alanyada
aradığımda bana duyulan ezan sesi telefonda da duyuluyordu
hiç çaktırmadım
belli ki beni uzaktan takip etmeye gelmiş
4.gün bana nerdesin dedi
-evdeyim canım dedim
-tamam bugün bir yere gidecek misin dedi
-hayır aşkım dedim
-gidip gezsene hava güzelmiş dedi
bana sürpriz yapmak istediğini anladığım için
-tamam canım birazdan çıkarım dedim
1 saat kadar sonra yine
** -ne yapıyorsun aşkım dedi
-iskelede oturuyorum bizim yerimizde dedim
-hmm kıskandım şimdi dedi
bana yapacağı sürprizi bildiğim için
o sürprizden daha da zevk alsın diye
-keşke sende yanımda olsaydın. sensiz üzücü oluyor burası dedim
-ne olurdu yanında olsaydım dedi
-buralar serin sarılırdım sana dedim
-o zaman gelmem sadece üşüdüğün için mi orda olmamı istiyorsun dedi
-tabi burda olmadığın için ”buralar” derken elimi kalbime koyduğumu göremedin dedim
-başka ne yapardın orda olsaydım dedi
-ellerimi havaya kaldırırdım dedim
-bu bile gelmem için yeterli sebep aslında dedi
-uzaktan gönder bir tane ellerim havada şimdi dedim
-dur kapalı yerdeyim az bekle göndericem dedi
-tamam dedim ve bana doğru geliyor olduğunu anladım
bi kaç dakika sonra
-he kaldır ellerini gönderiyorum dedi
-kaldırdım canım dedim mesajı gönderir göndermez ellerimi havaya kaldırdım
iyice bana yaklaştığını farkettim
ısrarla ellerimi havada tuttum
boynuma sarılmış bir sevgili sonra bankın etrafından dolaşarak karşıma geçerek
-sürprizz diye bağıran aynı anda yaptığı sürprizden dolayı çok mutlu gözüken bir dünya güzeli
-aaaa aşkım diye şaşırmış numarası yapan şaşkın suratını ona sarılıp onun göremeyeceği şekle
soktuktan sonra normale çeviren
neyin peşindesin sen amk kelebeği mal mısın olm sen bu kızın hala peşinden koşuyorsun diye
tonlarca küfüre maruz kalan bir kelebek
o sürprizin tadını çıkarmaya devam etti
sarıldı öptü bende karşılık verdim ona
-beni seviyor musun kelebek dedi
-aşkı bildiğin kadarı ile tarif et ebru dedim
-birden sorunca ne diyeceğimi bilemedim. seviyorum diyemez misin sadece dedi
-aşk milyon kere seni seviyorum demene rağmen hala onu çok sevdiğini ispatlamaya
çalışmaktır ebru dedim
-çok mu seviyorsun dedi
-bir milyon bir dedim
gülümsedi
** -denize atlar mısın benim için dedi
mevsim kış başlangıcı ekim ayıydı
telefon elimdeydi
üzerimde uzun kollu bir gömlek ile kot pantolon vardı
telefonu banka bırakarak
ayağa kalktım
-atlarım dedim
inanmadı atlamaz diye düşündü ama
ben denize doğru yaklaştıkça dur tamam şaka yaptım desede
ben çoktan denize atladım arkamdan yaklaştı
-delisin sen hasta olacaksın çabuk çık dedi
emir olarak algılayıp çıktım sırılsıklam
-şaka yapmıştım deli dedi
-ben sana aşkım konusunda hiç şaka yapmadım ebru bir milyon iki dedim.
-tamam özür dilerim ne yaptın yaa off hadi gidelim eve dedi
taksiye almadıkları için yürüyerek eve gittik onun
herkes bana bakıyordu ee ne olmuş baksın amk larım en fazla
mala bak denize düşmüş demişlerdir
ebrunun eve gittik
ben duşa girdim
kıyafet yoktu başka
ebru kıyafetleri çamaşır makinasına attı ayakkabıları da balkona
giyecek bişey olmadığı için havluyla kaldım
sonra da yattım
kalktığımda ebru yoktu
bir saat kadar bekledim hani markete gitmiştir diye ama gelmedi
-uyandım canım diye mesaj attım
-geliyorum birazdan dedi
kıyafetler tekrar giyilecek halde değildi kurumamıştı ve ütüsüzdü ve koltuğun üzerindeydi
ayakkabılarda henüz kurumamıştı zaten
ebru geldi
** tüm ıslananların yerine fazlası ile kıyafet almış muhtemelen de beden ölçülerime baktığı
için hepsi cuk oturdu
buraya kadar herşey iyi güzel sevgili edası ile ilgilendi benimle
ama hastalandım
4 gün hastanede serum yedim daha sonra da evde ilaç tedavisine devam ettim
ama bilin bakalım ebru ben hastane de iken kaç kez ziyaretime geldi
sıfır
ebru ile barıştıktan sonra sikime takmadığım panpam bile her öğlen ve akşam ziyaretlerinde
gelerek beni utandırdı
beni seven ama aşkına karşılık vermediğim kız bile iki kere geldi
hiç tanımadığım babamın ve annemin arkadaşları
benim biladerim ve beni tanıyan arkadaşları
mahalleden uzun yıllardır görmediğim komşular bile ziyaretime geldi ama
ben uğruna denize atladığım
yıllarımı verdiğim
sevdiğim kadın gelmedi(!)
üzüldüm ama sinirlenmedim
belki annemi görmek istememiştir utancından diye düşündüm
belki de insanlar neden denize atlattın kelebeği diye hesap sorarlar düşünmüştür o yüzden
gelmiyordur deyip kabullendim
sanki hasta olan oymuş gibi ben ona sordum mesajla
-nasılsın canım iyi misin diye
-ben iyiyim sen nasıl oldun dedi
ve ben ona mesaj atmadan hiç mesaj atmadı
ta ki
-ben geri dönüyorum kelebek deyinceye kadar
çalıştığı şehre döndü benim eve taburcu olacağım gün
üzülmedim ebrudur sevgilidir ne yapsa hoşgörülmelidir
aksi takdirde çekilmiş acılar tekrarlanacaktır diye sustum
onu mutlu etmek içinde iyileştim bişey kalmadı dedim
hastalık sonrası yine panpa ile takılmaya başladım
arasıra beni seven kızı da görüyordum ama hiç konuşmadık
sevgilisi var mı diye kimseye de sormadım
** kelebek pişman olmuş kıza dönmek istiyor düşünmesinler diye
ayrıca kız duyarda yine umutlanır diye
ebru bir kez daha geldi yılbaşından önce
iki gün kaldı sadece hafta sonu
yılbaşında gelemeyeceğini söyledi (!)
-peki arkadaşlarınla zaman geçirmek de senin hakkın diyerek hiç kızmadığımı belli ettim
-sen ne yapacaksın dedi
-bilmiyorum dedim
-arkadaşlarınla buluşursun işte neyi bilmiyorsun dedi(!)aklı sıra bana laf sokuyor
ben ona cevapların en kralını verip sikertir pişman ederdim onu dediğine ama sabrettim
-karar verdim ailemle geçirecem tombala oynarız herhalde dedim
-tabi kesin öyle yaparsın diye yine imada bulundu
sessiz kaldım
çünkü tek gerçek cevap zamanda idi
bu sıralar beni çok eskiden beri tanıdığım
cüzdanlarının çalınması ile parasız kaldıkları zaman
onlara cebimden borç verip kendi fotograf makinamı verdiğim
tatil dönüşünde onlara verdiğim paranın çok fazlası ile sadece emaneten aldıkları fotograf
makinamın
çok daha iyisini hediye olarak gönderen
her gelişlerindeelleri boş gelmeyen
isveçli bir ailenin bir ferdi beni facebookda buldu
onlarla da uzun şekilde yazışmaya ve başladık
yılbaşı geldi ben dediğim gibi annem babam amca ve halalarımın aileleri ile toplandığımız bir
evde geçirdim yılbaşını
saat 12 ye gelmeden defalarca aradım saat 12 olurken en azından telefonda mutlu yıllar
diyebilmek için
ama o cevapsız çağrıları saat 1 de farketti(!)
müzikten duymamıştır diye yine teselli ettim kendimi
aramak yerin mesaj attı mutlu yıllar diye
-sana da mutlu yıllar aşkım dedim
-ben yatıyorum dedi(!)
** -erken yatıyorsun tatlı rüyalar dedim
ne bana sen ne yapıyorsun dedi
ne de eğlenip eğlenmediğimi sordu
yıl oldu 2010
ilk bi kaç gün sonra face e ebrunun etiketlenmiş resimleri düştü
arkadaşları ile çekilmiş resimleri üzerinde yazan tarih
bana yatıyorum dediği saatten 2 saat ilerdeydi
makinenin saat ayarı bozuktur diye teselli ettim kendimi
resimlerdeki bu adamlar kim diye hiç sormadım
halbuki basbaya kıskanılacak samimiyet vardı resimlerde
eğlenmiş olm kelebek siktir et amk dedim sadece sabret de dedim kendime
hiçbirşey yokmuş gibi o resimlerden bahis bile açmadım
ebru resimlerdeki etiketlerini kaldırdı
kendini beğenmemiştir resimde ondan kaldırmıştır
diye teselli ettim kendimi yine
ebru yine bana yakınlaşmaya başladı
artık ne bok yiyeceğini kestirmek iyice zorlaşmaya başladı
bi seviyor bi sevmiyor ama ne yaparsa yapsın beni sikiyordu
yaz başında isveçli aile geldi
onları gidilebilecek en güzel yerlere götürdüm
ulan bunlar turist parasını yiyeyim mantığını kaldırıp bana verdikleri hediyeler ve diğerleri
için
kazanabildiğim hesap ödeme kavgalarında ben ödedim gittiğimiz yerlerde
onların resmen rehberi oldum
giderken de yine bana bıraktıkları zarfta bir miktar para vardı
ben bu para ile yine kendime bişey yapmayıp ebruya kolye aldım
çok beğendi
doğum günümü bu kez baş başa geçirdik
sadece ebru ve ben
çok güzel geçen gecede ebru evlenmeyi ister halde göründü bana
-çocuğumuz olursa ismini ne koyacaktık hatırlıyor musun dedi
-evet kız olursa .. erkek olursa .. dedim
gülümsedi
** -üçünçü olursa ne koyarız dedim
-o günler bir gelse hayırlısı ile de düşünmeye başlasak dedi
evlilik teklifimi bekliyor olduğu belliydi ama etmedim
çünkü kafam karışıktı
neden mi
neden?*
yaz geldi aynı performansla çalışmaya devam ettim iş yerinde
yazın tekrar geldi isveçliler ve beni ısrarla ülkelerine davet ettiler
beni seven kızın başkası ile çıktığını duydum kızın adına sevindim
ama çıktığı çocuğu görünce de üzüldüm
hani öyle pek çirkin değildi ama
insan değer verdiği kişilere daha iyilerini layık görüyor hep
beni bekar sanan kızlarla ağır şekilde dalga geçip
benden nefret etmelerini sağladım
büyümüş ama hala liseli sanmışlardır amk
bilmiyorlar ki neyin peşinde olduğumu
isveçlilerle yazışmaya devam ettim.
panpama da ihtiyacım olduğu için aramı çok iyi tuttum sırf onun gönlü olsun diye istediği
yere gittim
ebruya mimarlık için alanyada çalışması teklifini çok uygun bir dille söyledim
ama evleninceye kadar gelmem alanyaya dedi
neden diye sormadım bile tamam dedim
her gelişinde köle oldum ona resmen
başım ağrıyor dedi gereksiz telaş yapıp evde olduğunu bilmeme rağmen üşenmeden eczaneye
gidip ağrı kesici aldım
rakı içelim mi bugün dedi
** rakının yanında hepsini bir arada göremeyeceğiniz tüm mezeleri aldım
istanbula gittim iki kez ebruya haber vermedim
yılbaşı öncesine kadar ebru yine evlilikle ilgili bir kaç dokundurma yaptı
ama sacma sapan suratıma telefon kapatmalar
facebookda abuk sabuk erkeklerin ona yaptığı yorumlara sözlüsü yokmuş gibi davranması
benim durumum ilişkisi var olarak dursada onu sevgilim olarak etiketleyememem
onun da ısrarla ilişkisi yok olarak gözükmesi
devam etti
yılbaşı öncesi tüm hazırlıkları tamamladım evlilik teklifi için
panpama burdan çok teşekkür ediyorum yardımları için…
ebru bu sene de gelmiyeceğim dedi
-hayır bu sene geleceksin özel bir gece olacak bizim için dedim
galiba evlenme teklifi edeceğimi anladığı için başlarda olmaz dedi
ama ilk kez ısrar edince kabul etti
geldi
yılbaşı gecesi onu alanyanın en lüks restoranına götürdüm
yedik içtik çalan parça ile dans ettik
fazla sarhoş olmasın diye ben yavaş içtim o da bana eşlik etti
mekanda otururken
hesabı istedim
-erken değil mi daha dedi
-başka bir yere gideceğiz dedim
-nereye dedi
-sürpriz dedim
tuttum ellerinden
iskeledeki yerimize götürdüm
biraz oturduk
** -tekrar atlayayım mı dedim. zaman kazanmak için gereksiz konu açmak adına
-gerek yok inanıyorum sevdiğine dedi
bu sırada tekne denizdeki yerini aldı biz konuşurken
motoru durdurdular bu onların hazır olduğu anlamına geliyordu
teknedeki kişi panpam ve bir kaç arkadaşı idi
yılbaşında eğlenmek yerine bana yardım ettikleri için tekrar teşekkür ederim
benim hazır olduğumu banktan kalkıp ebrunun önünde diz çökmem ile anladılar
tekneden maçlarda ve diskolarda kullandıkları meşaleler yanmaya başladı
benim suratım ebruya dönük ebrunun ki ise denize yani tekneye dönüktü
bana bakıyordu
-gözlerini bende alıp tekneye bakarmısın bi kaç saniyeliğine dedim
meşalelerin aydınlattığı teknede panpalarımın açtığı pankartta
-benimle evlenir misin ebrum yazıyordu
dondu kaldı
bana bakamadı bir süre
-okuma yazma biliyordun dimi sen dedim. gülümseyerek
bana baktığında elimde bir tektaş vardı
gözlerinden süzülen bi kaç damla yaş neyin nesiydi bilinmez ama
ellerini kaldırdı
ayağa kalktı
sıkıca sarıldı öpmeden
-evet aşkım dedi
-yüzüme söyle dedim
bana baktı
-biraz düşünmem lazım dedi ağlamaklı gülümseme ile
-iyi öbür yılbaşına kadar beklerim dedim
-sonra ne yapacaksın bıkacak mısın benden dedi
-hayır unuttuğunu sanıp tekrar teklif edeceğim dedim.
-evet deli evet dedi
ilk tebrik tekneden geldi ben elimle okey işareti yapınca
öpüştük sarıldık
eve gitmek istedi
hayır dedim gel benimle deyip onu bir bara götürdüm
içkileri söyledim
benimki votka bull görünümlü suyla karışık elma suyu idi
onun ki ise bol alkollü votka bull
ne olur nasıl olur ailelerle ne zaman konuşuruz ne zaman evleniriz nişana gerek var mı
balayına nereye gideriz
nerede evleniriz
nerede otururuz evlenince hepsini konuştuk
sarhoş oldu zaten daha öncede içmişti
eve götürdüm
hadi yatalım dedim
mutlu ve sarhoş bir şekilde yattık


final


** o uyudu ben uyumadım
çünkü gidilmesi gereken bir yerim vardı
isveç
istanbula gittiğimde aile tarafından gönderilmiş davetiye ile iş yerinden ve diğer yerlerden
aldığım
belgelerle başvuruyu yapmıştım ve onaylanmıştı
tüm bunları bir tek ben ve panpam biliyorduk
panpayı aradım
valizi getirdi arabası ile
taksiye 70 euro bayılıp antalya havaalanından direk thy uçuşu ile stockholm
ordan ailenin benim için ayırttığı otobüs biletinin internet çıktısı ile isveçin umea şehri
yurtdışı kullanımına açtırmadığım telefonum
geride bıraktığım uzun uğraşlar sonucu evlenmeye ikna ettiğim
bir sevgili…
neden mi böyle yaptım
ebrunun bir gidip bir gelmelerinin evlenirsek de devam edip etmeyeceğini bilmediğim için
beni bazen sikine takmamasına anlam veremediğim için
onun çalıştığı şehre gitmemi istememesine anlam veremediğim için
hastayken yanımda olmayan birini eş olarak hayata sokmanın ne kadar doğru ne kadar yanlış
olduğuna karar veremediğim için
tüm bana yaşattıkları kafamdan bir türlü çıkaramadığım ama cevap vermek konusunda bir
türlü siklemediği neden sorusu için
belki beni anlarda
bana anlatmadığı nedenleri anlatır diye umduğum için
yarrağı hep ben yediğim için
o yarraksa onu siken bir kelebeğin de olabileceğini ona göstermek için
9 gün kadım isvecte hiç onu aramadım face hesabını da dondurdum
anneme söz verdiğim için hergün bir kere aradım
geri geleceğime inandırmaktan başka birşey konuşamadım telefonda
9 gün sonra umeadan stockholm. ordan istanbul ordan da antalyaya indim
telefonumu kapalı tuttum
direk annemin yanına gidip ben geldim deyip elini öptüm
hiç birşey yokmuş gibi çalışmaya başladım
4 hafta sonra dayanamayıp telefonu açtım
ebruya iletim raporu gelmiş olacak ki
-tebrik ederim mesajı geldi
sesimi çıkarmadım
mesaj da yazmadım onun yaptığı gibi
1 mayısda yani doğum günümde ebru artık çıkmıştır hayatımdan beni bu sinirle asla affetmez
hatta öldürür diyordum
ama gittiğim mekanda eğlenirken ebru da geldi
yanında bir erkek vardı el ele girdiler içeri
masaya doğum günü pastası geldi
ben dikkat etmemiştim ama
gelen mesajla farkettim
-10 tane mum(yıl) var hepsini bir nefeste söndüreceksin yılbaşında herşeyi bitirdiğin gibi dedi
-ben o pastayı seneler önce yayladan gelince üfledim. masraf edip fazladan mum koymuşsun
sağol dedim
-nerde benim kelebeğim sen kimsin neden böyle yaptın dedi
-gülümseme işaretinin devamına”kafam çok karışık dedim
mekanı terk etti
-bende seni çok seviyorum birmilyon bilmem kaç kere hemde ama sen bir tanesine bile
inanmamışsın. keşke bende denize atlasaydım da
hiç çıkmasaydım hatta dedi
-tavsiye etmem sevgilin hastalanınca ziyaretine gelmeyince acıtıyor dedim
-tamam kelebek doğum gününden daha çok intikamını kutluyorsun bu gece tadını çıkar dedi
-sağol sanada göstermelik sevgilinle sahte mutluluk oyununda mutluluklar dilerim dedim
-sahte olduğunu kim söyledi dedi
-10 senelik sen tecrübem dedim
**tamam doğum günü çocuğu dedi
ama bana orospu çocuğu demek ister gibiydi. mesajda bile anlaşılıyordu bunu demek istediği
-neyse kafam karışık şimdi sonra görüşürüz telefonu da ”neden”se kapatasım var yazdım ve
telefonu kapattım
bu sırada hikayeyi yazmaya başlamıştım
amacım hata mı yapmışım diye sormaktı size ama
sorum geçen zaman içerisinde değişti
ne yaptım ne ettim onu aklımdan çıkaramadım
belki intikamın intikamını almak istiyor bilmiyorum ama
o gördüğün erkek arkadaşım değildi. seni kızdırmak için getirdim diye mesaj attı
sen haklıydın o yüzden kızmadım sandığın kadar gibi yumuşamalar gösterdi
futbolu sevmemesine rağmen
halı saha maçlarımı izlemek için bende izin istedi
hala da görüşüyoruz arasıra
ne o bende uzaklaşabiliyor ne ben ondan
ve hala neden böyle olduğunu söylemedi
ama kesin bir şekilde asla birlikte olamayacağımız konusunda ikimizde anlaştık
o bir erkekle çıkmayı deneyeceğim diye mesaj gönderdi en son
ben ise gördüğüm tüm karılarla makara yapıyorum
biliyorum çünkü yapamayacağımı
aklım ebru ne yapıyor
o çocukla araları nasıl
öpüştüler mi yattılar mı evlenecekler mi gibi sorularla dolu ama
hiç sormuyorum
büyük konuşmak at gözlüğü takan geniş düşünemeyen insanların işidir.ben öyleyim böyleyim
demiyorum..öyle yapıcam böyle yapıcam da demiyorum..ebru kapıya gelse gel lan buraya
kelebek seni seviyorum dese ne bok yiyeceğimi bilemiyorum..olmasın diyorum.yeter
diyorum..gelmesin istiyorum..bıktım düşünmekten bende liseliler gibi pervasızca aşk yaşamak
istiyorum diyorum kendi kendime..artık bazı şeyler için çok geç.en azından şimdilik geç..boka
düştüm ve uzuncu bir süre bokun içinde kaldım.. önümde bir su(zaman) var yıkanmam için
ama kokusunu geçirir mi geçirmez mi onu ne kadar içime işlemişliği belirleyecek..ben
yaşıyorum size iyi sevmeler..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder